Adana Ülkü Ocakları’nda düzenlenen konferansta gençliği hedef alan uyuşturucu ve madde bağımlılığının Türkiye’nin bekası için büyük bir tehdit ve tehlike olduğu bildirildi.

“SAĞLIKLI NESİL SAĞLIKLI GELECEK”

Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Genel Başkanı Olcay Kılavuz’un “Ey Türk Gençliği Damarlarındaki Asil Kanı Kirletme” çağrısıyla toplumsal bilinci uyarmak için tüm illerde başlatılan konferanslar dizisi kapsamında Adana Ülkü Ocakları ve bağlı şube başkanlıkları da önemli çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda Adana Ülkü Ocakları Başkanlığı’nda “Sağlıklı Nesil Sağlıklı Gelecek” sloganıyla “Uyuşturucuya hayır!” konferansı düzenlendi.

FATİH KÜRŞAT MERT

Konferans, MHP Adana İl Sekreteri MHP Siyaset ve Liderlik Okulu 9. Dönem Birincisi Sağlık Eğitimcisi Av. Fatih Kürşat Mert tarafından verildi. Adana Ülkü Ocakları’nda icra edilen konferansa özellikle gençler tarafından yoğun ilgi gösterildi. Uyuşturucu ve madde bağımlılığının zararlarını anlatan Fatih Kürşat Mert, “Bu sorun sadece çevremizde yaşayan, tanıdığımız veya tanımadığımız birkaç gencin, birkaç ailenin sorunu değildir. Bu sorun, mücadele edilmesi gereken milli bir sorundur.” dedi.

ARKADAŞ VE MEKÂN SEÇİMİ ÇOK ÖNEMLİ

Mert, “Uyuşturucunun her türlüsü tüm toplumlar için birer zehirdir. Özellikle gençler hedef seçilmektedir. Heyecan ve macera arayan, bazen değişik maddi ve manevi sorunları olan gençler en kolay hedeftir. Kuşkusuz genelde çok masum bir deneme ile başlar. Bazen de yiyecek ve içeceklere gizliden eklenmek suretiyle hedefteki insan yavaş yavaş alıştırılır. Uyuşturucu baronlarına çalışan özel elemanlar gençlerin arasına karışarak sadece bu iş için mesai harcarlar. Denetim dışı kalmış bar ve kafeler, izbe parklar bu kirli tuzaklar için en uygun mekanlardır. O yüzden arkadaş ve mekân seçimi çok önemlidir.” ifadesini kullandı.

MÜCADELE, TÜM TOPLUMUN ORTAK GÖREVİDİR

Fatih Kürşat Mert, devamla şunları söyledi: “Yüce dinimiz İslam’da da milli kültürümüzde de uyuşturucunun yeri yoktur. Yüce Allah, akıl ve iradeyi çalan her türlü madde ve içkiyi haram kılmıştır. Uyuşturucu bir taraftan gençliğimizi zehirleyip, Türk aile yapısını paramparça ederken; bu zehri üreten, sevk eden, pazarlayan terör örgütleri ve onların arkasındaki emperyalist güçler kazanç elde eder. Uyuşturucuya harcanan her kuruş; askerimize, polisimize, korucumuza, masum insanlarımıza mermi olarak geri döner. Dolayısıyla uyuşturucu ve her türlü madde bağımlılığı Türkiye’nin bekası için çok büyük bir tehdit ve tehlikedir. Bu milli sorunla mücadele, sadece polisin, sadece jandarmanın görevi değil; tüm toplumun ortak görevidir.” dedi.