ADANA BARO BAŞKANI AV. VELİ KÜÇÜK, “AVUKATLIK YASA TASARISI BAĞIMSIZ AVUKATLIĞIN SONU MU?” KONULU VİDEO KONFERANSTA GÖRÜŞLERİNİ PAYLAŞTI.

BARO Başkanı Av. Veli Küçük ve İzmir Barosu Başkanı Av. Özkan Yücel, Hukukçu Dayanışması tarafından video konferans ile yapılan ve canlı yayınlanan “Avukatlık Yasa Tasarısı Bağımsız Avukatlığın Sonu mu?” başlıklı söyleşinin konuğu oldular. Hukukçu Dayanışması YouTube kanalı ve Facebook hukukçu dayanışması sayfasından canlı izlenen program Av. Sadık Onur Gelbal’ın moderatörlüğünde yapıldı.

Av. Veli Küçük, savunma mesleğinin, demokrasinin ve hukuk devletinin güvencesi, yargının kurucu unsuru olan avukatların, Türkiye Barolar Birliğinin ile Baroların bölünmek istendiğini belirterek, “Sadece barolar da değil. “Savaş bir halk sağlığı sorunudur” diyen Türk Tabipler Birliği ve farklı ses, düşünce ortaya koyan, muhalif kimlikleri olan meslek kuruluşlarının da “delege sayısı”, “nisbi temsil” gibi özellikle büyük şehirlerde “alternatif baroların” kurulabilmesini sağlayacak mevzuat değişikliği için seçenekler siyasi iktidar tarafından ortaya atıldı.

“BAROLARIN YAPISI VE SEÇİM SİSTEMİ DEMOKRATİKTİR”

O zaman farazi söylüyorum; yapılacak genel seçimlerde İstanbul ile Bartın’ın milletvekili sayısını eşit sayıda çıkarmasını sağlayacak düzenleme de olsun Ya da mecliste milletvekili bulunan tüm partiler aldığı oy oranında hükümette yer alsın denilebilir mi? Böyle olursa daha demokratik düzen oluşmaz, tam tersi işlemez bir sisteme, kaos ve kargaşaya sebebiyet verilir.

Böylesine önemli bir konunun baroların içerisinde bulunmadığı bir süreçte ve düşünceleri alınmadan yapılmasını ve tartışmasını çok yanlış, tehlikeli ve sakıncalıdır. Bu gündem siyasi iktidarın ve Cumhurbaşkanının dayatması niteliğindedir. Kamuoyunda da öyle algılanmaktadır.

Biz 24 Şubat 2018’de Ankara’da onbinlerce meslektaşımızın katılımıyla TBB ve TTB’nin isimlerindeki Türkiye ve Türk kelimelerinin çıkarılması dayatmasında nasıl karşı duruş ve kenetlenme ortaya koymuşsak, bugün de mesleki birlik ve dayanışmamızın yok olmasına, kazanılmış tüm sosyal ve hukuksal haklarımızın elimizden alınmasına neden olacak yeni dayatmalara o bugün de karşı duruyoruz, bugün de 24 Şubat’ta durduğumuz yerdeyiz. Bugün de aynı tavrı sergileme zorunluluğumuz vardır.
Bu yasada teslimiyetçi, yandaş anlayışı ortaya koyacak değişime asla izin vermeyeceğiz.

TBB ve 80 Baronun katıldığı ortak açıklamayla da bu tavrımızı ortaya koyduk. Böyle bir düzenleme yapılacaksa barolar muhatap alınmalıdır dedik. Türkiye Barolar Birliğinin barolarla birlikte büyük bir çalışma yaparak hazırlamış olduğu ve Meclis’te bekleyen Avukatlık Yasa Tasarısı var iken Cumhurbaşkanı tarafından ortaya atılan bana göre şu anda gereksiz bir suni bir gündem olan ve her şeyden önemlisi İnsan sağlığını ciddi bir şekilde tehdit eden Covid-19 salgınıyla boğuştuğumuz şu günlerde bu tartışmaların temcit pilavı gibi ısıtılıp ısıtılıp önümüze konulmasını doğru bulmuyorum.” dedi

‘ÖLÜM ORUCU’NDAKİ MESLEKTAŞLARININ SESİ OLDU

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Çağdaş Hukukçular Derneği mensubu 20 avukatın yargılandığı davadaki uygulamalar, adil yargılanma ve savunma hakkının kısıtlanması, müvekkilleri ve siyasi mahkûmlar üzerindeki baskılar gerekçesiyle “ölüm orucu” başlatan meslektaşlarımız Av. Ebru Timtik’in 140 gündür, Av.Aytaç Ünsal’ın da 109 gündür eylemlerine devam ettiklerini hatırlatarak yetkililerden konuya hassasiyet göstermeleri, bu sesi ve çığlığı duymaları, adil yargılanma hakkının yaşama geçirilmesi çağrısını yineledi.

Yaklaşık 2 buçuk yıldır tutuklu bulunan meslektaşlarının bir süredir adil yargılanma ve adalet talebiyle bu çareye başvurduklarını belirten Av. Veli Küçük,”Meslektaşlarımızın başlattığı ve vahim sonuçlar doğurabilecek eylemlerine karşı duyarsız kalınmamalı. Bu sese kulak verilmelidir.
Adil bir yargılama ölümler olmadan da sağlanabilir, tarafsız ve adil bir muhakeme herkes için bir haktır. Tutuklu meslektaşlarımız için bir an önce adil yargılanma koşulları sağlanmalıdır. Cumhurbaşkanını, Adalet Bakanını ve tüm yetkilileri, kamuoyunu duyarlı olmaya çağırıyorum. Bu aslında onların değil bu ülkede yaşayan herkesin sorunudur. Helin Bölek ve İbrahim Gökçek’te olduğu gibi yeni canlar kaybetmeyelim. Gelin ölümün karşıdında yaşamı kutsayalım. “

Baro Başkanı Av. Veli Küçük,  son 18 yılda hak ve özgürlüklerin kısıtlandığı, gazetecilerin, baro başkanlarının, muhalif ve aydın kesimlerinin yargılandığı, tutuklandığı, basın özgürlüğü , ifade ve düşünce hakkının gasp edildiği ayrıca sosyal medya üzerindeki paylaşımları ve siyasi iktidar gibi düşünmeyenler hakkında “gestepo” mantığıyla yapılan takiplerin doğru olmadığını kaydetti.

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, “Neyse ki cesur ve geleceğe umutla bakan gençlerimiz var. Ülkemizin aydınlık yarınlarına onlar güç verecekler. Barolar ve hukukçular toplumun neresinde ezilen var, mazlum var, haksızlığa uğrayan ve adalete ihtiyacı olan yurttaşlarımız var ise hep yanında oldu, olmaya da devam edecektir. Genç meslektaşlarıma her zaman söylediğim ; hukukçu olmak sadece dosya kapakları arasında, adliye koridorlarında yapılabilecek bir meslek değildir. Bizler toplumun aydın, dinamik, düşünen ve gözlemleyen meslek grubunu temsil ediyoruz. Avukatlar yaşadıkları dönemin ve tarihin de tanıklarıdır.

Aydınlık ve güneşli güzel günlere olan umudumuzu hiçbir zaman kaybetmeden bu mücadele içersinde olacağız. Hepimizin her zamankinden daha fazla dayanışmaya ve kenetlenmeye ihtiyacı var. “ ifadelerini kullandı.