Adana Demirspor geçen hafta neredeyse küme düşmesi kesinleşen Malatyaspor'a yenilerek rakibe umut aşılarken, bu hafta yine aynı endişeyle Adana'ya gelen Sivasspor'a yenilerek adeta cansuyu verdi...

Peki, ne oldu da 3 hafta öncesine kadar sahada gösterdiği performansı skora yansıyan takım gitti de, beyinleri sahada olmayan sıradan takım haline geldi? Neden bu kadar potansiyeli yüksek oyuncuların performanslarında, verimliliklerinde düşüş yaşandı?

Bunu Sevgili Murat Sancak Başkanın söylemleriyle takımın önüne geçme çabalarına bağlayanlar var, ''süper lig de hedefimiz ilk 10'' demesine bağlayanlar var... Başarılarıyla göklere çıkardığımız Montella hocanın formsuzluğuna bağlayanlar var...Ama bir gerçek var ki, potansiyeli inkar edilemeyecek futbolcularda ki performans düşüklüğü...

Bu futbolcuların başında Belhanda geliyor...Kariyerine bakıp ta, bu kadar potansiyelli bir futbolcunun performansının, takımımıza katkısının bu kadar düşük olmasını mantığım kabul etmiyor. Böylesine sansasyonel bir transferin ilk 11 de yer bulamaması, sadece Fenerbahçe maçında attığı golün arkasına sığınması olacak iş değil. Tribünler soruyor ''Belhanda ne iş yapar?'' Montella neden israr eder? Belhanda Sivasspor karşısında %99 luk bir pozisyonu kaçırdığı gibi, penaltıya sebebiyet vererek takımımızın yenilgisinde başrolü oynadı...

Gelelim Balotelli'ye... Geçmişte oynadığı takımlara baktığınızda, potansiyelini inkar edebilir misiniz? Adana'da gösterdiği performansla  tekrar İtalyan milli takımına çağırılan Balotelli'ye neler oldu? Kendini Messi ve Ronaldo ile kıyaslaması bile, kafasının başka yerlerde olduğunu gösteriyor.Son maçlarda ki performans düşüklüğüne bir de saha içi agresifliği ve hırçınlığı eklenince, takımımızın kimyasının bozulduğunu düşünüyorum...

Devam edelim...Potansiyeli yüksek, performansı düşük oyuncular listesine Akıntola- Castro- Gökhan İnler- Simon Deli- Rassoul'u ekleyebilirim...

Kaleci Muriç- Samet- Tayyip- Yunus'u, bu sezon gösterdikleri yüksek performansla, potansiyellerini ortaya çıkaranlar diye tarif edebilirim...

Stambouli- Svensson- Bjarnason'u potansiyelleri oranında performans gösterenler diye adlandırabilirim...

Kaan- Damjan- Sinan'ın potansiyel ve performanslarını, bu seviye için yeterli bulmuyorum...

 

Rakipler sistemimizi çözdüler...

Montella hoca geldikten sonra takımımız oyunu sahasında kabul eden, hızlı geçişlerle kontrataka çıkan, kanatları kullanan bir sisteme büründü. Kanatlarda Yunus ve Vargas gibi hızlı oyuncularımızla, ceza alanı çevresinde Balotelli- Assombalonga gibi golcülerimizle başarılı maçlar çıkardık. Ancak rakipler çözdüler sistemimizi. Kanatları kademeli çok adamla kapatıyorlar, Yunus ve Vargas'a sevdikleri defans arkası geniş boşlukları bırakmıyorlar, kanatlar çalışmayınca golcülerimiz yeterince beslenmiyor...Sivas karşısında Vargas ve Yunus kilitlenince, Balotelli topları ezince hücumda mahkum oynadık...

Defansımızın solu yol geçen hanı...Burada Kaan- Vargas ikilisi oynuyor. Vargas'ın defans yönünün düşük olması, Kaan'ı zor durumda bırakıyor. Zaten Kaan'ın potansiyel ve performansına bakarsam, her ikisininde yeterli olmadığını görüyorum. Aynı cümleler Kaan'ın yerini terkettiği Alper içinde geçerli...Bu mevki de bir de Rassoul var, onunda potansiyeli yüksek, performansı düşük...Murat Başkan Ocak transferinde buraya bir nokta transfer gerçekleştiremedi...

VAR maçın önüne geçiyor...

Futbol dünyamıza yeni giren VAR sistemi nereye koşuyor? Hakemlerin görmediklerini görüyor...Gördüklerini yanlış çıkarıyor...Adım adım saha içi hakemliğinin sonunu hazırlıyor...İlerleyen zamanlarda sahada hakemin olmadığı, VARdan bildirilen kararların skorborda yansıdığı günler görürsem, şaşırmam...Sadece ofsayt kuralında hakkaniyet sağlandı ama bir o kadar da hakemleri rehavete sürükledi. Bana ters gelen, VARa çağırılan hakemin pozisyonu ağır çekimde izlemesi...Orta saha da faul bile verilmeyecek  temaslar, VARda incelendiğinde penaltı olabiliyor...Hakemler çok yakından çıplak gözle vermediği kararlarından, VARda ağır çekim izlediklerinde dönebiliyorlar...Bir de VARa çağırılan hakem ''Demek ki, birşeyler var.Beni VARa çağırıyorlar'' düşüncesiyle hiç boş dünmüyorlar...Sivasspor karşılaşmasında VAR kararları haklı veya haksız demiyorum, maçın önüne geçti...

Sivaslı basın mensupları kınandı...

Sezonun  ilk yarısında Sivas'ta oynanan maç sonu basın toplantısında, Sivas'lı meslektaşlarımız saha içi olaylar nedeniyle teknik kadromuzu ve medya sorumlumuzu protesto ederek saygısızca salonu terketmişlerdi. Bizler Adana medya mensupları olarak, maç sonu basın toplantısında konuyu kınadığımızı ancak aynı saygısızlığı göstermeyeceğimizi Rıza Çalımbay'a bildirdik. Rıza hoca da, Sivas'lı basın mensuplarının davranışlarını tasvip etmediğini söyledi...Zaten hiçbiri Adana'ya gelmedi...

Kıssadan hisse...

Sahaya atılan çakmak ve su şişeleri Adana'lıya yakışmadı...

Özetle...

Puan cetveline baktığımda hayallerimin ötesinde bir yerdeyim, Başkanımız da hedef koydukları yerde olduklarını söylüyor. Aslında üstüste gelen başarılarla zirve için heveslemiştim ama son 3  maçta alınan 1 puan hevesimi kursağımda bıraktı. Ligi nerede bitireceğimizi bilemem ama Adana Demirspor'un bu sene lige renk kattığı, Adana'ya canlılık ve heyecan getirdiği...Takımımızın potansiyel ve performansını sezon itibarıyla değerlendirirsem, yüksek performansından söz edebilirim. Potansiyel zaten Adana demirspor'un isminde mevcut...