Her ülkeden, her milletten, her kesimden insanın vücuduna sızan, güçlü ve zayıf her bünyede aynı etkiyi gösterebilen korana, bir tek futbolcularda ezber bozuyor!Yeniçağ - İstanbulKorona virüs kabusu en çok etkilenenlerin başında spor camiası geliyor. Başlangıç tarihi tartışma konusu olan Süper Lig’de Fenerbahçe, Beşiktaş ve Ankaragücü kulüplerinde korona virüse rastlanmıştı. Bu kulüplerden sonra bir takımda daha korona virüs şoku yaşandı. TFF 1. Lig ekibi Erzurumspor’da 4 futbolcuda, 1 teknik heyet görevlisi, 1 a takım çalışanı ve 5 kulüp çalışanında korona virüs çıktığı açıklandı.Ancak daha sonra, testi pozitif çıkan futbolcular ile ilgili "Hayırdır inşallah. Galiba virüsün ilacını bulduk" dedirtecek cinsten gelişmeler yaşandı.Öyle ki, virüsün kuluçka süresinin 14 gün olmasına rağmen 5 günde hem Beşiktaş'ta hem de Erzurumspor'da, hem de Fenerbahçe'de testi pozitif çıkan isimlerin durumunun negatife döndüğü açıklandı.

BAK SEN ŞU İŞE

Yanlış anlaşılmasın! Virüse yakalanan futbolcuların şifaya kavuşmasına değil itirazımız. Sadece aklımızla alay edilmesin istiyoruz... Usta ayakların fizik kurallarını alt üst eden jeneriklik golleri gibi, bizim futbolcuların bünyeleri de koronanın şartlarını alt üst edecek, virüsü beş günde def edebilecek seviyedeyse, diyecek sözümüz yok!  Yok eğer böyle değilse, virüsün ilacı, tedavisi bulundu ama şimdilik saklanıyor olsa gerek. Öyle ya, yıllardır kim oldukları bir türlü ortaya konulamayan şu meşhur "dış mihraklar" bu ilacı işbirlikçi "dış mihrak muhipleri" sayesinde elimizden alabilirler, formülünü öğrenebilirler!Ortaya çıkan tablo gösteriyor ki; "yerli ve milli" korona ilacımız, beş günde iyileşmelerine bakılırsa, ilk defa virüslü futbolcularımızda denendi! Ya da kim bilir; daha önce vaka tespit edilenlerde de denendi, olumlu sonucu ise futbolcularda verdi...Yakın tarihimizin önemli, ama gizemli kişilerinden biri olan Mahir Kaynak, "bir olayı çözmek için o olayın sonuçlarının kime yaradığına bakılması" gerektiğini söylerdi. Ortada 5 günde iyileştiren korona ilacı varsa, kime yarıyor peki? Futbolculara mı yoksa Bilim Kurulu'nun herhangi bir kararı olmamasına ve yapılan bütün uyarıları rağmen ligleri kaldığı yerden Haziran'da başlatmakta ısrar eden Türkiye Futbol Federasyonu'na mı?