Bir kamuoyu oluşturulmaya çalışılıyor...Curciç gitsin... Basın toplantılarında devamlı ‘’İstifa edecek misiniz?’’ sorusu... Yönetimin Curciç’in tercümanı ve kondisyonerinin görevine son vermesi...Sebep? Curciç transferin bitimine 4 gün kala geldiği halde transfer istemedi...Adanaspor, Ptt 1. lig de şampiyonluğunu 24 Nisan 2016 tarihinde ilan etti. Yani transferin bitimine 129 gün kala...’4 gün kala transfer yapmadı’’ diyenler, 129 gün boyunca gerekli transferleri yapmayanların gitmesini neden istemiyor?

Curciç hoca başarısız...Elbette takımın ligin dibine demir atmışsa, başarısızsın...Bu başarısızlık için suçlu aranıyorsa, en az suçlu Curciç hoca...Adam takımın transferine yetişememiş. Sezon başı idmanlarına yetişememiş...Sadece eline verilen malzeme ile yetinmeye çalışıyor...Eğer suçlu listesi yapmaya kalkarsam, ilk sıraya Sevgili Bayram başkanı, ikinci sıraya futbolcuları, üçüncü sıraya Curciç hocayı yazmam gerekir...

Yine hüsran...Yine tek farkla...

Takımımız Antalya deplasmanından eli boş dönüyor. Her maçta olduğu gibi yine tek farkla yeniliyor. Yine ‘’mücadelesi bol, kalitesi az’’bir oyundan sonra. Zaman zaman Adanaspor taraftarları ‘’İyi oynuyoruz. Daha 2 farkla yenilmedik’’ şeklinde paye çıkarabiliyorlar. Be kardeşim...Tek farkla yenilene puan mı veriyorlar. 12 maçta 6 puan toplamışsan, bunun neresi iyi?

Bilinen yabancı transfer...Bilinmeyen yabancı transfer...

Antalyaspor- Adanaspor karşılaşmasında 27 oyuncu sahne aldı. Bu oyuncuların sadece 8 i Türkiye doğumlu. 19 oyuncu başka ülkelerde doğmuş. Antalyaspor yabancı oyuncu seçiminde Celutska’yı Trabzonspor’dan, Chico’yu Gaziantepspor’dan, Diego’yu Eskişehirspor’dan, Etoo’yu İspanya’dan, Motta’yı Beşiktaş’tan, Mbilla’yı Adanaspor’dan tanıyarak bilinenlerle yola çıkmış. Adanaspor ise ismi ilk defa duyulan yabancı oyuncu transferleri ile ‘’Milli piyango- Ya tutarsa’’ mantığıyla hayal kırıklığı yaratmıştır...

Hayrullah maç eksiğine karşın, başarılı maç çıkardı...

Digao gol de inanılmaz hata yaptı, 10 metre geriden gelen Motta’ya engel olamadı...

Ramos, takımın en iyisiydi...

Viera gibi stoper Türkiye’de istemediğin kadar var...

SamiCan solbek oynamanın sıkıntısını çekti. Orta alanda oynadığı verimliliği yakalayamadı...

Renan- Tevfik- Koman üçlü orta alan son derece verimsizdi...

Cem’e ‘’şut at’’ demişler, o da her yerden vurdu...

Ronie- Edgar- Magaye...Birini al, vur ötekine...Üçü de süper lig topçusu değil...

Özetle... 13 senede tırnaklarımızla çok zor geldiğimiz yerden, çok kolay gidiyoruz...Büyük maçlarda kayıpları tolore edebilirim ama Antalya gibi rakiplere yenilmeyi kabullenemem...Futbolcunun psikolojiside günden güne çöküyor...Öyle ki, ocak transferi için bile geç  kalacağımız günler yakında...Haftaya Gençlerbirliği karşılaşması bir anlamda ‘’Ya devam. Ya tamam’’ maçı olacak...Umarım, devam için 3 puanlık bir seri başlangıcı yaparız...

xxx

Engin sevinç...Buruk acı...

Adana Demirspor, sırat köprüsünden geçti. Sırat köprüsü diyorum, zira yenilsen kendini küme düşmeme mücadelesi içinde bulacaksın. Yensen yukarılara tutunacaksın. Üstelik rakip Göztepe...Hani Okan Buruk hoca yönetiminde sezona şampiyonluk parolaları ile giren yüksek bütçeli takım. Adana Demirspor zor olanı başardı. Engin hoca son derece sevinçli..Okan hoca ‘’Buruk acı’’ yaşadı...

Ne değişti?

Takımımız sezona Erkan Sözeri yönetiminde başladı ve 7 maç sonunda ne başarılı bir sonuç...Ne oyun planı...Ne futbolcuların fiziksel, zihinsel, duygusal, sezgisel güçleri...Hak getire...5 haftadır direksiyonda Engin İpekoğlu ve ekibi. Alınan 10 puan...Gözle görülür canlılık...Hissedilir bir oyun şablonu...Ve futbolcularda özgüven artışı...Peki...Her şey tamam mı? Hayır...Sadece bir takım şeyler yoluna girmeye başladı. Engin hoca tabir yerindeyse ‘’sinekten yağ çıkarıyor’’. Ne zaman ki, ocak transferinde takıma istediği takviyeleri yapar. Ne zaman ki, 3 haftalık devre arasında oyuncularını arzuladığı fiziksel, zihinsel, duygusal,sezgisel güce ulaştırır. İşte o zaman takım Engin hocanın takımı olur...Bekleyin...Ligin ikinci devresinde bambaşka bir Demirspor izleyeceksiniz...

Taşlar yerine oturunca...

Kalede Emrullah’ın maşallahı var. Sadece yediğimiz golde, yerden daha çabuk kalkabilirdi. Bir de, Oğuzhan rakipleri ile mücadele ederken, kaleyi gereksiz terkederek Oğuzhan’ı zora soktu. Kaleciliğin 1. Kuralı, arkadaşın rakibi ile düello ederken, sen kaleyi terketmeyeceksin...

Geri dörtlü, takımımızın en güvenilir hattı...Defansın kanatları Göksu ve Oğuzhan, bu ligin en iyileri...Onur takımımızın onuru. Hem defansta, hem ofansta...Oyun planı tanımıyor, ileri gidip golünü atıyor, geriye gelip vücudunu siper ediyor...Ah Erkan hoca ahh... Böyle bir oyuncudan faydalanmayı bilemedin...Serkan Yanık, her eve lazım...Raspopoviç’in yokluğunda o bölgeyi öyle bir doldurdu ki; iyileştiğinde gel formayı al, alabilirsen...

Taşlar yerine oturunca, dedim. İki haftadır forvet arkasında macera arayan Berkay ön liberoya dönünce, defanstan ayağa topla çıkış sağlandı. Servan’da ona ayak uydurunca orta alan kontrolü bize geçti...

Forvete ve kanatlara takviye gerek...

Göztepe karşısında takımımızın kanatlarını Ozan ve Mustafa kullandı. Daha önceki maçlara oranla daha iyi olmalarına karşın, yetersizdiler...Takıma katkıları sınırlıydı...Engin hoca yönetimindeki son 5 maçta birazcık kıpırdadılar ama formalarının hakkını verdiklerini söyleyemem...Sercan Kaya, takımımıza büyük bütçelerle ve büyük ümitlerle alınan bir oyuncu...Göztepe maçına kadar takıma katkısı sıfır idi. Engin hoca, Sercan’a ilk 11 de şans tanıdı ve Sercan’da bu şansı iyi kullandı. Taraftarınde beklentisi bu idi zaten. Artık çıta yükseldi. Sercan daha verimli oynamalı...Waldison, çabukluk, çeviklik, sprint, top saklama, özgüven yönünden farklı bir oyuncu. Bu maçta gol kaçırmış, şaç baş yoldurmuş hiç önemli değil. Önemli olan pozisyona girmek. Bu maçta kaçırır, gelecek maçta atar. Göreceksiniz, ligin ikinci yarısında Engin hocanın oyun şablonunda çok önemli rol oynayacak...Pote deyince selam durmak gerekir. Takımımızın golcüsü ama sahaya ikinci yarı dahil olduğunda arkadaşlarına kattığı özgüven, golden daha değerli. Sakatlığı geçmemesine rağmen, bütün haftayı düz koşu ile geçirmesine rağmen, ihtiyaç duyulduğunda takımının başına geçti ve attığı golle galibiyeti sağladı...

Buruk acı...

Göztepe’li oyuncular, hocaları Okan Buruk kadar maça duyarlı olsalardı, maçı yaşasalardı, sonuç farklı olabilirdi. Okan hoca kulübe önünde o kadar sıçradı ki; Sevgili Behiye’nin aklına’Sıçra...Sıçra...Sıçramayan Mersin’li’’ gelmiş...Hoca için buruk acı oldu...

Kırmızı top...

Federasyonun en saçma kararıydı maçların kasım ayında itibaren kırmızı topla oynanması...Elbette karda gerekirse oynanacak ama yemyeşil sahalara yakışmıyor..Ben hemen her yazımda belirttiğim gibi, federasyona şikayette de bulundum bu yanlıştan vazgeçilmesi için. Sonunda Göztepe maçını kırmızı çizgili beyaz topla oynadık...

Kare as...Onur Akbay...Oğuzhan Berber...Pote...12 numara...

Özetle...İlk yarına sonuna kaldı 4 maç...Yakaladığımız ivme az hasarla, zirveden kopmadan devreyi kapamamızı sağlayacak...Akıllı ve nokta atışlı bir transfer politikası ( Benim önceliğim oyunun her iki yönünü de oynayabilen orta alanın kanatları) ligin ikinci yarısında farklı bir Demirspor yaratacak...Ben bu ışığı görüyorum...