GAZİ SAYILMAK İÇİN YARALANMA YÜZDESİ OLMAMALI

Orhan Sümer, “Her fırsatta geri göndermeyeceğiz, sahip çıkacağız, nereden gelirlerse gelsinler bakacağız” diye açıklama yapıp 5 Milyon Suriyeliyi, Afkan’ı ülkeye doldurup sahip çıkan iktidar,20 bin gazi sayılmayan asker ve polise sahip çıkamıyorsa söylenecek söz kalmamıştır. Gazi Sayılmanın bile yüzdesine oranına bakıyorlar. Türk Silahlı Kuvvetleri Sağlık Yeteneği Yönetmeliği gereği yüzde 40 altı yaralanmalarda gazi kabul edilmiyorlar. Yani gencecik yaşta vatanı için vücut bütünlüğünün yüzde 35 ini kaybeden gazi sayılmıyor. Kahramanlarımıza bu şekilde davranmak bizim devlet geleneğimizde yoktur” Dedi

KALBİNDE KURŞUNLA YAŞAYAN GAZİ SAYILMIYOR

Orhan Sümer, “O kadar içler acısı tablolar var ki insanın yüreği dayanmıyor. Kahramanlarımız bu durum ile yaşamlarına devam ediyorlar. İstedikleri şey de kabul görmek, gazi sayılmak başka bir şey değil. Vücudunda 50 şarapnel parçasıyla, kalbinde kurşunla yaşayan bir gözünü kaybeden, iki parmağını kaybeden, gazi sayılmıyor. Bir de bunun psikolojik boyutu var, Uzvunu kaybetmiş, yaşam standarttı alt üst olmuş vatan evlatlarından bahsediyoruz.Gelişmiş Ülkeler gazisinin, kahramanının hayatını nasıl kolaylaştırırım diye uğraşırken, bizde iktidar nasıl zorlaştırırım diye uğraşıyor” Dedi

İKTİDAR GAZİLERİ BİLE AYIRDI

Orhan Sümer, “Saray İktidarı hayatı tek pencereden gördüğü için uyguladığı politikalarda o yönde gelişiyor. Ulusal ve Milli bir meselede bile uygulamaya baktığınızda ayrım yapıldığını fark ediyorsunuz. 15 Temmuz darbe girişiminde yaralananlarınyaralanma oranına bakılmaksızın Gazi sayılırken, Güneydoğu’da çatışmada yaralananlar Gazi Sayılmıyor. 15 Temmuz’da tokat yiyen imam gazi sayılırken, Beşiktaş’taki bombalı eylemde yaralanan polislergazi sayılmıyor. Bu durum prosedür icabı olan bir durum değildir. İktidar bile isteye kendinden olanı kayırma yöntemini uygulamaktadır. Ancak özellikle Gazi sayılmayan kahramanlarımızın durumu derhal çözüm üretilmesi gereken ve vicdanları yaralayan hassas bir konudur.” Dedi