Seçim geldi geçti amma seçim muhabbeti bitmiyor. Seçimle yatıp seçimle kalkıyoruz. 
Demokratik hukuk devletlerinde seçimler bu kadar gürültüyle yapılmaz. İnsanlar oyunu kullanır, defter kapanır. Hatta seçime katılma oranı bu ülkelerde bize göre çok düşüktür.

Bizim gibi ülkelerde millet işini gücünü bırakmış seçimle uğraşıyor. Seçimlerin biri gidiyor, diğeri geliyor! “Deliye her gün bayram” sözü, bir olumsuzluğa vurgu yapıyorsa, biline ki, ülkede her gün seçim de benzer bir olumsuzluktur.

Seçimle olan ilişkimiz, bu ülkenin ne kadar demokratik hukuk devleti olduğunun da göstergesi.

Diktatörlükle yönetilen ülkelerde seçimlerin sonucu önceden bellidir ve genellikle de yüzde doksan dokuz civarında bir oy oranı ile diktatör kazanır!

Türkiye'nin diktatörlük olduğunu söylemek haksızlık olur, ama demokratik hukuk devleti olduğumuz da söylenemez. İkisinin ortasında bir yerde konumlanmışız. Seçime katılım yüksek, seçim muhabbeti (kavgası mı demeliydim) koyu!

Seçim bitti, her parti kendisinin başarılı olduğunu söylüyor! Oysa, seçimin kazananı varsa kaybedeni de var demektir!Ama bizim partilerin hiç biri nedense kaybetmemiş!

Mark Twain'ın bir sözü var; "Rakamlar yalan söylemez, insanlar rakamlarla yalan söyler" diyor!Bizim partilerin yaptığı da "rakamlarla yalan söylemek"ten başka bir şey değil! Ülkeyi 17 yıldır yönetenlerin ekonomiyi toz pembe göstermeleri, istatistikleri oynamaları da “rakamlarla yalan söyleme”nin bir başka yönü ama konumuz şimdilik seçiler! 

"Bilge Lider", yüzde 18,81'den bahsediyor, "Reis" ise daha başka afaki rakamlardan bahsediyor!

Her parti, rakamları kendisine göre yorumluyor. Yorumluyor ama somut gerçeği söylemiyorlar. Objektif olmaktan kaçıyorlar. Partilerini başarılı gösterebilmek için rakamların eğip büküyorlar. Sonuçta, yalan söylüyorlar.

Bu rakamsal cambazlıklara neden ihtiyaç duyuluyor? Birinci sebep, kendi tabanını avutmaktır! İkinci sebep de rakiplere dönük psikolojik üstünlük görüntüsü olmalı!

Demem şu ki, partiler tabanlarına yalan söylüyor! Tabanlar da bunu sorgulamadan yutuyor!

Demokrasi kültürümüzün geldiği nokta bu!Demokratik hukuk devleti olduğumuz zaman bu saçmalıklara belki de güleceğiz!

O zaman geldiğinde "Reis" gibi, "Bilge" gibi ve daha başka karizmatik lakaplara da ihtiyaç duyulmayacak!