Adana'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik soruşturma kapsamında haklarında 'Silahlı terör örgütüne üye olma' suçundan 7,5 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açılan 5'i tutuklu 23 eski zabıt katibi sanığın yargılanmasına devam edildi.

Adana 11. Ağır Ceza Mahkemesince görülen duruşmada, bazı tutuksuz sanıklar ve avukatlar hazır bulunurken tutuklu sanıklardan Mikail Karaüce, Ersin Kavlak, Furkan Doğanay ve Hayrullah İvgin ise bulundukları cezaevlerinden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) üzerinden mahkemeye katıldı. Mahkeme heyeti tarafından savunması istenen tutuklu sanık Hayrullah İvgin, eagle programı hakkında detaylı bilgiye sahip olmadığını ve bilerek bu uygulamayı yüklemediğini söyledi.

İvgin, ByLock programını ise yüklemediğini ve kullanmadığını iddia ederek, "Eagle programını çok iyi bilmiyorum. Benim babam Suudi Arabistan'da olması hasebiyle birçok program yüklemiştik. Bu programlardan biri olabilir diye düşünüyorum. 1 yıldır tutukluyum ve sağlık sorunları yaşıyorum. Tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum." dedi. Sanık Furkan Doğanay ise FETÖ terör örgütünün sohbet toplantılarına katıldığını ve bu toplantılarda örgüt elebaşı Fetullah Gülen'in videolarının izletildiğini, kitaplarının okutulduğunu kaydetti. ByLock programının cep telefonuna yüklendiğini aktaran Doğanay, şunları söyledi:

"2008 yılında komisyonda göreve başladım. O dönemde havuz tayinleri yoktu tayinler personel takdirindeydi. Çocuk mahkemesinde çalışan M.E.Ç, sürekli tayin olmak için başvuruda bulunuyordu. Kendisiyle komisyonda tanıştık. Daha sonra bu şahıs Cuma namazlarında ben ve Mehmet Nuri Yoldaş'a 'devletin sizin gibi insanlara ihtiyacı var' dedi. Sonrasında kendisinin sohbet imamı olduğunu söyledi ve evine davet etti. Biz bu sohbet toplantılarına katıldık. Sohbet toplantılarında Kur'an-ı Kerim ve Fetullah Gülen'in kitapları okunuyor, sonrasında Gülen'in videoları izletiliyordu. Belli bir süre sonra M.E.Ç, Ereğli Adliyesine tayin oldu ve sohbetler yapılmamaya başladı. 2013 yılında Murat adında bir öğretmen aradı. Bu kişi Karataş ya da Karaisalı'da öğretmenlik yapıyordu. Sonra bu kişi sohbetler yapmaya başladı. 2014 yılında ben askere gittim. O süreçte arayan soran omadı."

Doğanay, şunları kaydetti:

"Sonra birisi beni yine aradı ve M.E.Ç'den bahsetti ve daha önce bu kişinin sohbet toplantılarına katıldığımı, tekrar sohbet grupları oluşturacaklarını söyledi. Ben de düğünüm ve zamanım olmadığı için reddettim. 1-2 ay sonra Alper adında bir şahıs aradı ve görüşmek istediğini söyleyip, sohbet grubu oluşturacaklarını anlattı. Bende sohbetlere katılmayacağımı, bu yapının devletle sorunlu olduğunu ifade ettim. Alper de bana 'O zaman sana ByLock yükleyelim bu program üzerinden görüşelim' dedi. ByLock programının kurdu ve ID numarasını not aldı. Biz seninle bu program üzerinden irtibata geçeceğiz. Ayet ve hatim paylaşacağız dedi. Bir süre sonra programa kişiler eklenmeye başladı ve benim onayıma sunuluyordu. Ben de kişileri ekliyordum. Alper'in ByLock'taki ismi Talha olarak geçiyordu. Belli bir süre sonra ByLock listeme yeni yeni kişiler eklenmeye başladı. 2015 yılında bu yapının dini temelli bir yapı değil de paralel devlet yapılanması şeklinde olduğu söylemleri ortaya çıkınca ben ByLock'taki kişilerin hepsine tek tek mesaj attım ve bir daha görüşmek istemediğimi belirttim. Ben her zaman devletimin yanındayım. Etkin Pişmanlık Yasası'ndan faydalanma ihtimalim bulunduğundan tahliyemi ve beraatimi talep ediyorum."

"AK Parti'ye oy vermeyeceksiniz"

Mahkemede savunmasını veren tutuklu sanık Mehmet Nuri Yoldaş da, FETÖ terör örgütüne 2009 yılında M.E.Ç'nin daveti üzerine katıldığını ve Alper isimli şahıs tarafından 'dini paylaşımlar göndermek' amaçlı telefonuna ByLock programının yüklendiğini ifade etti. 2015 Haziran seçimlerinde ByLock üzerinden "AK Parti'ye oy vermeyeceksiniz" şeklinde mesajların gelmeye başladığını dile getiren Yoldaş, bildiği herşeyi anlattığını belirterek tahliyesini ve beraatini talep etti.

"Cemaat içinden evlenmemi istediler"

Sanık Ahmet Gül de sohbet toplantılarına katıldığını ve bu toplantılarda Fetullah Gülen'in kitaplarının okunduğunu vurguladı. O süreçte eşiyle nişanlandığını ve nişan süreci sonrası bu yapı üyeleriyle tartıştığını aktaran Gül, konuşmasına şöyle devam etti: "Bu yapı üyeleri benim cemaat içinden evlenmemi istedi. Ben de bunlarla tartıştım ve bakış açım değişmeye başladı. Google Play üzerinden ByLock programını yükledim. Ben ByLock'u 6-7 ay kullandım. Bu program üzerinden dini paylaşımlar geliyordu. Eklediğim şahıslar adliyeden arkadaşlarımdı. Seçime yakın dönemlerde bizi yönlendirmeye çalıştılar. Ben de bunu kabul etmedim. Sohbetlerde Nejdet isimli bir kişiden abi diye bahsediliyordu. Bu kişi adliye sorumlusu olabilir. Ben bu yapıya suç işleme kastı ile girmedim. Etkin pişmanlıktan yararlanmak istiyorum. Çok pişmanım beraatimi talep ediyorum."

Daha sonra savunmaları alınan diğer tutuklu va tutuksuz sanıklar da üzerlerine atılı suçlamaları kabu etmeyerek tahliye ve beraatlerini talep etti. İddia makamı, tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamı yönünde mütaalasını verdi. Mahkeme heyeti, sanıklar Ayşegül Göçer Usta, Ferhat Akkuş, Gülten Nene, Melek Seçer, Süheyla Teker, Nilhan Nazik, İbrahim Gülbahar ve Abdullah Çelik'in "üzerlerine atılı suçun niteliği, mevcut delil durumu, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması ve adli kontrol hükümlerinin yeterli olmayacağı anlaşıldığından" tutuklanmalarına hükmetti. Mahkeme, sanıklar Burak Altıntaş, İlyas Tülek, Abdulmuttalip Horkar, Ahmet Usta, Oğuzhan Türkkal ve Halil İbrahim Kazan hakkında tutuklanmak üzere yakalama emri çıkarılmasına, diğer tutuklu sanıkların mevcut hallerinin devamına karar vererek duruşmayı erteledi.