Adana Demirspor evinde ağırladığı Kasımpaşa kilidini açamadı, gol atamadı ve sahadan bir puanla ayrıldı. Kapanan defansları açacak çilingiri yoktu...

Hafta arası Teknik direktörümüz Montella'nın basın toplantısında, kendisine bir soru yönelttim. ''Takımımız oynamaya çalışan, üzerimize gelen takımlara karşı özellikle deplasmanlarda etkili futbol oynuyor ama evimizde defansını kalabalık tutan, kanatları kitleyen takımlara karşı etkisiz kalıyor, Malatya maçında olduğu gibi. Bu hafta sonu oynayacağımız Kasımpaşa maçı da onlardan biri...Kapanan defansı açacak kilidiniz var mı?'' Cevap her zaman olduğu gibi detaya girmeden klasikti. ''Kasımpaşa ile zorlu müsabaka oynayacağız, elimizden geleni yapacağız''... Açamadık, çilingirimiz yoktu...

Kasımpaşa karşısına Vargas- Yunus- Assombalonga- Akintola forvet dörtlüsüyle çıktık. Geçen hafta Altay deplasmanında harikalar yaratan forvetimiz, bu hafta etkili olamadı, olamazdı...Açayım...

Santrfor Assombalonga'yı nasıl tanırsınız? Hızlı, yıpratıcı, sprinter, defans arkasında geniş boşluklar bulduğunda etkili olan forvet tipi...Ama asla pivot santrfor değil...Bu maçta pivot santrforluğa soyundu ve beceremedi, iki stoper arasında kayboldu. Kanatlardan top gelmesine karşın, son vuruşu yapamadı. Hava topu kazanamadı, önemli fırsatlar harcadı...Sadece Assombalonga mı? Hayır...Forvet arkasında ki üçlü de işlemedi...

Yunus ve Vargas forvetin kanatlarını kullanan oyuncularımız. Dönüşümlü olarak forvet arkasını da tamamlıyorlar. Her ikiside hızlı, çabuk, bilekleri yumuşak karakterler...Kasımpaşa, kanatları kapatıp bu ikiliye sprint ve dripling imkanı bırakmayınca, etkisiz kaldılar ve 90 dakikayı tamamlayamadılar. Saman alevi gibi parladıkları anlar oldu ama maç genelinde pasiftiler...

Akintola hızlı, seri, adam eksilten bir oyuncumuz...Zaman zaman bu yeteneklerini sergiledi ama sonunda arkadaşları ile topu buluşturmada sıkıntılar yaşadı. Yaptığı olumlu hareketlerin sonunu getiremedi...

Kapalı defans nasıl açılır?

-Oyunu kenarlar yayarak, oyunu genişleterek...Yayamadık, genişletemedik...

-Ceza sahası dışından isabetli şut çekerek...Çekemedik, isabetli şut sayımız birde kaldı...

- Hava topu kazanarak...Kazanamadık, Assombalonga rakip stoperlerden aşıramadı...

Kaleci Muriç'ten önemli kurtarışlar...

Kalecimiz Muriç bu maçta da önemli kurtarışlara imza attı. Hele bir tanesi var ki, 86. dakikada karşı karşıya kaldığı pozisyonda gole izin vermeyerek, bir puanın mimarı oldu, bütün rakip oyuncuları yere serdi...Yakaladığı topu çabuk başlatma da  sıkıntıları var..

Savunmamız dikkatliydi...

Savunmanın kanatlarında oynayan Svensson ve Rassoul sağlı sollu ataklar geliştirdiler, defans fonksiyonlarından çok, ofans fonksiyonlarını kullandılar. Son topları kullanmada daha dikkatli olmalılar. Defansta kaymaları beceremedik, Rassoul ileri çıktığında Simon kademeye giremeyince, rakibin hızlı oyuncusu Yusuf Erdoğan o kanattan tehlikeli ataklar geliştirdi...Samet başarılı bir maç çıkardı, yüksek toplara hakimdi, bir vuruşu direkten döndü. Kestiği toplarda oyun kurarken, topu ayağından daha çabuk çıkarmalı, risk almamalı...

Hava topları hakimiyetimiz, önemli silahımız...

Takımımız hava hakimiyeti konusunda rakiplerine üstünlük sağlıyor. Özellikle duran toplarda Samet- Simon- Rassoul- Stambuli- Assombalonga- Balotelli gibi oyuncularımız havadan kuş uçurtmuyorlar. Gerek kalemizde gerekse rakip kalede duran toplarda hava üstünlüğümüz, önemli silahımız..

Orta alan Stambouli- Sinan ikilisine teslim...

Stambouli takımımızın organizatörü...Ön libero bölgesinde uzun toplarla oyunun yönünü değiştirebilmesi, kısa toplarla oyun kurması, hava üstünlüğü önemli özellikleri...Sinan'ın bitmek tükenmek bilmeyen enerjisi her maça yansıyor ve her maçta en fazla mesafe kateden oyuncu ünvanını kimseye bırakmıyor...

Kulübe zayıf...

Kulübemizde Balotelli- Belhanda-Ezeh yokluğunda, Kasımpaşa karşısında kulübemiz oldukça zayıf göründü. Maçın sonlarına doğru gol gelmeyince, ''kurtarıcı olarak kim girebilir?'' diye baktığımda, gözüme kimse çarpmadı. Kulübeden gelen güç konusunda eksik kaldık...

 Kısa kısa...

-Taraftarımız muhteşemdi. Maçın sonuna kadar takımlarını desteklediler, puan kaybına karşın, maç sonunda oyuncuları tribüne davet ederek alkışladılar...Süper ligde stad kapasitesinin %50 sini aşan takım sayısı çok az...

-Rakip takım Teknik direktörü Hakan Kutlu, maçın son dakikalarında yaptığı sportmenlik dışı hareketle gerilime neden oldu ve kırmızı kart gördü. Bir zamanlar bizim takımında hocalığını yapan Hakan Kutlu, o dönemlerde tribünlerden  protesto yiyince Başkanımız Murat Sancak ''Hakan'ı da alır giderim'' demişti...Değer miymiş, diye düşündüm...

-Hakem Erkan Özdamar genç ve gelecek vadeden bir hakem...Ödün vermeyen davranışlarıyla maçın kontrolünü kaybetmiyor. Sadece fazla düdük çalmayacağım diye, sertlik dozunu kaçırdı, faul pozisyonlarına devam dedi...

-Montella hoca değişiklikleri daha erken yapabilirdi...

Özetle...

''Puan puandır'' sözünü hatırlarsak, iki galibiyetin ardından gelen beraberliğe takılmamamız gerekir. Ancak Montella hocanın takılması gereken nokta, kapanan takımlar karşısında ki oyun planı...Haftaya Trabzon deplasmanı ve liderle karşılaşacağız, tam sevdiğimiz türden bir maç olacak...Yeter ki futbol şansı yanımızda olsun...