Dünya adını verdiğimiz bu gezegende;

120 milyar insan doğmuş, yaşamış ve ölmüş…

Günümüzde nüfusun 8 milyar olduğu biliniyor…

2050 yılında ise nüfusun 10 milyara çıkacağı tahmin ediliyor…

Dünya gezegeninde ister 50 milyar;

İster bir milyar;

İster bir milyon;

İsterse de 1 kişi de yaşasa;

İnsanın mutlu olma isteği hiç değişmez, bitmez, bitemez, bitmeyecektir;

Hangi çağda, yüzyılda, kültürde, toplumda,

Hangi yaşta olursa olsun;

Her insanın hayat sahnesindeki nihai hedefi şüphesiz;

Mutluluğu aramak, bulmak, varlığını adayıp,

Mutlu olarak yaşamayı başarmaktır…

Peki, insanın bir ömür peşinden koştuğu;

Mutluluk nedir?

Elle tutulup gözle görülür mü?

İlaç gibi satın alınıp yutulup yararlanılır mı?

Acılara, sorunlara çare olarak kullanılabilir mi?

Ve onu ömür boyunca yaşamak mümkün mü?

Hayır, asla ve kata…

Peki, ulaştığını sandığı mutluluğunu insan nasıl korur?

Hayatının tamamına onu nasıl yayar?

Bu sorulara kimse mantıklı bir yanıt veremiyor…

Çünkü mutluluk isimli duygu;

Binlerce on binlerce bilinmezliklerden oluşur…

Ama yine de insan ömrünü adadığı çağlar boyunca;

Hayatını feda ettiği;

Ömrü boyunca buna kafa yorduğu;

Akıllı bazı insanların;

Mutluluğa ulaşma konusunda ulaştığını sandığı;

Sanal bazı düşünceleri şöyle;

Mutluluğa götüren herhangi bir yol yoktur…

Sadece o düşünceyle yola çıkmak;

Yani sadece başlama noktası vardır…

Ya da mutluluk onu aramak için yolda olmaktır…

O ulaşılıp elde edilebilecek, sahip olunabilecek;

Bir somut nokta ve net sonuç yoktur…

Bu gözle görünmeyen, elle tutulmayan;

Soyut, hava ve bulut gibi; bilinmezliklerle dolu olmasına karşın;

Her insan bulmak mutlu olmak için hayatını severek yolunda harcar…

Yine de insan mutluluk konusunda umudunu kaybetmemiştir;

400 bin yıllık insanlık tarihinde;

Biraz daha netleştiği tahmin edilen;

Belirli ve belirsiz;

Mutluluk duygusu konusunda bazı soyut;

Ve sanal kurallar oluşturmuştur, şöyle deniliyor;

Mutlu olmak için;

1-Bir insanı tanımak için onu olduğu gibi kabullenin…

2-İyilik ve kötülük; iyi ya da kötü insan diye bir şey yoktur…

Yalnızca bireyler tarafından aktarılan iyilik ve kötülük vardır…

3-İnsanlar dâhil hiçbir şeyi yargılamayın;

Bu gün hiçbir şeyi yargılamayacağım deyin…

4-Maneviyatınızı daima koruyun; ruhlu yakınlık diğer kişinin mahremiyetini korumaktır…

5-Suçlamayın; Ruhlu olmak suçlamaktır; kabahat bende özür dilerim deyin…

6-Kabullen; Ruha fazla ışık tutmayın; karşındaki kişiye sen olduğun gibi güzelsin deyin…

7-Bağışlayın; bağışlamak unutmaktır…

8-Sadakati abartmayın; az sadakat bekleyin çok sadakat bulun…

9-Ruhlu olan kendi konumunu doğru belirle…

10-Azla yetin mutluluğun eksilmesin…

Bu gezegende tek bir insan yaşasa bile;

Ömrü boyunca mutluluğu aramak, varlığını ona adamaktan asla vazgeçmeyecektir…

Bu güne kadar akıllı insanlar mutluluk konusunda şunları söylemiş?

Montaigne diyor ki;

-Kiminin içitendir mutluğu kimi dıştan…

Benjamin Franklin şöyle diyor;

-Mutlu olmanın iki yolu vardır… Ya isteklerinizi azaltın; ya da olanaklarınızı çoğaltın…

Orhan Dinçel;

-Mutluluk ve aşkın tarifi yapılamaz; sadece yaşanır…

John Stuart Mill

Mutluluğu isteklerimi tatmine çalışmakta değil; onları azaltmakta buldum…

Aristo;

-Kendi kendine yetinen mutludur…

J.J. Rousseau;

-Her şeyden önce iyi olalım, ondan sonra mutlu oluruz…

Seneca;

-Para ile satın alınan mutluluk, daha fazla para ile kaybedilir…

Pascal;

-Hayal gücü güzelliği, adaleti, mutluluğu yaratır…

Alman Atasözü;

Her insan kendi mutluluğunun demircisidir…

 

SONUÇ OLARAK;

İçinde yaşadığınız koşullar ne olursa olsun; mutluluğu aramaya devam edin… Bulamayacağınızı aklınızın ucundan bile geçirmeyin…

Zaten ona ulaşmak için böyle bir düşünceniz oluştuysa, mutluluk konusunda yola çıkmış sayılırsınız…

İleride karşınıza sürprizleri çıkmasını dilerim…

Yine de her anınızda mutlu, sevinç ve güzelliklerle dolu dolu yaşayın…