Türkiye Yol-İş Sendikası Genel Başkanı ve Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, 2019 Dönemi Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi’nin ardından yükselen tepkilere cevap verdi. Adana’da, Türk-İş 4. Bölge Temsilciliğinde Türk-İş’e bağlı sendikaların şube başkanlarıyla yaptığı toplantı öncesinde gazetecilere açıklamalarda bulunan Başkan Ramazan Ağar, “Aylarca mücadele ettik, yüzde 8, artı 4 ve bunun üstüne enflasyon payı aldık. Çok iyi bir sözleşme değildi ama bunu bile almak kolay olmadı” dedi.

Hükümet ile kamu işçisinin 2019-2020 yıllarını kapsayan mali ve sosyal haklarını belirleyen Kamu Kesimi Toplu İş Sözleşmesi’nin bitmesinin ardından özellikle sosyal medya üzerinden yapılan ağır eleştirileri haksız bulduğunu söyleyen Ramazan Ağar, “696 sayılı KHK’nın 12. Maddesindeki çerçeve protokolüyle zaten elimiz kolumuz bağlıydı” diye konuştu.

Resim önizlemesi

GREVE GİTSEK DOĞAN KAYBI KARŞILAYAMAZDIK

Bazı görüşmelerin Mart ayında başladığını anımsatan Ramazan Ağar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bayramda sözleşmeyi bitirdik. Ne şartlarda mücadele ettiğimiz ise bilinmiyor. Yüzde 8 artı 4 ve üstüne enflasyon payı aldık. Bu bize verilmedi aldık. Bize ilk yüzde 5 artı 4 teklif edildi. Daha sonra yüzde 6 artı 4, 6.5 artı 4 ve son olarak da yüzde 8 artı 4 ve enflasyon payı üzerinden anlaştık. Gece yarılarına kadar müzakere ettik ve imzaladık. Eğer greve gitseydik ve yüzde 10 ila sözleşmeyi bitirseydik grevdeki kaybı karşılayamazdık. Bizim talebimiz ilk 6 ay yüzde 15 idi. Ücretler 3 bin 500’e çekilip 300 TL’de iyileştirme yapımasıydı. Hükümet 3 bin 500’ü geçmeden 60 TL iyileştirme teklif etti. Biz 3 bin 500 artı 150 TL aldık. Burada aslında 696 sayılı KHK’nın 12. Maddesinin çerçeve protokolüyle resmen elimiz kolumuz bağlanmıştır. Buna rağmen biz bunu aldık. Elbette çok iyi bir sözleşme demiyoruz. İşçinin eski mali gücü yok, sendikaların eski durumu yok. Macera arayıp işçiyi sokağa dökmeden bu sözleşmeyi imzaladık. Hoşumuza gitmese de yapmak zorundaydık. Bazı yayın organlarında 8 artı 4 konuşuluyor ama enflasyon payına hiç yer vermiyorlar. Bu arada bize bağlı sendikalardan birinin başkanı da Genel Başkanımız Ergün Atalay’a istifa çağrısı yaptı. Bu kişi 2009’dan bu yana başkanlar kururuna gelmeyen birisi. Sen önce görevini yap. Türk-İş işçiyi satmadı. Türk-İş hiç bir siyasi partinin arka bahçesi değildir. Türk-iş Başkanı Ergün Atalay’a da haksızlık edilmemeli. “

Resim önizlemesi

Taşeron işçilerin haklarının KHK ile karartıldığını, bunu hükümetin eski ekonomi bakanlarından birinin yaptığını savunan Ramazan Ağar, “Kadroya geçirilen ama hiç bir hakkı olmayan bir işçi profilini hayata geçirdiler. Bu nedenle 696 sayılı KHK’nın değiştirilmesi gerek” ifadelerini kullandı

AÇIK KALAN MİKROFON…

Türk-iş Genel Başkanı Ergün Atalay’ın sözleşme imzalandıktan sonra açık kalan mikrofondan "Uzasa işi karıştıracağız. En azından kapattım böyle" sözleriyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Ağar, “Genel Başkanımız, ‘Milleti sokağa dökmeden bitirmemiz iyi oldu’ demek istemiştir. Sözleri yanlış anlaşılmıştır” yanıtını verdi.