Stanford Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden araştırmacılar, insan vücuduna göre 4 değil, 2 mevsimin olduğunu duyurdu.İngiltere’de bulunan Stanford Üniversitesi’nde bilim insanları, insan vücuduna ilişkin çok önemli, yeni bir bilgiye ulaştı.İnsan vücudunun mevsimlere uymadığını söyleyen Snyder, “Bense şöyle düşündüm: ‘Tamam da kim demiş?’ İnsan biyolojisi bu kurala uyuyor gibi görünmüyordu. Bu nedenle insanların moleküler bileşimlerinin rehberliğinde, biyolojinin bize kaç mevsim bulunduğunu söylemesini sağlayacak bir çalışma yürüttük” dedi.100’den fazla katılımcının incelediği 4 yıllık moleküler veriler, insan vücudunun, doğa ananın geleneksel sinyallerini takip etmediğini gösterdi. Snyder ve ekibi, toplamda binden fazla molekül miktarının yıllık bazda azalıp arttığını ve bunların iki zaman aralığını takip ettiğini gördü: Bahar sonuyla yaz başı arası ve güz sonuyla kış başı arası. Snyder, bunların hem hava hem de vücutta değişimin gerçekleştiği iki önemli geçiş dönemi olduğunu ifade etti.

“KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ TIP İÇİN ÇOK ÖNEMLİ”

Snyder çalışmasından elde ettiği gözlemlerin kişiselleştirilmiş tıp için daha iyi bir temel sağlayabileceğini ve hatta gelecekteki klinik ilaç testlerinin tasarlanmasına rehberlik edebileceğini umuyor. Bu gözlemler arasında baharın sonunda iltihapla ilgili tanısal belirteçlerin ve kış başlangıcındaki yüksek tansiyona ilişkin belirteçlerin artış göstermesi gibi detaylar yer alıyor.

105 KİŞİ ANALİZ EDİLDİ

Nature Communications’da 1 Ekim’de yayımlanan araştırma yaşları 25’le 75 arasında değişen 105 bireyde gerçekleştirildi. Katılımcıların yarısı yüksek insülin direncine sahipti, yani vücutları glikozu normal şekilde işleyerek kandaki seviyesini artıramıyordu.Katılımcılar yılda yaklaşık 4 kez kan verdi. Bilim insanları bu numuneleri bağışıklık, iltihap, kardiyovasküler sağlık, metobolizma, mikrobiyom ve çok daha fazlasına ilişkin moleküler bilgiler açısından analiz ederek, önemli raporlar çıkardı.

MOLEKÜLLERDE SIÇRAMA

4 yıllık zaman dilimine yayılan veriler, bahar sonu döneminin, iltihapla ilgili biyobelirteçlerin artışıyla örtüştüğünü gösterdi. Bu biyobelirteçler alerjilerde oynadıkları rolün yanı sıra iltihaplı romatizma ve kireçlenme hastalıklarında zirve yapmalarıyla biliniyor. Araştırmacılar, kış başı dönemindeki verileri incelediğinde ise viral enfeksiyonlarla mücadeleye yardım ettiği bilinen bağışıklık sistemi moleküllerinde artış ve sivilcelere eşlik eden moleküllerde sıçrama buldu. Hipertansiyon ya da diğer ismiyle yüksek kan basıncının belirteçleri de kışın daha yüksekti.