Yargıtay’ın kararına konu olan olay Ankara’da yaşandı. Evlendikten bir süre sonra şiddetli geçimsizlik yaşayan M.T ve G.T. maddi ve manevi tazminat talebinde bulunarak, karşılıklı boşanma davası açtı. Ankara 4. Aile Mahkemesi’nde görülen davada, koca G.T. “Eşimle evlendiğimiz günden beri anlaşmazlıklarımız var. Çok fazla fikir ayrılığı yaşıyoruz. Artık bu evliliğe devam etmek istemiyorum. Boşanmak istiyorum” dedi.

Yargıtay: Düğünde takılan altınlar kadının hakkı

Türkiye gazetesinden Ebru Karatosun’un haberine göre; kocasının düğünde takılan ziynet eşyalarını bozdurup kendi banka hesabına yatırdığını söyleyen M.T. “Ziynet eşyalarımı geri istiyorum” ifadelerini kullandı. Koca G.T. “Ziynet eşyalarını bozdururken o dönem eşimin rızası vardı ve geri istemeyeceğini söylemişti” cevabını verdi. Çifti boşayan yerel mahkeme, her iki tarafın eşit kusurlu olduğuna hükmederek maddi ve manevi tazminat ile ziynet alacağına yönelik taleplerini reddetti. Bunun üzerine M.T. kararı temyiz etti.

Temyiz istemini görüşen Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, düğünde takılan ziynet eşyalarını bozdurarak kendi hesabına yatıran kocayı haksız buldu. Ziynet eşyalarının kadına ait olduğu vurgulanan kararda “Kadının ziynet eşyalarını geri istememek üzere kocasına verdiği, erkek tarafından ispatlanamamıştır. Bilirkişi raporuyla karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle kadının ziynet alacağının reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir” denildi.