Okuyanlar hatırlayacaktır, bazı yazılarımda PKK’ya yönelik ciddi eleştirilerim oldu. Özellikle de PKK’nın özgürlükçü değil totaliter bir yapı olduğunu vurguladım. Kürtlere özgürlük ve demokrasi getirmeyeceğini, terör örgütünden özgürlük ve demokrasi beklemenin beyhude olduğunu yazdım. Eleştirilerimde devletin resmi söyleminden yararlanmadım. PKK’nın kendi yayınları üzerinden eleştiri yaptım. Örneğin anayasaları olarak kabul edilen KCK Sözleşmesi ve Öcalan’ın kitaplarından alıntı yaparak, bu yapının özgürlükten, demokrasiden, hukuktan ne kadar uzak olduğunu anlatmaya çalıştım. 

Bana ilginç gelen nokta, bir kısım Kürtlerin bu örgütü desteklemesini anlayabilmekle birlikte, bir kısım solcuların bu örgütü barış güvercini ve özgürlük savaşçısı görmesidir. Bu arkadaşların sempatisi şayet samimi ise, bunun tam bir ahmaklık olduğu kanaatindeyim.

Bugün PKK’nın Suriye’deki uzantısı olan PYD’nin Süryanilere yaptığından bahsetmek istiyorum. Daha önce de bu konuda bazı raporlar ve şikayetler yayınlanmıştı. Medyaya yeni yansıyan habere göre, Avrupa Süryani Konfederasyonu Temsilcileri bir açıklama yaparak, PYD’denşikayetlerini dile getirmiş. Kamışlı ve Habur bölgeleri başta olmak üzere PYD’nin kontrolü altındaki yerlerde Hıristiyan okullarının kapatıldığını ve okullardaki müfredatın zorla Kürtçeleştirildiğini ileri sürüyorlar.

Binlerce yıldır kuzey Suriye’de yaşayan Süryani ve Keldani azınlık grupların temsilcileri, şikayetlerinde Kürtçülüğü merkeze alan bir eğitim programına zorlandıklarını da belirtiyorlar.

Türkiye’de ana dilde eğitim diye sesini yükseltenlerin yaptığına bak! Burada ana dilde eğitim diye bağıracaksın, orada Süryaniye, Keldaniye Kürtçü eğitimi dayatacaksın!

Türkiye’de milliyetçiliği, Türkçülüğü eleştireceksin, orada başka ulustan olanlara dahi Kürtçülük yapacaksın! Buna hiç şaşırmadım, çünkü daha önce benzer şeyleri sürekli yazdım. PKK’nın fıtratında bunlar zaten var! Başka şey beklemiyorduk! Bu örgütü barış güvercini ve özgürlük savaşçısı gören, demokratik özerklik, demokratik modernite, komünal düzen gibi cilalı laflara inanan salaklar gerçeği ne zaman anlayacak acaba?