Adana Demirspor- Başakşehir maçının ikinci yarısında yıldızımız Yunus Akgün ceza alanına girerken çelme ile düşürülüyor. Net penaltı...Hakem Yaşar Kemal Uğurlu penaltıyı vermediği gibi, VARda ki skandal hakem Özgür Yankaya da çağırmıyor... Herkese VAR, bize niye yok...Var hakemin görmediklerini görmek için devreye girmedi mi? Maçı 2-1 kazandık da, problem yaşanmadı. Puan kaybetseydik, çok konuşulacaktı. 3 puan değil, 10 puan aldık. Başakşehir, Hatayspor, Beşiktaş puan cetvelinde altımızda kaldı. Bu sene 5. lik bile Avrupa yolu açabileceğinden çok kıymetli. Takımımızda 3 maçlık duraklama devrini atlatıp, yükseliş devrine geçti...

ADS den Milli takıma...

Kiralık oyuncumuz Yunus Akgün öyle bir gelişim gösteriyor, öyle bir patlama gücü var ki, durdurabilene aşkolsun. Semeresini A milli takıma seçilerek gördü. Başakşehir maçında adam eksiltmesiyle, süratiyle, asistiyle maçın yıldızıydı. Adeta kapalı defansları açan çilingir gürünümündeydi. Gelişmeye ve yükselişe devam genç adam...

Defansta Samet- Tayyip uyumu...

Defansımızın tandeminde iki genç Türk oyuncumuz var ve geleceğimizin teminatı...O kadar uyumlu, o kadar gelişime açıklar ki, onlar da Yunus kardeşleri gibi adım adım Milli takıma koşuyorlar, aslında hak ettiler de çağrılmayı. Ancak o bölgede Milli takıma çağrılan Çağlar- Merih- Ozan- Kaan'ın hepsi Avrupa'nın önemli takımlarında oynuyorlar. Gelecekleri parlak yeter ki gelişerek devam etsinler. Başakşehir karşısında ilk gol de Samet kafayı vurdu, Tayyip tamamladı, golümüz geldi...

Solbek formda Rassoul'u bekliyor...

Başakşehir karşılaşmasında sol kanadı Kaan'ın ayrılmasıyla, Alper savundu. Fena değildi ama formda bir Rassoul o bölgeyi uçurur. Bu sezona formsuz başlayan ve sakatlıklardan başını kurtaramayan Rassoul, bir an önce forma girmeli ve formayı kapmalı...Sağ kanadı savunan Svensson girdiği ters kademelerde başarılıydı. O da İsmail ile rekabet yaşamalı...

Gökhan ve Stambouli ikinci baharlarını yaşıyor...

Takımımızın ön libero ikilisi Gökhan İnler ve Stambouli deneyim abideleri...Futbollarının olgun döneminde ikinci baharlarını yaşıyorlar. Oyun kurmaları, oyunun yönünü değiştirmeleri, isabetli uzun paslar, takımımızı başarıya taşıyan unsurlar. Montella hoca macera aramadan bu ikiliyle devam...

Balotelli- Belhanda- Bjarnason kulübede...

Takımımızın kulübesinde bu kadar kıymetli oyuncuyu görünce, bir de ilk 11 i düşünün. Balotelli'nin son maçlarda ki form düşüklüğü ve agresifliği, milli takıma çağrılmamasına yol açtı. Başakşehir karşısında sonradan girdiği oyunda da, fazla top kayıplarıyla oynadı. Oyuna girdiği anda kullanılacak frikiki Vargas'ın elinden alması ve avuta atması, bu oyuncunun oyundan düşmesine yol açtı...Bjarnason galibiyet golünü atarak, hocasını haklı çıkardı. Yerine girdiği Assombalonga, oyundan haksız alındığının isyanı içerisindeydi. Asıl çıkması gereken, çok top ezen Vargas'dı...Belhanda kulübede oturmaya devam ediyor...

Ferhat- Kaan- Tarık takımdan ayrıldılar...

Hafta içinde sürpriz bir kararla bu 3 futbolcunun takımla ilişiklerinin kesildiği açıklandı ama gerekçeleri basına yansımadı. Ben de maç sonu basın toplantısında Montella hocaya sordum.'' Bu 3 futbolcunun ayrılması performans düşüklüğü nedeniyle sizin kararınız mı, yoksa disiplin sorunları nedeniyle yönetimin kararı mı?''...Montella hoca yönetimin aldığı kararlar doğrultusunda hiç bir yorumda bulunmayacağını açıklayınca, ben de cevabımı almış oldum. Spor kamuoyu bu konularda yönetimin daha şeffaf olmasını bekliyor...

Özetle...

Puan cetvelinde 5. sıraya oturduk ve buralar bizi Avrupa'ya taşır. Aslında geçen 4 maçlık periyotta fikstür avantajımız vardı ama bu lig avantaj mavantaj dinlemiyor. 3 maçlık krizi çabuk atlatıp kendimize geldik. Milli maç arasından sonra komşu Hatay ile bir 6 puanlık maç oynayacağız. Umarım yine bir seri yakalarız zira toparlandık, özgüvenimize kavuştuk...Yeter ki, herkese VAR, bize yok tekrarlanmasın...