Lig de Cihat Arslan yönetiminde 6 maçta, sadece 3 puan alabilen Adanaspor, yeni hocası Coşkun Demirbakan yönetiminde 2 maçta, 6 puan aldı...Soruyorum? Coşkun hocanın elinde sihirli değnek mi var? Hayır... Aynı oyuncuları kullandığına göre...Sistemde değişiklik olmadığına göre...Başarı detaylarda gizli...Coşkun hoca şablona dokunmadan, oyuncuların aklını karıştırmadan ufak tefek dokunuşlarla sonuca gitti...Giresun maçını Hakan Barış’ın harika frikiki ile...Balıkesir’i  Gökhan Sazdağı’nın mükemmel oyunu ile...Taraftarının desteği ile...İster tılsım deyin, sihirli değnek deyin bu iki galibiyete çok ihtiyacımız vardı...Oyun olarak, daha önce ki maçlardan çok fark olmamasına rağmen, iki kahraman çıktı, arkadaşlarını ateşledi...Şans yanımızdaydı...Darısı Gençlerbirliği maçına...

Balıkesirspor’un transfersiz ama oturmuş kadrosu, takımımız karşısında ilk golü bulunca ‘’Eyvah...Önce ki maçların tekrarı mı?’’ dedim. Ama takımımız ilk yarının sonlarında Gökhan’ın getirdiği topa Fercesin’in mükemmel gol vuruşu yapmasıyla eşitliği sağladı. İkinci yarıda da yine Gökhan’ın ortaladığı topa, bugüne kadar ortaya çıkmayan Kone’nin kafa vuruşuyla galibiyet geldi...Balıkesir’in hareketli ileri üçlüsü kalemize geldilerse de, Karaçiç ve defans hattı gole izin vermedi...Böylece hem ilk iç saha galibiyeti, hem de iki maç üstüste kazanma sevincini yaşadık...

Goran Karaçiç kalemizde güven veriyor...Ancak, ayakla topu oyuna sokma konusunda kendini geliştirmeli...

Digao sağ kanat ataklarında etkili oluyor...Geri dönme sıkıntısını aşmalı...

Veli- Diniz ikilisi Balıkesir maçını başarılı geçirdiler. Onur Akbay’ın sakatlıktan dönerek takıma girmesi, tandemde ki rekabeti arttıracak...

Özkan’ın bir anlık dalgınlığı, gol de Foxi’ye avantaj sağladı...

Abdülkadir’in sakatlanması sonucu oyuna giren Bilal Yener, ileride top tutarak takımımızın hücumuna destek oldu...

Hakan yine çalışkandı. Kenan ön liberoda ‘’al gülüm, ver gülüm’’ oynadı...

Fercesin takımımıza ligde 2 gol kazandırdı, ikisi de klas golcü vuruşu...Demek ki, bu oyuncuyu ceza alanında fazla topla buluşturabilirsek, gol sorununu çözebiliriz. Ama önemli olan ceza alanına Fercesin’in istediği topları getirebilmek...

Kone yine etkisiz ama gol atarak moralini yükseltti...

Oğuzhan oyunun sonlarında oyuna girdi, her zaman olduğu gibi görünmedi...

Özetle...

Galibiyet güzel...Devam ederse, umutlanacağım...Milli maç arası, Coşkun hocanın takımı tanıması, yaraların sarılması adına güzel bir fırsat...Havalı Gençlerbirliği’nin deplasmanda havasını alacağız...

xxx

Osmanlı tokatı…

Adana Demirspor, büyük ümitlerle gittiği Ankara deplasmanından ‘’Osmanlı tokatı’’ yiyerek dönerken, Boluspor’un puan kaybettiği haftada önemli bir fırsatı kaçırdı. 3 hafta da 9 puan kazanan takımımızın, deplasmanda Osmanlıspor gibi güçlü bir takıma kaybı olağan karşılanabilir ama ortaya konan etkisiz oyunun ve futbolcuların moral motivasyon kaybının faturası, Hakan hocaya çıkacağa benzer. 8 maçta alınan 16 puan karşılığı olan maç başına düşen ortalama 2 puan, takımımızı zirveye taşımaya yeter ancak bu sene Karabük, Eskişehir, Elazığ ve Balıkesir takımlarının transfer tahtalarını açamamaları dolayısıyla fazla puan kayıpları, puan barajını yukarılara taşıyabilir...

Pote’nin varlığı...

Pote takımımızın hücum yükünü çeken önemli oyuncu...2 sene önce gol kralı olduğu gibi, bu sene de attığı gollerle takımımıza puanlar kazandırdı...Ancak... Pote’nin varlığı, takım arkadaşlarını tembelliğe itiyor. Şöyle ki; savunma ve orta alan oyuncuları sabırla organize atak hazırlıkları yerine doğrudan Pote’ye uzun top atmayı yeğliyorlar. Bu da, zaten Anıl’ın sıkı markajı altında ki Pote’nin top kaybına, etkisiz kalmasına neden oluyor. Oysa, orta alanda sabırla top çevirmek, hücum hazırlıkları yapmak, ‘’top biz de kalsın’’ı oynamak gerek...Pote’ye uzun top şişirmek, işin kolay tarafı ve oyuncularımız kolayı seçiyor...

Kaptan Galip ağırlığını koymalı...

Galip Güzel orta alan da 8 numara pozisyonunda oynuyor. Yani savunma aksiyonları kadar, hücumda da görev üstleniyor. Ancak bu iki görevi üstlenecek fizik gücüne sahip değil...Osmanlıspor karşısında ceza alanına giremedi. Oysa, Pote’nin deplase olarak açtığı koridorlara Erdal ile birlikte koşular yapmaları gerekti, yapamadılar...Hakan hoca, Galip’in fizik kondüsyonu yükselene kadar, dönüşümlü kullanma metodunu seçmeli...Erdal genç ve deneyimsiz oyuncumuz...Gençliği, çok koşmasına, pres yapmasına, mücadele dozunu yüksek tutmasına yarıyor...Ama deneyimsizliği, yanlış pas tercihlerini beraberinde getirince, Osmanlı karşısında etkili olamadı...

Kanatlarda rotasyona devam...

Takımımızın en istikrarsız bölgesi kanatlar...Bu istikrarsızlık, rekabetten kaynaklanıyor. Kage- Orkan- Koseçki- Berk bu bölgede yer alan oyuncularımız...Hiç birisi ‘’formayı kaptım, çıkarmam’’diyemiyor. Böyle olunca da, Hakan hoca dönüşümlü forma veriyor. Ama şu gerçek ki, bir maçta iyi olan diğer maçta aynı oyunu gösteremiyor...Kanatlarda istikrar sağlandığında, yani en randımanlı ikili sağa ve sola oturduğunda, takımımızın çehresi değişecek...

Savunmanın göbeği...

Mitroviç ve İsmail ikilisi, kısa süre beraberliğe karşın uyumlu bir tandem yarattılar...İsmail hava üstünlüğü ile, Mitroviç oyun kurma özelliği ile ön plana çıktı. Önlerinde Traore de pas dağıtımına eşlik edince, ‘’takımımızın omurgası sağlam’’ dedirtmişti. Osmanlı karşısında Tugay’ın attığı gol de, o driplinglere bu bölgede izin verilmemesi lazımdı...

Hakan Kutlu...

Taraftarını puan olarak tatmin etmesine karşın, oyun olarak bir türlü tatmin edemiyor...Bunda Gençlerbirliği ve Bolu’nun üstün performansları ve zirvede kopup gitmeleri de etken oluyor...Ama düşünmek gerekir ki, Gençlerbirliği süper ligden gelen 8-9 oyuncusu ile kaldığı yerden devam ediyor. Boluspor geçen yıl ki kadrosunu bozmadan, önemli transferlerle yoluna devam ediyor. Bizim takım ise bu sene kurulan kadrosu ile, bu takımlara nefesini enselerinde hissettiriyor. Sabır, takımımızın ilacıdır...Liglerin 8.-10. Haftaları kritik haftalardır. Sabırsız taraftar eleştiri dozunu arttırınca, yönetim çareyi hoca değişikliğinde bulur. Nitekim, 2 sene önce Erkan hocayı 8. Hafta da gönderdik. Geçen sene Giray hocayı 10. Hafta da gönderdik. Bırakın herkes işini yapsın...

Hakan hoca ne yapabilirdi Osmanlıspor karşısında?

Gol yedikten sonra Batuhan’ı daha erken alabilirdi oyuna...

Orta alan da yorulan Galip’i değiştirebilirdi...

Golden önceki hücum düşünmeyen oyuna, tepkisiz kalmayabilirdi...

Deplasmanda adam eksiltme özelliği olan Koseçki’ye daha fazla süre verebilirdi...

Özetle...Haftaya milli maç arasını iyi değerlendirmek gerek...Osmanlı tokatından dersler çıkararak, fizik kondüsyon arttırıcı çalışmalar gerek...Şu bir gerçek ki, bu lig de fizik gücü ön planda...Elazığ maçını kolay lokma görmemek gerek...Daha güçlü ekiplerle karşılaşmadık diyenlere ithafımdır, takımımız zirvede ki takımlara karşı daha iyi oynar...