Geçen hafta ki Giresun yenilgisinin ardında Başkan Murat Sancak, radikal kararlar aldı. Teknik Direktör Ümit Özat’ı gönderip yerine Cüneyt Dumlupınar’ı getirdi. Takımımızın kaptanları Volkan Şen ve Erkan Zengin’i kadro dışı bırakıp, kulüp bulmalarını istedi. Metin Korkmaz’ı başkan vekilliğinden ayırdı...’’Ne farketti’’ derseniz, ‘’çok şey’’ farketti. 5 gün içinde Trabzonspor’u kupadan eledi, Tff 1. ligin gizli lideri Tuzlaspor’u, 3 golle İstanbul’a puansız uğurladı. Görüldüğü gibi sonuç olarak çok şey farketti de, oyun olarak ne farketti? Açalım...

-Uzun süredir takımımızdan ayrı kalan Chedjou’yu, Trabzon ve Tuzla maçlarında kullanarak hem oyuncuyu kazandı hem de takımımızı kazandırdı. Son iki maç gösterdi ki, tandemde Chedjou- Tayyip ikilisi partner oldu...

-Geçen sene Rassoul’un solbek oynadığında, önemli ofansif ataklarını izlemiştim ve Ümit hocaya da bu köşeden hatırlatmıştım ama tınmadı. Son iki maçtır Rassoul’u, geçen sene ki formu olmasa bile, solbekte görmekten memnunum...

-Volkan ve Erkan’ın ayrılışı nedeniyle forvetin kanatlarını teslim alan Pa Dibba ve Yunus son derece başarılı maçlar çıkardılar. Maçı beraber izlediğimiz Engin Kanber olayı tek cümle ile özetledi ‘’Ruhsuzlar gitti, ruhlular geldi’’...

-İki maçtır daha kompakt bir takım izliyorum. Daha birbirine yakın, bloklar arası boşluk bırakmadan kısa boylu oyun...Bir basın toplantısında Ümit hocaya sormuştum ‘’Oyunun boyundan memnun musunuz?’’ diye...Cevap...’’Ben oyunun boyunu umursamıyorum, takmıyorum’’ demişti. Oyunun boyunu takanlarla, takmayanlar arasında ki fark, sahaya yansıdı...

Kulübeden gelemeyen güç...

Cüneyt hoca maçın ikinci yarısında azalan dinamizmi yükseltmek adına oyuna Emircan- Sinan- Sedat’ı aldı ancak bu gençler gereken katkıyı sağlayamadı. Emircan, Ümraniye’de ki günlerini mumla aratıyor...Sinan, gol noktalarına gitmekte zorlandı...Sedat, bitkin ve küskün görüntüsüyle ‘’Yorulan Yunus keşke çıkmasaydı’’ dedirtti...Oysa ikinci yarıda oyuna girenler için ‘’kulübeden gelen güç’’ tabiri kullanılır, olamadılar...Lanzafame, Koseçki hazır tutulmalı...

Kısa kısa...

-Çarşamba Vedat, pazartesi Zubas’kalede sorun yok’’ dediler...

-Okan Alkan başarılı bir maç çıkardı...

-Gökhan İnler ön liberoda orkestra şefi gibiydi. Forvete destek vermesini ve kaleyi şutlarla yoklamasını istiyorum...

-Hamidou Traore golünü atarak, eski günlerinden bir demet sundu...

-Hasan’ın kaç tane ciğeri var, acaba?

-Yunus sağ kanadı delik deşik etti, attığı gol mükemmeldi...

-Pa Dibba tam oyunda olması gereken bölümlerde talihsiz bir sakatlık yaşadı.Sakatlandığı halde oyuna devam etmek istemesi, formanın ne kadar kıymetli olduğunun göstergesi...

-Golcümüz Mehmet Akyüz gol atamadı ama defansı hırpaladı...

Kıssadan hisse...

Söz Teoman Gürbüz’den...Adana Demirspor’u 2 maçta başarılı oldu diye şişirmeyelim. Yarın olası kötü sonuçlarda kendimizle çelişmeyelim...

Günün esprisi...

Senenin en kısa günü olduğu için, işimizi ilk 45 dakikada bitirdik...

Özetle...

Puan cetveline baktığımda, ‘’yukarıdakiler, aşağıdakiler’’ ayrımını gözlemleyebilirim. İlk 9 takım zirveyi kovalıyor, diğer 9 takım düşme hattından uzaklaşmak istiyor...Böyle durumlarda istikrar ve her puan çok önemlidir...Kulübedekileri küstürmeden hazır tutmak, daha da önemlidir...Cüneyt hocadefansın oturması, orta alanın oyunun her iki yönünü oynaması adına uğraş verecektir. Adalet dağıttığı sürece, çok şey farkedecektir...