Adana Demirspor, Malatya deplasmanından eli boş dönüyor. Süper lig de deplasmandan puansız dönmek, dünyanın sonu değil ama futbolcuların bu maçı küçümsemeleri, ciddiye almamaları, lakayt oynamaları anlaşılır gibi değil... Montella hoca hafta boyunca futbolcularına, ligin dibine demir atmış, kaybedecek bir şeyi olmayan takımların daha tehlikeli olacağını, konsantrasyon kaybı olmaması gerektiğini anlatmış, gelen tehlikeyi sezmişti ama önleyemedi. Samet Akaydın maç sonu açıklamasında ''Hocamız bizi hafta boyunca uyarmasına karşın, konsantrasyon kaybı yaşadık. Hocamız haklı çıktı. Alt sırada ki takımlara karşı iyi oynayamıyoruz'' demekle aslında yenilginin gerçek sebebini açıklıyordu...Futbolcularımızın Malatya'da bedenleri sahadaydı ama beyinleri saha da değildi...

Alt sırada ki takımlara karşı iyi oynayamıyoruz...

Bu cümle takımımızın başarılı stoperi Samet Akaydın'a ait...Peki, nedir alt sırada ki takımların ortak özellikleri? Savunma da kalabalık kalmaları, kontratak oyununu tercih etmeleri...Bu şablon bizim takımında başarılı olduğu şablon yani üzerimize gelen yanar. Malatya karşısında oynamamız gereken şablonu, rakip bize karşı uyguladı yani bizim silahımızla bizi yendi. Malatya defansta kalabalık kalınca, Yunus ve Vargas sevdikleri geniş boşlukları bulamadılar. Balotelli ve Bjarnason etten duvarı aşamadılar. Rakip kaleye atılan 20 şutun 2 sinin isabetli olması, yenilgimizin başlıca sebebi...Malatyaspor ender geliştirdiği kontrataklardan birinde Kaan ve Svensson topu uzaklaştıramayınca gole de kavuştular, atamayana atarlar kuralı gerçekleşti...

Defansın solu aksıyor...

Rakipler Adana Demirspor'u analiz ederken, defansın solunda ki zaafımızı saptıyor ve üzerine gidiyorlar. Nedir defansın solunda ki zaaf? Takımımızın sol kanadında Malatya karşısında Kaan- Vargas ikilisi görev yaptı. Vargas oyunun hücum yönünü seven, defans yönüne pek yardımcı olamayan bir oyuncu. Arkasında oynayan Kaan'ın da kalitesi bu seviyeler için yeterli olmayınca, rakipler ikisi arasında ki boşluğu değerlendiriyorlar. Nitekim Malatyaspor akınlarının neredeyse tamamını bu kanattan geliştirdi ve etkili oldu. Malatyaspor sağbeki Zeffane 82 defa topla buluşmuş, kendilerine göre sağ kanattan başarılı hücum organizasyonları geliştirerek maçın yıldızı olmuştu. Bu bölge de Kaan'dan başka Alper ve Rassoul'da görev yaptılar ama başarılı olamadılar. Murat Başkan transfer döneminde bu bölgeye önemli bir transfer için uğraşmasına karşın, Alper ile yetindi. Çare, Rassoul'u acilen forma sokup bu bölgeyi ona teslim etmektir...

Aynı şeyleri denemekle, farklı sonuçlar alamazsınız...

Montella hocanın geçen hafta Antalya karşısında klasik orta alanı bozarak Damjan ve Belhanda'ya görev vermesi, eleştirilere neden olmuştu. Malatya karşısında klasik düzene döndü ama skor gelmeyince, bu iki oyuncuyu tekrar oyuna dahil etti. Bu Damjan Dokoviç ve Belhanda israrı niye? Antalya karşısında başarılı olamayan bu iki oyuncu, Malatya karşısında da oyuna sonradan dahil olarak ''kulübeden gelen güç'' olamadılar. Belhanda 20 isabetli top kullanmış ama üretmiyor. Bjarnason iyi oynarken ve gole yakınken, bu değişikliğe anlam veremedim. Orta alanın temposuzluğunu ben de beğenmedim ama aynı değişiklikleri denemekle, farklı sonuçlar alamazsınız...Orta alanda daha önce başarılı maçlar çıkaran Sinan var, Karagümrük'ten transferimiz Erhun var ama israrla Dokoviç ve Belhanda...

Tesadüfün böylesi...

Hoca değişiklikleri genelde takımlar üzerinde olumlu sonuçlar aldırır. Futbolcuların, yeni hocanın gözüne girme çabaları bunda etkendir. Sezonun ilk yarısında hafta arası Sumudica'ya görev veren Malatya yönetimi, Adana'dan 3 puanla dönmüşlerdi. Bu hafta arası göreve getirilen Cihat Arslan'da, takımımızdan 3 puan kapmayı başardı, böylece ligin dibinde ki takımın çiçeği burnunda iki hocası 6 puanımıza mal oldu...

Kısa kısa...

-Maçın genç hakemi Yasin Kol, maçın önüne geçmedi ve maçın hızını kesmeyerek iyi bir yönetim gösterdi...

-Kalecimiz Muriç her zaman olduğu gibi başarılı kurtarışlara imza attığı gibi, libero gibi oynayarak defansına katkıda bulundu...

-Balotelli ve Bjarnason günlerinde değillerdi ve her zaman yakaladıklarında gole çevirdikleri fırsatları yakalamalarına karşın gole çeviremediler. Neler kaçtı neler?

-Gökhan İnler'in ters yöne attığı yaratıcı pasları etkiliydi...

-Assombalonga oyuna alınmakta geç kalındı...

-Akintola ne zaman forma girecek?

-İsmail Çokçalış geleceği olan bir oyuncu. Svensson ile gireceği tatlı rekabetten takımımız kazançlı çıkar...Svensson'un kulağına  birileri ''topu defanstan tek hamlede uzaklaştır'' diye fısıldamalı...

Özetle...

Bu temposuz, iş disiplini olmayan oyun, rakibi küçümseme ve skor yakışmadı. Sanal alemde ligin dibinde ki takıma yenilgi dolayısıyla futbolcularımız yerden yere vuruluyor. Yapmayın arkadaşlar... Hala zirveyi kovalıyoruz aynı futbolcular sayesinde. Uzun lig maratonunda olur böyle kazalar, önemli olan dersler çıkarmak...Önümüzde iki hafta evimizde Sivas ve Başakşehir'i ağırlayacağız, 6 puan kan yapar...Yeter ki, beyinleriyle saha da olsunlar...