Toplumun dini değerlerini hedef alan diziler ile ilgili yaptırım uygulamayan Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) ahlaksız dizi ve programlara karşı adım atmayarak, hem misyonu hem vizyonu ile çelişiyor. Şaşaalı diziler ile o hayatın rüyasını kuran kişiler, pahalı arabalar, son sistem TV, konforlu koltuklar, imrendiren yaşam şartlarını yakalama telaşı içine girerken, Türk aile yapısından uzaklaşılıyor.

TV kanallarından rezalet fışkırıyor! RTÜK misyonunu yerine getirsin

Ahlaksızlığı normalleştiren programlar ne olacak!

Geçmiş yıllarda Türk aile yaşantısının dışına çıkan diziler, her geçen gün etkisini artırarak devam ettiriyor. Bazı dizilerde dinimizce uygun olmayan iki farklı cinsiyetin sevgili hayatı yaşamasını son derece normal göstererek gençleri nikahsız yaşantıya özendiriyor. Bu tür diziler ve programlar, ekranlarda boy gösterirken RTÜK’ün misyonu, ‘Görsel-işitsel medya hizmetleri alanında ifade ve haber alma özgürlüğü temelinde paydaşların hak, menfaat ve değerlerini gözeterek politika geliştirmek, düzenleme ve denetleme yapmak’ olarak tanımlanan, ‘Görsel-işitsel medya hizmetleri alanında sektöre yön veren, uluslararası düzeyde söz sahibi bir otorite olmak’ gibi görev ve sorumlulukları bulunan RTÜK, ahlaksızlığı normalleştiren programlar karşısında suskun kalıyor.

RTÜK gerekli işlemleri yapmalı!

Bazı dizi ve programların kültür değerlerimizi yok saydığına dikkat çeken Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Bayraktutar, “Dizilerin ve TV programlarının özellikle çocukların ve gençlerin karakterindeki etkileri bilinen bir gerçektir. Onlara olumlu örnek alabilecekleri karakterler sunma yerine yalan söylemeyi normal sayan, insanları aldatan, gayri ahlaki ilişkiler içinde yaşayan modeller sunmak kendi ellerimizle geleceğimizi karartmaktır. RTÜK’ü bu dizi ve programlar konusunda gerekli işlemleri yapmaya davet ediyoruz” dedi.