Bir maçta takımın başına felaket ne zaman gelir, bilir misiniz?

-Bireysel hatayla birinci dakikada gol yeyip, yenik duruma düştüğünde...

-Maçın başlarında bir oyuncun kırmızı kart görüp takımı eksik bıraktığında...

-Yine maçın başlarında gol silahın santrforun, oyunu terketmek zorunda kaldığında...

-Oyuna takviye amacı ile alınan oyuncu, aynı dakika içinde kırmızı kart görüp takımını 9 kişi bıraktığında...

Yukarıda sıraladığım felaket senaryosunun tamamı rakibimiz Antalyaspor'un başına geldi. Birinci dakika dolmadan Kurdiashov'un hatasında yedikleri golle maça adeta 1-0 geriden başladılar...7. dakikada Soner'in kırmızı kart görmesi sonucu, uzatmaları da hesap edersek 90 dakika 10 kişi oynamak zorunda kaldılar...12. dakikada büyük ümit bağladıkları santrforları Luıs Adriano oyunu terketmek zorunda kaldı...Tam maça ortak oluyorum derken, oyuna dahil olan Japon Shoya, aynı dakika içinde kırmızı kart görerek takımını 9 kişi bırakınca, annesini gözyaşlarına boğdu...

Yani maçtan önce Nuri hoca'ya ''bir felaket senaryosu yaz'' deseydiniz, bu kadarını yazamazdı...Hoca sportif başarı adına kötü günler yaşıyor ama kırmızı kart ve agresiflik nedenlerini iyi inceleyip, dersler çıkarması gerekir...

Evet...Antalyaspor adına yaşanan felaket senaryosu, takımımız Adana Demirspor için de piyango oldu. Maça 1-0 önde başladık, rakip 10 kişi kaldı, en önemli oyuncuları oyundan çıkmak zorunda kalınca, oyunun kontrolü bize geçti. İkinci golü bir türlü bulamadık. Bunda 10 kişi kalan rakip karşısında yavaş oynamamız ve ''top biz de kalsın'' yerine uzun paslarla sonuca gitme arzumuz neden oldu. Bizim oyuncumuz Rakitskyi kırmızı kartla takımını eksik bırakınca, dağılmış Antalyaspor ümitlendi ve oyuna ortak olmaya çalıştı ta ki, Japon Shoya oyundan atılana kadar...Bu dakikadan itibaren ''eksik takıma karşı nasıl oynanır?'' prensiplerini uyguladık ve deplasman maçını farklı kazanıp, bir gün dahi olsa liderlik koltuğuna oturduk...

Antalyaspor'un felaket senaryosu sonrası takımımıza çıkan piyango, asla sahaya koyduğumuz başarılı futbolumuzu küçültmemeli...

Kalecimiz Ertaç asist yaptı...

Geçen sene başarılı kalecimiz Muriç gidince, ''yeri dolar mı'' diye bayağı endişelenmiştim ama Ertaç beğendiğim bir kaleciydi, geldi  kazağı sırtına bir daha çıkarmamacasına geçirdi, güven veriyor...Zaman zaman gereksiz çıkışları ve topla oynamaları  taraftarın yüreğini ağzına getiriyorsa da, kaleyi kaplıyor...Antalyaspor karşısında Assombalonga'nın attığı gol de asist yaptı.

Rakitskyi şimşekleri üzerine çekti...

Ukrayna'lı oyuncumuz Rakitskyi oynadığı 5 maçta, 3 sarı- 2 kırmızı kart görerek şimşekleri üzerine çekti. Hava toplarında ki üstünlüğü ve geriden isabetli uzun topları ile dikkati çeken oyuncumuz, Antalya karşısında ağır kalarak kırmızı karta sebebiyet verdi. Aslında Montella'nın oyun şablonunda defansımızın orta çizgiye çıkması, Rakitskyi'nin ağırlığının sırıtmasına neden oluyor. Gömülü defans oynasak, foyası ortaya çıkmayacak. Maç ve fizik eksikliğini atlatıp fazla kilolarından arındığında, başarılı olacağı günler yakındır zira çok önemli bir deneyimi var...Nöbetçi stoper Semih hazır nazır bekliyor...

Belhanda oyunun patronluğuna soyundu...

Geçen sezon başında büyük ümitlerle aldığımız Belhanda, sezonu boş geçmiş, beni ve taraftarları hayal kırıklığına uğratmıştı. Ancak bu sezona gollerini sıralayarak yüksek moralle başladı ve takımımızın oyun patronluğuna soyundu. Semeresini ülkesinin milli takımına çağrılarak gördü. Umarım, yakaladığı performansı arttırarak devam eder zira Montella'nın santrforsuz, çift 10 numaralı sistemi Belhanda'nın ekmeğine yağ sürüyor...

Yusuf Sarı'dan Yunus etkisi...

Geçen sezonun başarılı oyuncusu Yunus'un Galatasaray'a dönmesinde sonra, o mevkiye Yusuf Sarı alınmıştı. Bugüne kadar oynadığı takımlarda zaman zaman patlamalar yapan ama bir türlü istikrarlı çizgi yakalayamayan bu oyuncumuza Montella güvendi, formayı verdi. Yusuf da bu güveni boşa çıkarmadı, Antalya karşısında sağ kanattan ataklar yaptı, şutlar denedi, attığımız ilk gol de rakipten topu kapıp Belhanda'ya asist yaptı. Umarım, bu oyununu devam ettirir, Yunus etkisi yapar...

Assombalonga'nın geri dönüşü...

Sezon başından bu yana düzenli forma şansı bulamayan Assombalonga, Antalya deplasmanında son dakikalarda süre aldı ve öyle bir gole imza attı ki, ''forma verirseniz, golümü atarım'' dedi. Gerçekten, yaklaşık 50 metre top sürmesi, yakalamak ve düşürmek üzere gelen Hakan ve Veysel'i  fizik gücüyle dağıtması ve sonunda usta golcü vuruşuyla sonuçlandırması görülmeye değerdi...

Şimdi yandın Akıntola...

Hatayspor'da başarılı grafiğini izlediğimiz Akıntola, takımımıza geldiğinden bu yana katkı koyamadı. Montella onu kazanmak için zaman zaman şans da verdi ama Akıntola verilen bu şansları iyi kullanamadı. Geçen sezon formasını Yunus'a kaptırmıştı, bu sezon da Yusuf'a kaptırdı. Bu sene pabuç pahalı...Oraya Gökhan Töre'de transfer edildi. Başakşehir'den transfer Gulbrandsen Antalya karşısında bulduğu kısa sürede golünü attı. Şimdi yandın Akıntola, form grafiğini yükseltmezsen, bir daha formayı zor görürsün...

Kısa kısa...

-Ayın golü güme gitti...Gökhan İnler'in orta alandan gönderdiği uzun topu Belhanda bekletmeden Onyekuru'ya aktardı, o da bekletmeden tek vuruşla nefis bir gol kaydetti anca gol VAR'a takıldı. Ayın golü olabilecek nitelikteydi...

-Svensson sağ kanadı hem defansif hem ofansif anlamda iyi kullanıyor. Antalya karşısında 11 km. yi aşarak maçın ençok koşanı seçildi...

-Samet, her zaman olduğu gibi defansımızın emniyet sübabı...

-Rodrigues'in sakatlığı dolayısıyla kısa sürede formasına kavuşmasına sevindim. Her eve lazım...

-Gökhan kaptan ilerleyen yaşına karşın oyunun maestrosu...Stambouli kendini bulmaya başladı Bjarnason'dan da patlama bekliyorum...

-Ndiaye takımımızın en formda oyuncusu. Takımımıza kazandıranlara şükran...

-Emre Akbaba ayağının tozuyla giydiği formamıza enerji kattı. Goller ve asistler katacağı günler yakın...

-Onyekuru yüksek form grafiği ile takımımızın yıldızı ve ödülünü milli takıma davetle görüyor...Umarım, sakatlığı ciddi değildir...

-Milli maç arasının takımımıza ve özellikle de Dzyuba'ya iyi geleceğini düşünüyorum...

-Maçın orta hakemi Ali Palabıyık, sorunsuz maç yönetti ancak önünde olan kırmızı kartlık pozisyonları sarı kartla geçiştirmesi, verdiği kararların VARdan dönmesi kendisi adına olumsuzluktu...

-Emre Akbaba'ya  topun olmadığı ceza alanı içinde Kurdiashov'un yaptığı hareket, kesinlikle penaltı ve kırmızı karttı...

-Taraftarımız Antalya deplasmanında da takımını yalnız bırakmadı...

Özetle...

Puan cetveline bakmaya doyamıyorum, lideriz, bir günlüğüne de olsa...Rüya gibi...Geçen sezon yükseldiğimiz Süper lig de tepedeyiz...Hafta içinde yaptığımız basın toplantısında Murat başkanımızın ve yönetiminin hedeflerine, takım içi disiplinine ve özverilerine şahit oldum...Murat başkanın ''sonuna kadar beraberiz'' dediği başarılı Montella ve teknik kadrosu var...Çok alternatifli oyuncu kadromuz var...Türkiye'nin takdir ettiği taraftar topluluğumuz var...Takımının yanında olan medyamız var...Başarıya giden yol da herşey var...Daha ne olsun?