erolsennur @ hotmail.com

ADANA Demirspor teknik alanda “Hakan Kutlu” ile yolları ayırdıktan sonra, yerin “Yılmaz Vural” ile birlikte altı yardımcı teknik adam getirildi. Yılmaz Vural “Sağ kolum” dediği Mehmet Demirtaş’ın yanı sıra Cemal Tosun, Cenk Özcan, İlyas Kahraman, Muhammet Türkmen, isimlerine “özel görevler” verildiği, Yılmaz Vural ile spor basını arasında yapılan toplantıda su yüzüne çıkan yanlardı. Hangi yardımcı antrenörün ne yapacağı “iş bölümü” şeklinde paylaşımın, plânlı bir şekilde yürüyeceği açık bir dil ile belirtildi. Diğer yandan yardımcı antrenörler arasında 5 değişik dil bilinmesi de “Akademik Ekip” yorumu öne çıktı. Yabancı futbolcularla “dil problemi” yaşanmayacağı hükmüne parmak basıldı.

DEMİRSPOR kadrosunda yer alan yerli ve yabancı futbolcuların, birer işçi oldukları, görevleri futbol oynamak, Demirspor’un başarısı adına mücadele vermeleri gereken gerçeğin altı, kalın bir çizgi ile çizildiği işaret edildi. Müsabakalar sırasında boşa koşan ve yürüyen futbolcu değil (…) Mavi Lacivert formayı sırtında taşıyabilen futbolculara duyulan ihtiyacın 12 maçta 6 galibiyet, 1 beraberlik, 5 yenilgi alınması ile elde edilen 19 puanını yetersizliği, 17 puan kaybının “hoşgörü” ile karşılanmadığı gibi, ikinci yarı adına kalan 5 maçın “puan kaybı” olmaması, teknik adamlar tarafından masaya yatırıldı.

TEKNİK Direktör Yılmaz Vural “İşini ve görevini yapmayan futbolcu forma giyemeyeceği gibi Demirspor Kulübü ile bağlantıları kesilir” yorumu, kesin kararlılık ifadesiydi. Buna paralel, başarısızlık yaşandığında fatura teknik adama kesilmesinden dolayı “Ben gidersem onlarda  gider” demesi, bir ölçüde futbolculara verilen gözdağı idi. Özetle, Teknik Direktör Yılmaz Vural “Yanlış yapanlar ile yollar ayrılır. Bu bende olabilirim” cümlesinin içinde buna “kararlılık” var denilebilir.

GÜNÜMÜZE bakıldığında, Demirspor geride kalan lig maçlarının 36 puanlık serisi görülür. Burada 19 puan toplandı. Puan kaybı 17 olan Demirspor’da bunun telafisi, oynanılacak ve dış saha maçlarında elde edilecek başarılı sonuçlar sonrası puan veya puanlar ile “yapılabilir” görüşü taşıyan Teknik Direktör Yılmaz Vural; kalan rakipler arasında “Adana Derbi” müsabakası olan Adanaspor maçı bir kenara bırakıldığında; Bolu, Balıkesir ikilisi ile deplasmanda oynanılacak!. Adana’da Giresun ve ilk yarının son karşılaşması Gençlerbirliği maçı, devrenin bitimini gösterecek. Demirspor’un birinci yarı karnesi netleşecek..

YILLMAZ Vural’ın altını çizerek belirttiği konuşmaların içerisinde “Başkan Murat Sancak, bu takım şampiyon olacak. 24 yıllık özlem noktalanacak. Kadroda yer alan futbolcuların, görev bilinci taşımaları gerekli. Futbolcular için forma, bir iş tulumu. Çünkü; meslekleri ve ekmek tekneleri futbolculuk mesleğinin tarifidir. Bazı futbolcular kötü oynayabilir (…) ama kötü koşamaz. Futbol artık basketbol oyunu gibi toplu hücum gerektiğini işaret eder. Bir doktor her halde kanser hastası olana, aspirin vermez. Biz de Mavi Lacivert formayı, oynayan ve hak edene forma vereceğiz. Ana fikir olarak önümüzdeki tüm maçlarda vites yükseltmek zorundayız” sözleri dikkat çekti.

DEMİRSPOR taraftarı da şunu biliyor ki; “Geride oyun kurup, orta sahadan ön oyunculara servis yapılabilmeli. Kademedeki oyuncu, bir vücut çalımına yenilmemeli. Duran toplar için önlem alınmalı. Takım yenildi ama, futbol oynadı denilmeli. Üretken olunmalı. Futbol oyunu sahada enlemesine değil (!) dikey  oyun tercih edilmeli. Başkan Murat Sancak’ın bu kadar özverili ekonomi harcamasına karşın, ligin sonu fiyasko ile neticelenmemeli…” gibi ifade görüş sunumundalar.

TEKNİK Direktör Hakan Kutlu’ya ne yazık ki Demirspor forması geniş geldi. Kayıplar üzdü. Puan kaybı yaşandı. Bu nedenle takımın başına, tecrübeli ve deneyimli,  34 kulüp çalıştırıcılığını geride bırakan “Yılmaz Vural” getirildi. Bir söz vardır: “Orkestra şefi olmadan (…) orkestradan bir şey beklenmez”… Demirspor’un başına, şef olarak  Yılmaz Vural geldiğine göre….. yarınlar beklenecek ve görülecek!...