Lider gittik, lider döndük...Hak ettiğimiz yerdeyiz...''Lider takım nasıl oynar?'' el aleme gösterdik...

Kasımpaşa deplasmanından 4-1 lik galibiyetle dönünce, taraftarlarımızdan inciler...

Takım olabilmek başka bir şey...Yönetimiyle, teknik ve idari kadrosuyla, oyuncularıyla, taraftarlarıyla, medyasıyla bir bütün olabilmek başka bir şey...Adana Demirspor işte böylesine bir bütün...

Gelelim maça...

Yeni hocasıyla ivme yakalayan Kasımpaşa zor bir deplasmandı ama sahada o zoru, kolaya döndüren bir futbol aklı vardı sahada. Mimarı Vincenzo Montella...Oyunu kalecimiz Ertaç ile geriden başlattık, rakip fazla adamla ön baskıya gelmesine karşın, telaş yapmadık. Topu ayağa oynayarak, kısa üçgenlerle çıktık. Rakibi sahamıza davet ettik, defansını orta çizgiye kadar çıkarmasını sağladık. Oyun bu karaktere dönünce ekmeğimize yağ sürüldü, defans arkasına koşu yapabilecek Onyeku gibi hızlı oyuncularımız, sevdikleri geniş alanları buldular. ''Üzerimize gelen yanar'' şeklinde sloganımız vardı, gerçekleşti. Paşa maşa dinlemedik, lider gittik, lider döndük, lider bir takımın nasıl oynaması gerektiğini dünya aleme göstererek, liderlik koltuğunda hakkıyla oturduğumuzu ispatladık...

Gelelim oyuncularımıza...

Beklentimin üzerine çıkanlar...

Kalecimiz Ertaç olağanüstü refleksli ellerinin yanına, soğukkanlı kontrollü ayaklarını ve futbol aklını katınca, tadından yenmez oldu. Montella'nın bu oyun şablonu risk taşıyor, kaleciye önemli görevler yüklüyor ve Ertaç bu yükün altından, alnının akıyla çıkıyor. Her maçta 1-2 hata oluyor ama bu riski almaya değer, özellikle arkadaşının ayağına attıklarında değil, kalabalığa ortaya atığı toplar tehlike yaratıyor. İnanılmaz kurtarışlarıyla milli takıma göz kırpıyor...

Rodrigues defansımızın solunda oynuyor ve bir solbekten fazlası...Son yıllarda çok çektik solbeksizlikten...Kimi denediysek olmadı. Fransız Rodrigues bir geldi, formayı çıkarmamacasına kaptı. Savunma görevinin yanı sıra oyun kuruculuğa da soyundu. Nefis frikik gollerine şahit olduk. Uyum sürecini çabuk atlattı. Keşfedenleri kutluyorum...

Badou Ndiaye...Ön libero da 6 numara pozisyonunda oynuyor ama tutabilene aşkolsun...Yeri geldi mi 8 numara, bazen 10 numara...Gol dersen gol atıyor, yaratıcı pas dersen, o da var. Defansın önünü kapatma mı dersin, en iyi yaptığı iş...Yüksek formunun Adana Demirspor'a rastlaması bizim şansımız, Adana kebabından olsa gerek zira bundan önce oynadığı takımlarda hiç bu kadar verimli olduğu süreci hatırlamıyorum...

Henry Onyekuru...Geçen sezon Adana Demirspor'u, Adana Demirspor yapan sistem kanatların işlemesi, Yunus ve Vargas'ın uçmasıydı. Kiralıklar takımlarına dönünce, ''acaba''lar, ''yerleri dolar mı'' endişeleri başladı ama Onyekuru hazırlık maçlarından itibaren ''ben burdayım'' dedi. Sol kanadı fazlasıyla doldurdu, Rodrigues'e yardıma gitti ve takımımızın sol kanadının işlerliğini sağladı...Onyekuru ile ilgili en güzel cümleyi Fenerbahçe hocası Jorge Jesus'tan duydum, ''karşısına kimi koysam hızıyla geçerdi''...

Youness Belhanda...Kariyerine bakınca değeri anlaşılıyor ama geçen yıl takımımıza katkısı sınırlı kaldı, verimli oynadığı maç sayısı, bir elin parmaklarını geçmedi. Ama bu sezona öyle başlangıç yaptı ki, ''ben buyum'' dedirtti. Goller, asistler derken Kasımpaşa karşısında 1gol,2 asist ile oynadı. Attığı gol iğne deliğinden geçti. Eksiği mi? İstikrarsızlık...Geçen hafta Gaziantep deplasmanında oynayan Belhanda ''bu mu'' dedirtti. Bir de, tek pas düzenine dayalı Montella şablonu, top Belhanda'ya geldiğinde zaman zaman kopuyor...Montella'nın santrforsuz sisteminde gole en yakın kişi olarak daha fazla gol atması lazım...

Son olarak ta hocamız Vincenzo Montella…Geldiği ilk günden bu yana varlığını hissettiren, takım olma yolunda büyük çabalar harcayan, takımızı liderlik koltuğuna oturtan Montella’nın futbol aklı…Murat başkanın Montella hoca ile uzun yıllar devam etmesi dileğimdir. Kasımpaşa maçı ile ilgili eleştiri derseniz, 45-60 dakikalar arası baskı yedik, ‘’gol geliyorum’’ dedi, oyuna müdahalesini beklerdim…

Yüksek beklentimi karşılayamayanlar...

Emre Akbaba’nın futbolculuğunu sizlere anlatmama gerek yok, Galatasaray'da ve Alanya'da yaptıkları ortada. Takımımıza transfer olduğu günden bu yana Montella ona ilk 11 de şans veriyor üstelik sevdiği 10 numara bölgesinde. Bugüne kadar 10 numaranın hakkını henüz veremedi. Diyeceksiniz ki, çok koşuyor, rakibe baskı yapıyor. Evet, yapıyor...Ben Emre'den oynadığı kaleye en yakın nokta olarak goller bekliyorum, yaratıcı paslar bekliyorum, serbest vuruşlarda ki etkinliğini sergilemesini bekliyorum. Umarım, bundan sonraki maçlara kısmet olur...

Rakitskyi...Ukraynalı oyuncunun transferine çok memnun olmuştum ama henüz beklentilerimi karşılamadı. Deneyimiyle, hava üstünlüğüyle, topu oyuna olumlu sokuşu ile takımımıza çok şeyler katabilir ancak uyum sürecini henüz atlatamadığını gözlemliyorum. Kasımpaşa karşısında kafa ile uzaklaştırdığı bir topu tehlike hunisinin dışına atması gerekirdi.. Eminim ki, uyum sürecini atlattığında tadından yenmez olacak...

Dzyuba...Rakitskyi için söylediklerim Dzyuba için de geçerli, zamana gereksinimi var...

Stambouli ve Bjarnason...Bu iki orta alan oyuncusu, deneyimleriyle geçen sezon takımımıza çok şeyler kattılar. Bu sezon yeterli fizik gücü ve form düzeyine ulaşamadıklarından, ilk 11 de şans bulamıyorlar veya bulurlarsa 90 dakikayı tamamlayamıyorlar. İnanıyorum ki, sıkı çalışırlarsa verimliliklerini yükseltirler zira takımımızın bu oyunculara ihtiyacı var...

Çizgisi değişmeyenler…

Svensson…Form grafiğini hiç düşürmüyor, her maç aynı performansı gösteriyor. Teknik direktörlerin sevdiği oyuncu tipi. Sana her maç 10 üzerinden 7 lik oynar…

Samet…Defansımızın sigortası…Hava üstünlüğüyle, rakibi rahatsız etmesiyle her maç formayı kapıyor. Defansta gösterdiği hava üstünlüğünü, ileri çıktığı duran toplarda da göstermesini ve skora katkıda bulunmasını istiyorum…

Semih…Nöbetçi stoper…4 yıldır takımımızda, ne zaman görev verildiyse başardı.

Akıntola’ya bir parantez açmam lazım..Hatayspor’da ki başarılı günlerine şahit olmasam, ‘’gönderin gitsin’’ diyebileceğim bir oyuncu tipi. 2 senedir takımımıza katkısının çok olduğunu söyleyemem. Bunları gol attığı bir maçtan sonra yazıyorum. Yeteneklerini sergilemesi, gol noktalarında etkili olması gerek zira takımımıza çok borcu var...

Assombalonga ilk 11 başladığı maçlarda pek başarılı olamadı. Kulübeden geldiğinde iyi maçları var. Form grafiğini yükseltmesi gerek…

Yusuf Sarı…Yetenekli sprinter…Bu sezon sürpriz maçlarını ve gollerini izleyeceğiz…

Özetle…

Ne denilebir ki? Lideriz…Başarılıyız…Bu hafta evimizde yaralı Konya’yı ağırlayacağız. Ardından 2 deplasmanımız var. Dünya kupası arasına rahat girebilmemiz, bu 3 maçtan en az hasarla çıkmamıza bağlı… Başkanımızla, hocamızla, oyuncu kadromuzla, taraftarımızla, medyamızla bu başarımızı devam ettirmeye odaklıyız…Haydi şimşek rast gele…