Stambouli son maçlarda sakatlığı nedeniyle kadroda yer almıyor, yeri de bir türlü doldurulamıyor. Montella hoca Stambouli yokluğunda görev verdiği Gökhan'dan, Bjarnason'dan, Sinan'dan, Belhanda'dan beklediği verimi alamadı, orta alanda dikiş tutmadı. Bu sezon 2 maç sonra bitiyor, umarım seneye etrafı donanımlı Stambouli ile başlarız...

İki İtalyan hoca...

Adana Demirspor- Alanyaspor maçında takımların başında İtalyan hocalar Farioli ve Montella vardı. Her ikisi de oyunu geriden başlatmayı seven yani topla çıkan hocalar... Her ikisi de göze hoş gelen pas oyunu oynatan hocalar...Fakat Farioli maç başında ileride öyle bir pres uyguladı ki, takımımız defanstan top çıkarma da, oyun kurma da zorluk çekti adeta ''hücum pres böyle yapılır'' dersi verdi. ''Pres ya vardır, ya yoktur'' cümlesini sık sık kullanırım. Gerçekten pres bir kaç kişiyle yapılmaz, takım halinde yapılır. Alanyaspor'da takım halinde ileride basınca, sağbek İsmail şaşkına döndü, Samet uzun oynamak zorunda kaldı. Muriç topu oyuna hatalı soktu, Tayyip kendi kalesine gol attı. Bu konuda rakip, geçen yıllardan beri oturmuş kadrosu ve oyun planı ile bizden öndeydi. Biz de, bu sene kurulmuş kadromuzla iyi işler yaptık, aynı modelin üstüne seneye de koyarsak, daha güzel bir Adana Demirspor izleriz...

Defansın kanatları...

Alanya karşısında defansımızın sağında Svensson yokluğunda genç İsmail'e görev verildi. Deneyimsiz oyuncu yanlış pas tercihleriyle sürekli geri oynadı, top kaptırdı, pozisyon hatası yaptı, ilk yediğimiz gol de kanadından adam kaçırınca geldi. O kanatta sürekli bindirmelerine alıştığımız Svensson'u çok aradık. İsmail gelecek vadeden bir oyuncu ancak soyadı gibi çok çalışması lazım...Defansın solunda Rassoul görev yaptı o da geçen yıllarda gördüğümüz hücum bindirmelerini yapamadı. Haliyle iki kanat bekinden hücuma katkı gelmeyince, yenilgi kaçınılmaz oldu...

Samet- Tayyip tandemi...

Yerli futbolcudan tandem kurmanın zor olduğu ligimizde her ikisinin de Maşallahı var. Montella hoca, Samet'i yoktan var etti. Son maçlarda transfer dedikoduları kafasını karıştırsa da, parlak bir sezonu geride bırakıyor. Tayyip ile yakaladığı uyum, ikisini birden parlatıyor. Yaşları genç ve gelecek vadediyorlar. Kendi kalesine gol atsa da, seviyorum onları...

Belhanda- Balotelli ikilisi...

Her ikisinin ismi transfer döneminde gündeme geldiğinde heyecan yaratmıştı. Murat başkan da büyük fedakarlıklarla transferlerini gerçekleştirmişti. Sezonun ilk yarısında Balotelli'den gerek oyuna katkı gerekse reklam yönünden beklediğimizi aldığımızı söyleyebilirim ancak sezonun ikinci yarısında kafası karıştı, kendini Ronaldo ve Messi ile kıyaslamaya başladığı günden bu yana, gününü göremedim. Belhanda zaten bir türlü ilk 11 oyuncusu olamadı. Hocasının kendisine şans verdiği maçlarda hocasını mahçup etti. Alanyaspor karşısında gol atmasına karşın, geriye dönmeyerek Rassoul'u zor durumlarda bıraktı. Bu kadar ünlü ve yüksek bütçeli bir oyuncunun takımına katkısı, 3 golden fazla olmalıydı. Her ikisinin de Adana'ya fazlasıyla borçları var...

Vargas yedek...

Montella hoca geldiği günden bu yana takımımıza çok katkı koydu dolayısıyla ''bunu niye oynattın, oynatmadın'' tartışmalarını çok yersiz bulurum. Yenik götürdüğümüz maçta 80 dakika Belhanda'ya sabretmesini, Vargas'ı yanında oturtturmasını yadırgadım. Vargas'ın ayağında top tutan oyun stili, Alanyaspor'a ters gelebilirdi. Sağ kanadımızda Yunus akın üstüne akın tazelerken, sol kanattan bir kere gelebildik o da gol oldu. O kanatta Akintola'dan da bu sezon verim alamadık...

Kaptan Gökhan İnler...

Önümüzde ki ay 38 ine basacak olan kaptanımız, saha da elinden ne geliyorsa, veriyor. Yaşına karşın mücadele gücü, oyunun yönünü çevirerek kreatif paslar atabilmesi mükemmel. Kutluyorum yaşlı kurtu...Beraber oynadığı Sinan, bütün iyi niyetine ve çalışkanlığına rağmen bu seviyelerin oyuncusu değil...Bjarnason ise faydalı bir sezon geçirdi ancak son sakatlıktan sonra istediği form düzeyini yakalayamadı. Tabi bunda Stambouli'nin yokluğu ve mevki değişikliği de rol oynadı...

Özetle...

Adana Demirspor olarak heyecan duyduğum başarılı sezonu geride bırakıyoruz. Daha iyisi olabilir miydi? Olabilirdi, Avrupa'ya ramak kalmıştı. Olmadı, sağlık olsun. Montella hoca son maçlarda ki düşüşü çok anlamlı açıkladı. ''Yükseklik korkusu''...Gerçekten oralara çıkmak zordur ama oralarda tutunmak daha da zordur. Bu sene ilk beşi yakalayamadık ama önemli olan bu yıldan dersler çıkarıp, seneye aynı hataları tekrarlamamak...Bu sene Süper lige beraber yükseldiğimiz iki takımdan Altay küme düştü, Giresun son anda yırttı. Dolayısıyla ligi bitireceğimiz yerin kıymetini bilmeliyiz...İskeletimizi bozmadan futbol aklı ile yapacağımız takviyelerle gelecek sezon ligin korkulu rüyası oluruz...Yeter ki, Murat başkan şeref tribününde başımızda olsun...