"BİR ÜLKEDE ADALET, DEVLETİN YURTTAŞINA VERDİĞİ DEĞERLE YAŞAMA GEÇER"

Adana Barosunda her hafta geleneksel hale gelen ruhsat töreninde bugün 8 genç hukukçu ruhsatlarını alarak avukatlık mesleğine adım attılar. Yönetim kurulu üyeleri, genç hukukçuların aileleri ile yakınları Adana Adliyesi Mahmut Esat Bozkurt Avukatlar Salonunu doldurdu.

 

Baro Başkan Yardımcısı Av. Sabahattin Gümüş’ün okuduğu meslek yeminini toplu halde eda ederek, ruhsat alan genç avukatlar Bekir Can Özkan, Nebahat Yağmur Köse, Murat Erol, Özgür Yakut, Zahide Yükselir, Müslüm Erdem Öner, Meryem Eren, Elif Ekinci duygularını ifade ederken ailelerine, büro avukatlarına, baro başkanı ve yönetime teşekkürler sundular.

Görüntünün olası içeriği: 4 kişi, ayakta duran insanlar

Genç hukukçular ; Adana Adliyesi Cumhuriyet Savcısı Sedat Bayrak, Av. Kerem Aydın, Av.Yeliz Aşşık, Av.Bülent Büyükdağ, Av. Yasemin Dora Şeker, Av. Aytaç Er, Av. Tolunay Toybukoğlu, Av. Nursel Yakar ve Av. Neşe Berçik cübbelerini giydirdiler. Baro Başkanı Av. Veli Küçük, genç meslektaşlarını, ailelerine, staj yaptıkları büro avukatlarına teşekkür ederek, kutladı. Baro Başkanı Av. Veli Küçük, genç meslektaşlarına meslekte 24 yılını tamamlayan üstatları olarak tavsiyelerde bulunurken, beklentilerini de ifade etti..

Baro Başkanı Av. Veli Küçük, gündeme ilişkin görüş ve düşüncelerini katılımcılarla paylaştı.
Güzel ülkemizde yaşanan güncel hukuki olaylara dair olumsuzlukların baro programını da etkilediğini belirtti.
Adana Barosunun kuruluşundan bugüne geçen 95 yıllık süreçte her daim sosyal ve toplumsal olaylara duyarlılığını ortaya koyduğunu vurguladı.
Baro Başkanı Av. Veli Küçük, hafta içerisinde İstanbul da iki dosyayı takip ettiklerini belirtti.
Gaziosmanpaşa Adliyesinde görülen davada İstanbul 3. Havalimanı inşaatında çalışan ve insani haklar arayan işçilerden 32’ si tutuklu toplam 62 işçinin yargılandığı davanın duruşmasına adalet kavramına, hukuka, emeğe sahip çıkan Antalya, Aydın, Ankara, İstanbul ve Bursa Baroları olarak katılıp takip ettiklerini kaydetti.
İlk duruşmada 32 tutukludan 31’inin serbest bırakılmadından ötürü oldukça mutlu olduklarını belirten Baro Başkanı Av. Veli Küçük şunları söyledi:
“Kaynağını Anayasadan, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinden (AİHS) alarak protesto hakkını, yasal haklarını talep etme niyetini ortaya koyan insanlarımıza karşı daha duyarlı ve daha müsamahakar olmalıyız.
Bir ülkede adalet, İnsanına verdiği değerle ortaya çıkar. Hamasi nutuklar ile; bizim yargımız dünyanın en adil yargısı, bizim yargımız dünyanın en bağımsız yargısı diyerek adaletin tecelli etmeyeceğini, bunun hayatın pratiğinde de vuku bulması gerektiğini belirtti. Sözde değil özde adalet istiyoruz.”

Mücadeleci avukatlık tarzını benimsemeleri, sosyal ve toplumsal olaylara sahip çıkarak o dosyalarda avukatlık yapmalarından ötürü hedef haline getirilen Çağdaş Hukukçular Derneğinin (ÇHD) genel başkanı ve üyelerinin yargılandığı ikinci dosyayı da takip ettiklerini, duruşmaya katıldıklarını ifade eden Baro Başkanı Av. Veli Küçük sözlerine şöyle devam etti;

“Duruşmada ne yazık ki yargı, sanık sandalyesine oturtulan meslektaşlarımıza tahammülsüzlüğünü, yasal hakları kullandırmamasını, savunma hakkının kullandırılmamasını, adil yargılama hakkının yaşama geçmemesini bir kez daha yanlı olarak ortaya koydu. Hukukun ters düz edildiği böylesi bir dönemde bu devranın böyle gitmesinin mümkün olmadığı açıktır.” Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Türkiye'nin birçok yerinden gelen yargının bileşenlerinin katıldığı Ankara’daki toplantıda mesleki sorunları ele aldıklarını anlattı.

Toplantıda, "adalet kavramına, yargının bağımsızlığına, yargıya güvenin sağlanması" gerektiği vurgusunun öne çıktığını belirten Baro Başkanı Av. Küçük, "İsminde, binasının önünde adalet sarayı yazması bir şey ifade etmiyor. O binaların içerisinde adaletin de olduğunu insanların kalbinde, beyninde yeniden oluşturmamız gerektiğini vurguladı. Son dönemde sıkça yapılan "yargı siyasallaştı" eleştirilerine ben de bizzat katılıyorum." dedi.

Hukuk ve adalet mücadelelerinin devam edeceğini belirten Av. Küçük, "Hukuk demekten demokrasi demekten üstünlerin değil, hukukun üstünlüğü demekten ve meslektaşlarımızın hakkını savunmaktan asla vazgeçmeyeceğiz." diye konuştu.