Adana Merkezli Fetö/pdy Operasyonu

Adana merkezli 5 ilde, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik operasyonda gözaltına alınan zanlılardan 1'i daha tutuklandı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca, FETÖ/PDY'ye yönelik soruşturma kapsamında 29 Eylül'de Adana, Gaziantep, Şanlıurfa, Kayseri ve Konya'da 41 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda 45 kişi gözaltına alınmıştı.
Aralarında doktor ve iş adamlarının da bulunduğu zanlılardan son 6'sının da emniyetteki işlemleri tamamlanarak bu kişiler adliyeye sevkedildi.
Zanlılardan Murat K. tutuklandı, Bekir K, Ali O, Fırat M, Tuğba Ö ve Emel K, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Böylece operasyon kapsamında gözaltında şüpheli kalmadı.
İl Emniyet Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şubesi ekipleri, 5 ilde belirlenen 41 adrese 29 Eylül'de eş zamanlı operasyon düzenlemiş, operasyonda, aralarında örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı öne sürülenlerin de bulunduğu farklı meslek gruplarından 45 kişi gözaltına alınmıştı. Daha önce adliyeye sevk edilen zanlılardan 8'i tutuklanmış, diğerleri serbest bırakılmıştı.

3 İş adamı Fetö'den tutuklandı...

Adana'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında çoğunluğunu iş adamlarının oluşturduğu 25'i tutuklu, 104 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında 'ByLock' kullanıcısı olduğu belirlenen 3 sanığın tutuklanmasına karar verildi.
Haklarında 'terör örgütüne üye olmak' ve 'terör örgütüne finans sağlamak' suçundan 25'er yıl hapis cezası ile cezalandırılmaları istemiyle dava açılan FETÖ/PDY lideri Fetullah Gülen'in de aralarında bulunduğu 14'ü firari, 25'i tutuklu 104 sanığın Adana 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yargılamalarına devam edildi. 7 gün süren ilk duruşmada sanıklar suçlamaları kabul etmezken, bazı sanıklar örgüt ile ilgili bildiklerini anlattı. Sanık işadamlarından bazıları, FETÖ'nün Adana'daki etkin adamlarının isimlerini verdi. Etkin pişmanlıktan yaralanan 11 sanığın tahliyesine karar verildi.

Fetö Sanığı Eski Zabıt Katibine Hapis Cezası

Ayrıca Adana'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan yargılanan eski zabıt katibi 6 yıl 3 ay hapisle cezalandırıldı.
Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmaya sanık Zehra Yıldız ve avukatı katıldı.
Yıldız, savunmasında, manevi kişiliğinden dolayı örgüt mensuplarının zaafını kullandığını ileri sürdü.
Sohbetlere davet edildiğini anlatan Yıldız, şunları kaydetti:
"H.T. isimli kapalı bir bayan beni 'kandillerde dini günlerde sohbet ediyoruz bizimle birlikte gel' diyerek sohbete çağırdı. Ben de bir kandil gecesi evine gittim. Burada S.T, A.G.U, G.N, S.Y.A. vardı. 2014 yılında nişanlandım ve nişanlım beni uyardı. 'Bunlar mason, terör örgütünün başının Amerika'da olması senin aklına hiç soru işareti getirmiyor mu?' dedi. Yakınlarımın telkini ile bu yapıdan ayrıldım. 2014 yılının sonlarında yine Süheyla, Ayşegül isimli kişilerle yine toplandık oraya Nergiz isimli bir bayan geldi ve dini sohbetler verdi. Bu kişi beni etkiledi. Nergiz benim telefonuma ByLock uygulamasını yükledi. Sonrasında bu programı gereksiz gördüm ve sildim. Darbe sonrası savcılığa gidip etkin pişmanlıkta bulunmak istediğimi bizzat kendim söyledim. Devletimden saklayacak bir bilgim yoktur. Etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanmak istiyor, beraatimi talep ediyorum."
Mahkeme heyeti, sanık Yıldız'a "silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi.

Uyuşturucu Sakladıkları Yerde Fetö Yayınları Ele Geçirildi
Adana'da, yine bir pasaja düzenlenen operasyonda esrar, uyuşturucu hap ile Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) ait yayınlar ele geçirildi.
İhbarı değerlendiren İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, merkez Seyhan ilçesi Tepebağ Mahallesi'ndeki bir adrese operasyon düzenledi.
Yapılan aramada çeşitli yerlere gizlenmiş 479 gram esrar, 41 fişek tabir edilen satışa hazır esrar, 74 uyuşturucu hap ile terör örgütü FETÖ/PDY'ye ait çok sayıda kitap ve dergiler ele geçirdi.
Ekipler, 4 şüpheliyi gözaltına aldı.
Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.

İTİRAFÇI OLDU

Davanın 3'üncü duruşmasında tutuklu sanık eski polis memuru Ahmet Dönmez, itirafçı olarak örgütle ilgili bildiklerini anlattı. Dönmez, 'ByLock' kullandığını belirterek, şunları söyledi:
"Bu cemaat bir Truva atıdır. Ben manevi yönden bir arayış içerisinde olan bir insandım. 2009-2010 yıllarında ben bu yapıyla tanıştım. 'ByLock'u bir kişinin tek başına yüklemesi için çok iyi İngilizce bilmesi gerekiyor. Telefonuma bu uygulama Cemal isimli bir kişi tarafından yüklendi. Daha sonra Halil kod adlı İbrahim beni ekledi. Karşılıklı eklemek için karşıdaki şahsın size mesaj atması, sizin de o mesajı kabul etmeniz gereklidir. Hiç kimse 'ByLock'u bilmeden yükledim' diyemez. ByLock üzerinden mesaj geldiği zaman açmak zorundasın çünkü telefonun üst köşesinde sürekli ışık yanıp yanıp söner. Mesajları açıp bakıyordum, risale ve dua gönderiliyordu. Ayrıca ByLock üzerinden moraller yüksek tutulsun diye FETÖ firarisi olarak Kanada'ya kaçan Prof. Dr. Osman Özsoy'un yazıları gönderildi. Cezaevinde itirafçı olmamamız yönünde FETÖ sanıklarından bazıları baskı yapıp küfür ediyor. Koğuşta sürekli 'Bugün yarın çıkacağız' diye rüyalar anlatılıyor. 25 kişilik koğuşta itirafçı olana çok ağır küfürler ediyorlar. Sürekli rüya anlatıyorlar. Ayrıca 'İtirafçı olanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) para kazanamayacak' diyorlar. Ben bir özel harekatçı olarak PKK terörü ile savaştım ve tüm bildiklerimi anlattım. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."

'ÇALIŞANLARIM İŞSİZ KALDI'

Yağmur mobilyanın sahibi tutuklu sanık Bayram Akkülah ise suçlamayı kabul etmeyerek, "Kızılcahamam'da örgütsel bir toplantıya katılmadım. Benim burada devre mülküm mevcuttur. Ailemle birlikte buraya giderim. Benim mağduriyetimden dolayı bin tane insan işsiz kaldı. Düzce'deki fabrikamda 400 insan çalışıyor ve ben terör örgütü üyeliğinden yargılanıyorum. Adana'da 8-10 tane yurt var ve en öne çıkan babamın ismi taşıyan Faruk Akkülah yurdu. Ne yapmış bu Faruk Akkülah? Ben vatan millet sevgisiyle büyümüş bir insanım. Şu an yurt dışında ne kadar alacağım var onu bile bilmiyorum çünkü emniyet bilgisayarlarımıza el koydu. Ben tahliyemi ve beraatimi istiyorum" diye savunma yaptı.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Kamil Üzüm, Mehmet Şaşmaz, Mustafa Boğar, Mustafa Erhan Çetinus, Selim Aslan ve Bayram Ali Sivaslıoğlu'nun yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri ile tahliye ederken Tahir Acaroğlu, Birol Tekin Ünaldı ve Halim Tosunlu'nun ise tutuklanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Tutuklu Eski Polis Memurundan Fetö İtirafları

Adana'da, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında, haklarında "FETÖ/PDY'ye üye olmak" ve "terör örgütüne finans sağlamak" suçlarından 7,5 yıldan 25 yıla kadar hapis istemiyle dava açılan, aralarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in de bulunduğu 25'i tutuklu 104 sanığın yargılanmasına devam edildi.
Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince duruşma salonunun yetersizliği nedeniyle Adana Bölge Adliye Mahkemesindeki 375 kişi kapasiteli 420 metrekarelik salonda görülmeye başlanan davanın duruşmasında tutuklu ve tutuksuz sanıklardan bazıları ile avukatları hazır bulundu. Farklı cezaevlerinde bulunan bazı tutuklu sanıklar ise celseye Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla katıldı.
Hatay T Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumundan SEGBİS ile savunması alınan tutuklu sanık eski polis memuru Ahmet Dönmez, FETÖ/PDY'nin insanları sürekli rüyalarla aldattığını ve böyle bir terör örgütü ile anılmaktan utanç duyduğunu söyledi.
Bu yapıya dair tüm bildiklerini anlatmak istediğini belirten Dönmez, şöyle devam etti:
"Gayesi dünyaya İslam düzeni getirmek olan bir cemaate Avrupa neden kucak açmaktadır? Bu cemaat görünümlü yapı 21'inci yüzyılda İslam'ın bağrına saplanmış hançerdir. Bu cemaat bir truva atıdır. Ben manevi yönden bir arayış içerisinde olan bir insandım. 2014 yılında emniyet teşkilatından polis memuru olarak emekli oldum. Benim utancım bunlar arasına girmektir. 2014 yılında şubeden toplu çıkışlar oldu. Bu yapı içerisinden Halil Hoca adıyla bildiğim şahıs bana 'Bu durumu mahkemeye taşı' dedi. Bu teklifi ben kabul etmedim.
2009-2010 yıllarında ben bu yapıyla tanıştım. C.S. isimli şahıs Kimse Yok mu Derneğinin ikinci başkanıdır. Bu adam beni tanırdı ve ara ara ben bu şahısla görüşürdüm. Bu şahıs benim ismimi birisine vermişti. Sonrasında Ramiz isminde birisi geldi, bana 'Görüşebilir miyiz?' dedi. Bu şahıs bana 'Fetullah Gülen'in hizmet hareketindenim' dedi. Ramiz isimli şahısla dışarıda buluşup güncel konuları görüşüyorduk. Ramiz, 'Tayinim çıktı' diyerek beni Mehmet Hoca diye birisiyle tanıştırdı. Daha sonra Halil isimli ama gerçek adı İbrahim olan şahısla görüşmeye başladık. Ben araştırmalarım sonucu bu şahsın adının İbrahim olduğunu öğrendim. Mehmet ve Halil Hoca bana şubeye dönmem gerektiğini ve bu konuda mahkemeye başvurmamı söylediler. Ben bu teklifi kabul etmedim. Daha sonra Sivas'a tayinim çıktı, burada bir gün çalıştım ve emekli olmak için dilekçemi verdim. Mehmet Hoca bunu duyunca, 'Sen emeklilik dilekçeni vermişsin, okçular tepesini terk ediyorsun' dedi. Ben de onlara 'Bu oku kime atacağım' dedim. Bize Ramiz Hoca tarafından Fetullah Gülen'in ifadesi olarak şu söylenirdi: Yeryüzünde hizmeti anlatacak bir kişi bulamazsanız ve siz anlatacak olsanız dahi azami tedbiri elden bırakmayacaksınız ve dikkat göstereceksiniz."

"ByLock'u tek başına yüklemek isteyenin çok iyi İngilizce bilmesi gerekir"

Dönmez, FETÖ/PDY'nin kripto haberleşme programı ByLock'u bir kişi tek başına yüklemek istese onun çok iyi İngilizce bilmesi gerektiğini belirtti.
Telefonuna bu uygulamanın Cemal isimli bir kişi tarafından yüklendiğini dile getiren Dönmez, "Daha sonra Halil kod adlı İbrahim beni ekledi. Karşılıklı eklemek için karşıdaki şahsın size mesaj atması, sizin de o mesajı kabul etmeniz gereklidir. Hiç kimse 'ByLock'u bilmeden yükledim' diyemez." dedi.

Sanık Ahmet Dönmez, ByLock programını kullandığını kabul etti

Cemal adlı kişinin çoğu zaman iki ya da üç telefon kullandığı bilgisini veren Dönmez, "ByLock üzerinden mesaj geldiği zaman açmak zorundasın çünkü telefonun üst köşesinde sürekli ışık yanıp yanıp söner. Mesajları açıp bakıyordum, risale ve dua gönderiliyordu. Ayrıca ByLock üzerinden moraller yüksek tutulsun diye FETÖ firarisi olarak Kanada'ya kaçan Prof. Dr. Osman Özsoy'un yazıları gönderildi." diye konuştu.
Dönmez, cezaevi koğuşlarında, itirafçı olmamaları yönünde FETÖ sanıklarından bazılarının diğerlerine baskı yaptığını ve küfürler ettiğini bildirdi.
Koğuşta sürekli "Bugün yarın çıkacağız." diye rüyalar anlatıldığını aktaran Dönmez, "25 kişilik koğuşta itirafçı olana çok ağır küfürler ediyorlar. Sürekli rüya anlatıyorlar. Ayrıca 'İtirafçı olanlar Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinden (AİHM) para kazanamayacak' diyorlar. Ben bir özel harekatçı olarak PKK terörü ile savaştım ve tüm bildiklerimi anlattım. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." ifadelerini kullandı.

"Sohbet toplantılarına katıldım"

Tutuklu sanık Bayram Ali Sivaslıoğlu ise sohbet toplantılarına katıldığını belirterek, bunu yaparken vatana ihanet düşüncesiyle hareket etmediğini öne sürdü.
Örgütsel bir faaliyetinin olmadığını iddia eden Sivaslıoğlu, "Yurt dışına hiçbir zaman FETÖ/PDY terör örgütü için gitmedim. Bu örgüt beni kandırdı. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." savunmasını yaptı.
Tutuklu sanık Yağmur Akkülah da mağduriyet yaşadığını ve işletmelerinde çalışan insanların işsiz kaldığını anlattı.
Hakkındaki suçlamaları reddeden Akkülah, şunları kaydetti:
"Kızılcahamam'da örgütsel bir toplantıya katılmadım. Benim burada devre mülküm mevcuttur. Ailemle birlikte buraya giderim. Benim mağduriyetimden dolayı bin tane insan işsiz kaldı. Düzce'deki fabrikamda 400 insan çalışıyor ve ben terör örgütü üyeliğinden yargılanıyorum. Adana'da 8-10 tane yurt var ve en öne çıkan Faruk Akkülah yurdu. Ne yapmış bu Faruk Akkülah? Ben vatan millet sevgisiyle büyümüş bir insanım. Şu an yurt dışında ne kadar alacağım var onu bile bilmiyorum çünkü emniyet bilgisayarlarımıza el koydu. Ben tahliyemi ve beraatimi istiyorum."
Savunmasını yapan bir diğer tutuklu sanık Mustafa Erhan Çetinus, 15 aydır tutuklu olduğu bilgisini vererek, hakkında beyanı olan gizli tanık ifadelerinin gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
Terör örgütü elebaşı Fetullah Gülen'in talimatı ve çağrısı üzerine Bank Asya'ya para yatırmadığını ve belediyede bulunduğu dönemde kimseye menfaat sağlamadığını ileri süren Çetinus, tahliyesini istedi.
Duruşmada savunması alınan diğer sanıklar da tahliye ve beraatlerini talep etti.
Daha sonra cumhuriyet savcısı, tutuklu sanıkların bu durumlarının devamı, ayrıca tutuksuz olanlardan 10'unun tutuklanması talebinde bulundu.
Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Kamil Üzüm, Mehmet Şaşmaz, Mustafa Boğar, Mustafa Erhan Çetinus, Selim Aslan ve Bayram Ali Sivaslıoğlu'nun yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol tedbiri ile tahliyesine, tutuksuz sanıklar Tahir Acaroğlu, Birol Tekin Ünaldı ve Halim Tosunlu'nun ise tutuklanmasına karar vererek duruşmayı erteledi.

Fetö Sanığı Kadına 15 Yıl Hapis İstemi

Öte yandan yine Adana'da Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında örgütün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı iddia edilen anestezi teknikeri kadına,15 yıl hapis cezası istemiyle dava açıldı.
Adana Cumhuriyet Başsavcılığınca FETÖ/PDY silahlı terör örgütüyle bağlantısı olduğu iddiasıyla gözaltına alınıp adli kontrol şartıyla serbest bırakılan anestezi teknikeri İ.E. ve güvenlik görevlisi eşi S.E. hakkındaki soruşturma tamamlandı.
Cumhuriyet savcısı, FETÖ/PDY örgütünün şifreli haberleşme programı ByLock'u kullandığı belirlenen İ.E. ile ilgili "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçundan iddianame hazırladı, eşi S.E. hakkında ise takipsizlik kararı verildi.
Adana 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede, özel bir hastanede çalışan anestezi teknikeri İ.E'nin 15 yıl hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.

5 Kişi Tahliye Edildi

Adana'nın Kozan ilçesinde ise, Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması (FETÖ/PDY) soruşturması kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden 4'ü tutuklandı, 5'i adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 5 Ekim'de gözaltına alınan, örgütün kapatılan okul ve öğrenci yurtlarında görev yapanların da aralarında bulunduğu 9 zanlının emniyetteki işlemleri tamamlandı.
Adliyeye sevk edilen şüphelilerden örgütün " Kozan ablası" olduğu öne sürülen Ayşe D. ile Kürşad A, Veysel Ö. ve Ali K. tutuklandı. Diğer zanlılar adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında 12 kişi hakkında gözaltı kararı çıkarılmış, 9 şüpheli yakalanmış, adreslerinde bulunamayan 3 zanlıyı arama çalışması başlatılmıştı.