Reklamcı Efsun Erkemen'in girişimleriyle 2 yıl önce 'Adana İşi' markasıyla üretilen hediyelik eşyaların yelpazesi her geçen gün artıyor. Adana'nın yöresel sözleri ve görselleriyle bardak, magnet, anahtarlık, tişört, saat, heykel, bardak altlığı gibi ürün yelpazesine kebap, mumbar ve şırdan da eklendi. Önceliği ticaret olmayan bir marka oluşturduklarını kaydeden Erkemen, “Ürünlerimiz sadece Adanalılar tarafından değil, yurt içinde ve yurt dışında Adana'ya sempatisi olan, Adanalı dostları olan insanlar tarafından da ilgi görüyor” ifadelerini kullandı.

Şırdanın maskotunu yaptılar! ile ilgili görsel sonucu

Detaylarıyla dikkat çeken kebap servisi ve dürüm magnetlerinin nasıl hazırlandığını anlatan Erkemen, “Birkaç kebapçıda fotoğraflarını çekiyoruz ve tüm detaylara dikkat ediyoruz. Adana kebabı sunumunda asla pilav olmaz mesela, Adanalının buna alerjisi vardır. Daha sonra onu ürüne dönüştürüp el işiyle boyamasını yapıyoruz. Vatandaşların yanı sıra pek çok kebapçı da toplu alımlar yapıp kıymetli müşterilerine hediye ediyor” diye konuştu. Adanalıların oldukça ilgi gösterdiği fakat Adana dışındaki vatandaşların ön yargıyla baktığı 'şırdan dolması'nı da maskota dönüştürdüklerini ve talebin çok yoğun olduğunu vurgulayan Erkemen şöyle devam etti:

“Adanalılar biliyorlar, tüketiyorlar ama şekli itibarıyla enteresan olduğu için bilmeyenler şırdan nedir diye soruyorlar. Şırdan, işkembenin bağırsağa bağlandığı son noktadır. Bizimki kuzu şırdanı, dana biraz daha büyük. Sosyal medyada bazı yaramaz Adana sayfaları var. Onlar biraz esprili paylaşmışlar. 'Gerçeği 8 lira, maskotuna niye 10 lira verelim' demişler. Biz de buna çok güldük. İnternetteki esprilerden sonra satışlar 10 katına çıktı. Şu an yaşadığımız tek bir sıkıntı, stoklarımızda şırdan maskotun bitmiş olması. Bu seri üretim değil, el işi. Sevilen bir marka oluşturduk o yüzden ne kadar çok kişi alırsa o kadar çok mutlu oluyoruz. Bu, para kazanmaya paralel bir şey değil. Bu Adanalılık ruhu. Hepsinin altında bir espri var. Bu espriyi her yere yaymak ve insanları güldürmek istiyoruz.”