Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi’nde okuyan Anadolu rock sanatçı Harun Kaşlı (24),  müzik piyasasında özgün tarzı ve sesiyle umut vaat ediyor. Slowrak tarzı müziği tasavvuf musikisiyle ile birleştirerek çizgisini oluşturan Kaşlı, sponsor desteği bulduğunda bir albüm hazırlamayı hedefliyor. Bugüne kadar 67 beste yapan Kaşlı, müzik piyasasında güçlü bir şekilde sesini duyurmak istiyor. Babasını çocuk yaşta kaybeden Kaşlı, zor koşullarda geçen hayatını ‘müzikle yoğurarak’ büyümüş. Gazi Üniversitesi Konservatuar Bölümü’nde altı yıl ses, ney ve nota üzerine dersler alan Harun Kaşlı,  eğitimini sürdürdüğü İlahiyat Fakültesi’nde de tasavvuf müziği dersleriyle kendisini geliştirmiş.

“TÜRK VE BATI MÜZİĞİNİ BİRLEŞTİRİYORUM”

Bestelerleriyle piyasaya adım atmak isteyen Kaşlı, “Bunun için kayıtları aldım. Sponsor temin ettiğimde bir albümle sevenlerimin karşısına çıkmak istiyorum.” dedi.

Müzik kariyerinde TRT 1 için ‘Demedim mi ?’ adlı ilahinin klibini çektiğini ve TV8’de’deki ses yarışmasında çeyrek finale kadar yükseldiğine dikkat çeken Kaşlı, “Müzikte ‘Türk ve batı’ ayrımı yapmıyorum. Müziğin gerçekten evrensel bir dil olduğuna inanıyorum. Yabancı bir ‘soft’ parçayı dinlediğimizde de duygulanıyoruz. Ancak Türk ve batı müziğinin kendi içinde teorileri ayrıdır. Ben bunları birleştirebildiğimi düşünüyorum. İlerleyen zamanlarda bir şarkı çaldığında ‘Bu Harun Kaşlı’ denileceğine inanıyorum.” diye konuştu.

“İSTEDİĞİM ÇIKIŞI YAKALAYAMADIM”

Adana’da fakülte eğitiminin yanında bazı mekânlarda konserler verdiğini dile getiren Kaşlı, henüz istediği çıkışı tutturamadığına işaret etti. Bundan sonrası için gelebilecek konser tekliflerine de açık olduğunu ifade eden Kaşlı,  Adana Erkek Lisesi’nden 36 yıl önce mezun olan öğrenciler için düzenlenen organizasyona kendisini davet eden İç Hastalıkları, Gastroenteroloji  ve Hepatoloji Uzmanı Prof. Dr. Yüksel Gümürdülü’ye teşekkür etti.

“MÜZİK EĞİTİMİNDEN ÜCRET ALMIYORUM”

Müzikte Ayna Grubu’nun solisti Erhan Güleryüz ve Türkçe rock türünün sevilen ismi Nev ile Anadolu rockun öncüsü Cem Karaca’yı örnek aldığını söyleyen Kaşlı, müzik dünyasında daha iyi bir yere gelmek için çabalayacağını anlattı. Kaşlı, şöyle devam etti: “Ülkemizde sanatçıların hak ettiği değeri bulduğuna inanmıyorum. Örneğin; Türk Halk Müziği’nin önemli ismi Neşet Ertaş’ın izlenme sayısı iki milyon iken, çok saçma bir şarkıyı yüz milyon kişi dinleyebiliyor. Bence empoze edilmesi gereken asıl düşünce sanatın değerli olduğudur. Sanat bütün insanlık içindir. Bestelerimi de bu bakış açısına göre hazırlıyorum. Bestelerimin arka planda enstrümanlarını kendim çalıyorum. Son olarak Sanatçı Feridun Düzağaç ile bir programda buluşmuştuk. Bestelerim çok hoşuna gitti. Düzağaç’ın ‘Tarzın konusunda kararsız kaldım. Bu senin tarzın’ demesi benim için çok değerli oldu. Üniversitede yaklaşık 40 öğrenciye ücretsiz şan, gitar, ney ve bağlama eğitimleri veriyorum. Bundan sonra da bu kurs taleplerine karşılık vermeye çalışacağım. Kimseden para talep etmiyorum; çünkü duyguların satılık olmadığına inanıyorum.”

 “NOTALAR GÖNÜL DİLİNİN ALFEBESİDİR”

Yaptığı müzik tarzının okuduğu bölümle ilişkilendirmeyenlere karşı hoşgörülü ve bu eleştirilere açık olduğunun altını Harun Kaşlı, “Sonradan Müslüman olup Yusuf İslam ismini alan Cat Stevens’de bir rock sanatçısıdır.  Stevens, Müslüman olduktan sonra da müzik tarzını sürdüren bir isimdir. İlahiyat Fakültesi teoloji alanıdır. Sadece akademi olarak görülmelidir. Böyle düşünülmesi gerektiğine inanıyorum. Yaşayıp yaşamamak kişinin vicdanına kalmıştır. Elbette icra ettiğim müzik ile ilahiyatçı olmamdan insanlar çok şaşırıyor. Ben onlara, ‘Müzik ruhun gıdasıdır. Kur’an-ı Kerim’de bir makam ile okunuyor.’ cevabını veriyorum. İslam dünyasının ünlü âlimlerinden El- Kındi, ‘Kainatta sema eden bir musiki vardır. Bunu duymak Allah rızasına kazanmaktır.’ der. Notalar gönül dilinin alfabesidir.” diye konuştu.