Katil Esed rejimi, başta Türkiye olmak üzere dünyanın birçok ülkesinin “Felakete neden olur” uyarılarına rağmen İdlib’e operasyon için askeri yığınak yapmayı sürdürüyor. İran ve PKK/YPG destekli rejim güçlerinin kenti üç yönden kuşattığı belirtildi. Suriye ordusunun, İdlib saldırısında eski militanları da kullanacağı öne sürüldü. Al Watan gazetesinin haberine göre, binden fazla militan Doğu Guta ve Dera'dan İdlib cephesine gönderildi. Rejim güçleri kentten çıkmak isteyen sivillere de engel oluyor. 

AKDENİZ ÇOK GERGİN 

ABD ve müttefik güçlerinin Esed’i, İdlib’de kimyasal silah kullanılırsa Suriye’yi vurmakla tehdit etmesinin ardından Akdeniz’de de sular ısındı. ABD’nin Tomahawk füzesi taşıyan gemilerini bölgeye göndermesinin ardından Rusya’da 10 savaş gemisini Akdeniz’e yolladı. Rus Izvestia gazetesi, donanmanın 2015 Eylül'den bu yana en büyük gücünü Akdeniz'e kaydırdığını duyurdu. Gerilimin büyüdüğünü gören Rusya, İdlib'deki muhalif silahlı gruplarla görüşmeler yürüttüğünü açıkladı. 

TÜRKİYE’DEN ÇAĞRI   

Rusya ve İran'la birlikte İdlib'te çatışmasızlık bölgesi kuran Türkiye, bölgede yaşanacak insani felaketi önlemek için en çok çabalayan ülke oldu. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu önceki gün, “Bazı radikal grupları etkisiz hale getirmek için tüm İdlib'e saldırmak, yine yüz binlerce insanın ölümüne sebep olmak demektir ve 3.5 milyon insanın tekrar evini terk etmesi demektir. Bu tam bir felaket olur, insani dram olur. Astana ruhunu ortadan kaldırır” uyarısını yaptı. 

KATLİAM YAŞANACAK 

İdlib, Esed’in katliam yaptığı Suriye’nin birçok kentinden kaçan milyonlarca kişiye ev sahipliği yapıyor. Rejimin buraya düzenleyeceği saldırının da büyük bir katliama sahne olacağı belirtiliyor. Bu durum tarihte eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir mülteci akınına neden olabilir. Saldırı halinde mülteci konumuna düşecek milyonlarca sivil, Türkiye’ye ve Avrupa’ya yönelecek. 

MACRON’DAN DESTEK 

Bu durumun farkında olan AB liderleri, umutlarını Türkiye’nin çabalarına bağladı. Fransa Cumhurbaşkanı Macron, Türkiye’nin İdlib krizinin çözümü için yürüttüğü diplomasiye destek verdi. Moskova’yla Ankara arasında yürütülen görüşmelere değinen Macron, “İki ülkenin işbirliğiyle bölgedeki insani krizi bitirmek istiyoruz” dedi. Almanya Başbakanı Angela Merkel de ABD Başkanı Donald Trump’ı arayarak İdlib’teki insani durumla ilgili endişelerini aktardı. 

150 mülteciye bakamadılar

Türkiye 3.5 milyondan fazla sığınmacıya ev sahipliği yaparken İtalya 150 göçmen nedeniyle AB’yle kavgaya tutuştu. İtalyan hükümeti, 4 gün Akdeniz’de bekletildikten sonra içinde 150 mültecinin bulunduğu Diciotti gemisinin Sicilya kıyılarına yanaşmasına geçen pazartesi izin verdi, ancak sığınmacıların karaya çıkmasına izin vermedi. Roma yönetimi ardından mülteci krizi nedeniyle AB’ye yapılan ödemeyi durdurmakla tehdit etti. Kriz, İrlanda ve Arnavutluk’un mültecileri alacağını açıklamasının ardından çözüldü. 

Yunan kampı Suriye’den beter

Yunanistan, ülkelerindeki iç savaş ve ekonomik krizlerden kaçarak yeni bir hayat umuduyla Avrupa’ya gitmeye çalışan mültecilerin korkulu rüyası oldu. Midilli Adası’ndaki Moria Mülteci Kampı, bu konuda dünyada sayılı örnekler arasına girdi. BBC’nin haberine göre kampta salgın hastalıklar ölümcül boyutlara ulaştı. Bazıları henüz 10 yaşında olan çocukların bile intihara kalkıştığı kampta her gün şiddet olayları yaşanıyor. Kamptaki sığınmacılar “Burası Suriye'deki savaşa, hatta onun daha çirkin haline benziyor. Tecavüz, cinsel taciz olayları duyuyoruz” açıklaması yaptı. Sınır Tanımayan Doktorlar Örgütü’ne (MSF) göre, 3 bin kişilik kampta 8 bin kişi yaşıyor ve her tuvalete 70 kişi düşüyor. MSF koordinatörlerinden Luca Fontana ise dünyanın dört bir yanındaki savaş bölgelerinde çalıştığını ama Moria’nın gördükleri içinde en kötüsü olduğunu ifade etti.