Adana Kasaplar Odası Başkanı Murat Saruhan Yağmur, Gıda Satıcıları Derneği Başkanı Müslüm Gündoğdu, Kardeşler Bolkepçe sahibi Mustafa Dağoğlu ve Fırat Cafe sahibi Cihan Katırcı adına kardeşi Özcan Katırcı, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti Sosyal Tesisleri’nde basın açıklaması düzenledi.
Tarım ve Orman Bakanlığı, internet sitesinden taklit ve hileli olduğu tespit edilen toplam 618 firmaya ait 1211 parti ürünü satan firmaları ifşa etti. Sahtecilik yapılan ürünün, 130'u İstanbul'da, 123'ü İzmir'de ve 101'i Adana'da bulundu.
Listede yer alan bir çok firmanın haksız yere mağdur edildiğini, listenin alelacele düzenlenerek, bir çok firma hakkında yanlış ithamlarda bulunulduğuna dikkat çeken katılımcılar, Tarım Bakanlığı’na tepki gösterdi.

Resim önizlemesi

“ADANA’YI LEKELEMEYE HAKKINIZ YOK”

Tarım Bakanlığı tarafından 12 Ekim 2019 Cumartesi günü internet sitesinden yayınlanan listeye tepki gösteren Kasaplar Odası Başkanı Saruhan Yağmur, “Adana’yı lekelemeye kimsenin hakkı yoktur. Oda olarak denetimlerimiz sık sık devam etmektedir. 2016 yılında çıkan haberler yayılıyor, bu güne denk getiriliyor.. Dün olduğu gibi bugünde esnaflarımızın yanındayım. Türkiye’de 2 bıçak kullanıyor. Biri tavuk, diğeri et bıçağı. Tavuk bıçağını ete değdirirseniz ona kanatlı hayvan geçer. Etin bıçağını tavuğa değdirirseniz ise onda et olarak geçer. Bundan dolayı bir firmada kanatlı hayvan bulunmuş diyor. Tavuk bıçağını adam unutuyor koyun ve dana etinde kullanıyor bu sebepten denetimde kanatlı hayvan bulunmuş gözüküyor. Buna da kimse engel olamıyor. Et ve tavuklar denetimimiz altında. Adana Valisi Mahmut Demirtaş bize talimat verdi onun doğrultusunda denetimlerimiz sürekli devam ediyor. 2016 yılında yapılmış denetimlerin Adana Lezzet Festivali’nden sonra açıklanması düşündürücüdür.” dedi.

“KLAVYE KAHRAMANLIĞI YAPMAYIN”

Sosyal medyada yayılan haber ve yorumlara tepki gösteren Gıda Satıcıları Derneği Başkanı Müslüm Gündoğdu “Klavye kahramanlığı ile kimse bir yere gelemez” dedi.
Gündoğdu, “Ekonomimizin daraldığı, bir çok firmanın zorlukla ayakta kaldığı günümüzde, küçük esnafı yıpratmamak gerekiyor. Bugün her esnafımızın yanında 50-60 personel çalışıyor. Bu insanlar evlerine ekmek götürüyor. Bilgi sahibi olmadan fikir üretmeye çalışan, her söylenene inanan, herkese kara çalmaya çalışan bir çok insanın yaptığı algılar haliyle tüketicileri olumsuz etkiliyor. Yalan yanlış, bilgi kirliliği de eklenince tüketiciler söylenenlere inanıyor, yemekten tiksiniyor. Klavye kahramanlığı ile kimse bir yerlere gelemez. İşini hakkıyla yapmayıp kendini sosyal medyada parlatan kebapçılar var. Haksız rekabet en başta o sektörde faaliyet gösteren tüm kurumları olumsuz etkiler. Oda olarak denetimlerimizi aralıksız olarak sürdürüyoruz” ifadelerini kullandı.

“LİSTEDEKİ BOLKEPÇE BİZ DEĞİLİZ”

Çukurova Gazeteciler Cemiyeti’nde yapılan toplantıya katılan Kardeşler Bolkepçe Et Lokantası’nın sahibi Mustafa Dağoğlu da, listede dana ve kuzu kıyma harcı içerisinde kanatlı eti tespit edilen Bolkepçe Kebap’ın kendilerine ait olmadığını belirterek, “Biz Kardeşler Bolkepçe’yiz. Bolkepçe adı geçince Adana’da direk bizi biliyorlar. Biz o ismimizi kullanan şahsı mahkemeye verdik ve tazminat davası da açtık. Bizim şu anda 3 şubemiz var. Listede adı geçen adamla hiçbir bağlantımız yok” diye konuştu.

“ZAMANLAMA MANİDAR”

Fırat Cafe sahibi Cihan Katırcı adına konuşan kardeşi Özcan Katırcı da yaptığı konuşmada, “Adana olarak son yıllarda festivalylerle, güzelliklerle anılıyoruz. Ama her nedense düzenlenen her Lezzet Festivali’nin ardından böylesi ithamlar yapılıyor. Bana göre zamanlama manidar” diye konuştu.
Özcan Katırcı, “Marka olarak kurumsallaşmış bulunmaktayız. Bulunduğumuz yere kolay gelmedik. Tüketiciler ürünlerimizden memnun kaldığı için uzun yılları geride bıraktık. Kurumsal kimliğimize yönelik bu ithamı kabul etmiyoruz. Nedense Adana; her Lezzet Festivali’nden sonra böyle ithamlarla suçlanıyor. Bıçaktan bıçağa geçebiliyor. Tavuk döneri kesen adam bıçağı silmeyip et döneri kesiyor öyle geçiyor. Tezgâhını silmiyor bıçak orada kalıyor oradan geçmiş oluyor. Elbette böyle olması istenmez. Ancak bunu fırsat bilip firmaları karalamak en başta ülke ekonomisine zarar vermektir” dedi.