Adanaspor kendi evinde konuk ettiği B.B.Erzurumspor karşısında zorlandı, ecel terleri döktü ve uzatmalarda Magaye’nin attığı 2 şık golle 3 puana ulaşarak, evinde galibiyet serisini 4 e çıkardı...Maç sonunda basın toplantısında Kemal Kılıç ‘’Maçın sonlarında yenik durumda iken istifayı düşündünüz mü?’’ şeklinde ki soruyu, ‘’Aklımdan geçti’’ diyerek cevapladı...Gerçekten de, Adanaspor 5 Ocak stadından yenik ayrılsaydı, hem 7 maçta alınan 4 yenilgiden, hem de ortaya konamayan oyundan dolayı, Kemal hocanın koltuğu sallanacaktı...Magaye, 90+1 ve 90+3 de attığı gollerle hem takımını, hem de hocasını ipten aldı...

Adanaspor- B.B. Erzurumspor karşılaşmasını 623 biletli seyirci izledi ve klasik olduğu üzere Başkan, yönetim, teknik kadro ve topçular aleyhinde sloganlar attılar...Ülkemizde işi iyi gitmeyen pek çok takımda, bu tür olumsuz tezahüratları duyabilirsiniz ama profesyonellik, bunlara kulak tıkamayı gerektirir...Kemal hoca, sinirlerine hakim olamayarak seyirci ile dialoga girdi. Oysa ki, duymazlıktan gelip, işine konsantre olması gerekirdi...Sadece Kemal hoca mı? Magaye’de gol attıktan sonra seyirciye ‘’Siz konuşun, konuşun’’ anlamında el işaretleri yaptı...Kemal hoca basın toplantısında esti, yağdı, gürledi ve küfredenlerin Adanaspor taraftarı olmadığını savundu...Peki...Bunlar Adanaspor taraftarı değilse, gerçek Adanaspor taraftarı nerede? Ankara’ya giden 15.000 nerede? Gaziantep’e giden 3.000 nerede? Niçin gelmiyorlar? Bu böyle devam etmez...Sevgili Başkan Bayram Akgül bu çözümsüzlüğü ya zeytin dalı uzatarak, dialoga girerek, asgari müşterekte buluşarak gidermeli veya gelen az sayı da taraftarında gelmemesini sağlayarak, seyircisiz oynamalı...Zira, seyircinin çok az olduğu maçlarda yapılan olumsuz tezahürat, futbolcuların ve teknik kadronun kulaklarında adeta çınlıyor ve sahadakileri negatif etkiliyor...Geçenlerde internette bir haber okudum. ‘’Sayın Soner Çetin, Adanaspor taraftarlarıyla, Başkanı barıştırmak için arabuluculuk yapacak’’...Adanaspor kocaman bir aile...Bu ailenin babası Sevgili Başkan Bayram Akgül...Ne gerek var arabuluculara? Baba, ailesiyle biraraya gelir ve bu işi çözümler...Çözümün odak noktası Sevgili Başkandır...Ya çözer ya da kesip atar...

Gelelim işi teknik yönüne...

Ekim ayına gelmemize karşın Adanaspor hala saha içi organizasyonlarını çözümleyememiş...Halbuki, geçen sene ki kadrosunu büyük ölçü de koruyarak, bir adım önde olması gereken takım Adanaspor...Forvette sorunlar var...İleri üçlü statik oynadı. Abdülaziz- Magaye- Oğuzhan’dan oluşan forvet yer değiştirmeden oynayınca, markajcılarının kucaklarında kaldılar...Kemal hoca Abdülaziz’e 56, Oğuzhan’a 88 dakika nasıl tahammül etti, anlayamadım...Abdülaziz oyunda kaldığı sürece taşıdığı topları ortalarken dağlara, taşlara gönderdi...Oğuzhan, 4 sene önce Adana Demirspor’da oynuyordu ve gelecek vadeden bir gençti...4 yıl boyunca oynadığı takımlarda hiç kendini geliştirmemiş, üstüne koymamış...Erzurum karşısında oynadığı etkisiz oyunla saç baş yoldurdu...Artık ne genç, ne de gelecek vadeden bir oyuncu...Aslında Magaye’yi de bu kategoriye koymam gerekirdi ama uzatmalarda attığı 2 golle hem kendini, hem takımını, hem de Kemal hocayı kurtardı...Uzatmalar başlayana kadar markajcısı Ozan’a üstünlük sağlayamadı, etkili olamadı ama uzatmalarda 2 kritik gol atınca ‘’maçı kurtaran adam’’ oldu...

Nerede benim ‘’Bermuda şeytan üçgenim’’?... Renan- Tevfik- Samican üçlüsünü özlüyorum...Hadi Samican gitti ama Tevfik neden ilk 11 de yer almaz, merak ettim...Tevfik’in oynamamasıyla oyun 4-1-4-1 e dönmüştü...Orta alanda uzun bir aradan sonra Koman yer aldı...Çalışkanlığı ve araya bıraktığı topları ile dikkati çekerken, maç eksikliği de gözden kaçmadı...Bilal Yener Arıca, forvet arkasında sırıttı...Kemal hoca, 3 koşan orta alan şablonunu yeğlemelidir...Temaslı, rakibi rahatsız eden orta üçlüye dönmelidir...

Geri dörtlüde Digao, fazla kilolarından arınmalı ve temaslı oyuna dönmeli, gerekirse sarı kart görmelidir...Levent hocanın değindiği ‘’sarı kartsız günler’’ devam ediyor...Didi ve Onur mücadele ettiler, görevlerini yaptılar...Sol savunmada iki Gökhan’dan, Meral tercihimdir...

Kaleye fazla iş düşmedi ama İrfancan yüksek hava toplarını topladı...Yediği gol de çıkmaması veya çıkınca alması gerekirdi...Tabii, kalecilik deneyim gerektiriyor, İrfancan da oynaya oynaya deneyim kazanıyor...

Özetle...Puana bakarsanız yukarılardayız ama ortaya konan oyundan hoşnut değiliz...Kemal hocanın milli maç arasını iyi değerlendirmesi, orta alanı domine eden oyun şekline dönmesi, forvette etkisizliğe çözüm bulması gerekmektedir...Dış saha sendromunu Altınordu deplsmanında kıracağımızı düşünüyorum...

xxx

Rekabet  gerek!

İstanbulspor- Adana Demirspor maçı gösterdi ki, rekabet gerek... Aynı mevki de oynayan bütün oyunculara rekabet gerek ama en çok orta alan oyuncularına gerek...Futbolcu kendini rahat hissetmemeli, ‘’yerim garanti’’ dememeli. Daha doğrusu Giray hoca dedirtmemeli...Derbiyi kazanan kadroyu bozmamakla Giray hoca doğru yaptı ama futbolcular yanlış anladılar galiba. Maçta yapılan 3 değişikliğinde orta alan oyuncuları olduğuna dikkat ederseniz, ne demek istediğimi anlarsınız...

İstanbul deplasmanından getirilen bir puan hiç te fena değil...Hatta hakemin yanlış penaltı kararı olmasa, uzatmalarda şans yanımızda olsa, 3 puanla da dönebilirdik...Lig de her puanın önemli olduğunu hesaba katarsak, milli maç arasına moralli giriyoruz. 15 günlük arayı takım olgusu adına iyi değerlendirmeliyiz...

Giray hoca, İstanbulspor karşısına kadro yapısını değiştirmediği gibi, düşünce yapısını da değiştirmeden çıktı...Yani...Oyunu sahamızda kabul edip, defansı gömülü oynatıp, orta alanın bloklar arası mesafeyi koruyup, çıkabilirsek Atabey- Lalawele ikilisiyle hızlı hücuma çıkma planı...Rakibin 3. Bölgede oynamasına izin verme, 2. ve 1. bölgelerde pres uygulama...Bu planın tamamı tuttu...Ta ki, ilk yarının son dakikalarında Kojiç’in attığı gole kadar...Gaziantep’ten tanıdığımız, hava üstünlüğünden başka özelliği olmayan bu futbolcunun markajı için, Giray hoca mutlaka stoperlerine gerekeni söylemiştir ama sağ kanattan gelen yüksek topta Kaleci İsmail ve Yiğitcan paylaşım hatası yapınca, beklenmedik anda golü yedik. Birkaç dakika sonra Atabey, rakip defans hatasını affetmeyince durum eşitlendi. İkinci yarıda Mendy topa dokunmasına karşın, hakem Kutluhan Bilgiç yanlış bir kararla penaltıya hükmetti. Oyunun sonlarına doğru Giray hoca risk alarak 4-4-2 ye döndü ve Tambe ile Atabey’i çift santrfor olarak kullandı. Tambe hocasını mahcup etmedi ve beraberliği sağladı...

Bireysel analize gelince...

Kaleci İsmail fazla iş düşmemesine karşın, önemli bir kurtarışa imza attı. Yediği ilk gol de hatası vardı...

Erhan Kartal...Bir ıskasının haricinde başarılı savunma yaptı. Kazandığı topları olumlu kullandı...

Kaptan Yiğitcan...Arkasında geniş boşluklar bırakmadığında başarılı görünüyor. Yüksek toplarda rakip santrfora fırsat vermemeliydi...

Adil...Her geçen maçta takımına ve partnerine uyumu artıyor. Performansını yakından takip ediyorum...

Sezer...İlk yarı defansif,  ikinci yarı ofansif görev yaptı ve başarılı oldu...Hala diyorum ki, orijinal bir solbek bulalım...

Orta üçlü Yiğit- Lingane- Lawalele... Giray hoca bu üçlüyü mutlak surette Tolgahan- Savaş- Umut üçlüsüyle rekabete sokmalı, hakedene formayı vermeli...İstanbulspor karşısında ilk üçlüden ikisini çıkarıp, ikinci üçlüden ikisini sokmasını olumlu buldum...Lawalele’yi beğendiğimi daha önce ifade etmiştim ama defansın arkasına sızma, ceza alanı dışından kaleyi yoklama gibi beğendiğim özelliklerini sergilemediği gibi, oyunun belli bölümlerinde saklandı. Bence rekabete gireceği arkadaşının nefesini ensesinde hissetmeli...Lingane oyunun tek defansif yönünü oynayarak bir yere varamaz. Yakında formasını kaptırır, zira Umut ve Savaş hazır göründü...Yiğit İncedemir öncelikle hakem ile dialogdan kaçınmalı...Giray hoca, Atabey gibi hava toplarına yükselebilen ve aşırabilen bir forvete sahip ama o toplara koşu yapabilen orta alan oyuncusu yok. Özellikle iç saha da orta alan oyuncularından gol yollarına koşu istemeli...

Kanatlarda Abdülkadir ve Mendy oynadı...Her ikisi de defansif anlayışı ön plana alınca, ofansda eksik kaldılar...Adbülkadir ikinci yarı biraz ileride gözüktüyse de, Mendy’nin hemen hemen hiç hücum aksiyonu yoktu...Abdülkadir, fizik olarak güçlendiği takdirde tekniğini daha fazla sergiler...’’Futbolcunun ayakta kalanı makbuldür’’ sözünü kulağına küpe etmeli...

Atabey önemli bir forvet oyuncusu...Özellikle deplasmanlarda daha yararlı olur...Tambe iç sahada yan toplar geldiğinde kullanılabilecek bir oyuncu...Savaş ve Umut orta alana dahil olduklarında canlılık getirdiler...

Özetle... Takımımızın artılarının yanı sıra eksileri de mevcut...Oyuncularımızın oynama iştahlarını artıların başına yazarsam, kazandıkları topu çok kısa sürede kaybetmelerini eksilerin başına yazmam gerekir... Yeni bir takımız...Zaman yeni takımların ilacıdır...Milli maç arası, eksikleri giderme çalışmaları adına önemli bir fırsat...Giray hocanın değerlendireceğini umuyorum...

Dipnot...Yayıncı kuruluş, süper lig maçlarına gösterdiği özeni, Tff 1. Lig maçlarına göstermiyor...