erolsennur @ hotmail.com

Ülkemizde tüplü televizyon imalatı, satışı, kullanımı yasaklanmalıdır. Tüplü televizyonlar katot ışınlı tüp sistemi içermektedir. Ayrıca fosfor tabakası da içermektedir. Katot ışınlı tüp sistemleri lösemi başta olmak üzere bazı hastalıklara neden olmaktadır.
Fosfor sanayinde çalışanlarda kemik kanseri sık görülmektedir. Ayrıca otoyollarda şerit çizgilerinin fosforlu madde ile çizilmesi nedeni ile uzun yol şoförlerinde , kol saati kadranı üretiminde çalışanlarda saat kadranında gece görüşü sağlayan rakamların fosfordan üretilmesi nedeni ile yaygın kemik kanseri görülmektedir. Fosforlu kıyafet giyenlerde , toplumun geneline göre kemik kanserinin daha sık görülüp görülmediğini bilmiyorum. Ancak teorik bilgilerim beni bu yönde düşündürüyor.
Katot ışınlı tüp sistemi ise ortama radyasyon yaymaktadır. Bu radyasyona bağlı lösemi başta olmak üzere bazı hastalıklar görülmektedir.
Ortaya çıkan radyasyon, göz başta olmak üzere hızlı çoğalan organ ve dokularda öncelikli ve daha etkin olmak üzere, tüm vücutta etkili olmaktadır. Gebelikte anne karnındaki bebeğin (fetüsün) hücrelerinin çok hızlı çoğaldığı bilinmektedir. Vücudumuzda hızlı çoğalan hücre yapısına örnek olarak; kan, bağırsak hücreleri, deriyi başta olmak üzere sayabiliriz.
Gerek tüplü televizyon ve tüplü bilgisayar ekranı imalatında çalışanlar gerekse tüplü televizyon ve tüplü bilgisayar ekranı kullananlarda kanser oluşma riski yüksek oranda vardır. Hem tüplü televizyon hem de tüplü sistemle çalışan bilgisayar ekranı imalatı, satışı, kullanımı yasaklanmalıdır. Tüplü ekranlı bilgisayar kullananlar, ekran koruyucu satıldığını ve kullanıldığını hatırlarlar. Tüplü televizyonlara elimizin sırtı ile dokunduğumuzda şerare yapmakta ve bu durumu hışırtı olarak algılamaktayız.
Ayrıca her ne kadar LCD ekranlarda da radyasyon görülsede miktarını tam olarak bilmiyorum , ancak yaklaşık radyasyon oranının tüplü televizyona göre 1/10 oranında fark ettiğini biliyorum. LED ekranda da LCD ye göre yaklaşık 1/10 oranında fark ettiğini biliyorum. LED ekranda 1 birim radyasyon varsa , LCD de 10 birim ve tüplü televizyonlarda da 100 birim radyasyon var gibi düşünebilirsiniz. OLED ise LED e göre çok daha az radyasyon üretir, ortama bırakır. İmkanı olanlara OLED , olmayanlara ise LED ekran öneriyorum. Maddiyat yetmiyorsa LCD kullanabilirsiniz. Tüplü ekranları tavsiye etmiyorum. 10 yıl sonra da LCD ler yasaklansın diye bir yazı daha yazarım.
Burada vurgulamak istediğim yazarkasa ekranı, arabalardaki hız gösterge ekranları, hesap makinası ekranları, sanayi sektöründeki ekranlar gibi ekranlar değildir. Cep telefonu ekranlarını da, şu aşamada konumuza dahil etmiyorum. Yüksek gerilim elektrik kabloları da elektromanyetik alan üreterek sağlığa olumsuz etkileri olmaktadır. Kullanılmayan elektrikli cihazların fişlerinin çekilmesini tavsiye ediyorum. Kullanılacağı zaman geri takılır. Televizyon vb cihazların standby da durmasını, elektrik tüketimi açısından doğru bulmuyorum. Çanak anten vb durumlarda kumandanın biri ile kapatılması gibi durumlarda ekran beyaz görünüyorsa bu da risk faktörüdür.
Röntgen cihazları da katot ışınlı tüp teknolojisi ile çalışmaktadır. Ancak sağlık sorunu ile çekilen direk grafilerde , teşhis ve tedavi amaçlı çekilme zorunluluğu vardır. Hasta açısından uzun yıllar ve sürekli grafi çekilmediğinden risk olsa da, fazla risk yoktur. Burada esas risk altında olanlar sürekli radyoloji ünitesinde çalışanlardır.
Ekranlı Araçlarla Çalışmalarda Sağlık ve Güvenlik Önlemleri Hakkında Yönetmeliğimiz vardır. Avrupa Birliği 90/270/EEC sayılı Ekranlı Araçlarla Çalışmada Asgari Sağlık ve Güvenlik Gerekleri Direktifi imalat sektörü açısından yol gösterici olabilecektir. 30.12.2006 tarihli 26392 sayılı resmi gazetede elektromanyetik uyumluluk yönetmeliği Cihazların yaydığı radyasyonu sınırlayan yani insan sağlığını önceleyen bir yönetmelik değildir.
Kanser tedavisinde kullanılan ilaçların pahallı oluşu sgk ya yük bindirmektedir. Tecrübeli personelin kanser oluşu, iş gücü kaybına neden olduğu gibi, aynı tecrübeye sahip birilerinin yetişmesi hem yıllar alacak hem de maddi olarak yük bindirecektir.
SGK nın maddi ve işgücü kaybını bir kenara bıraksak bile kendimizin ya da bir yakınımızın kanser veya benzeri bir hastalığa önlenebilir basit bir nedenden yakalanması çok acı verici olacaktır.
Kullanıcılar açısından ise ; her ne kadar emekli tıphekimi olsam da birkaç yıldan fazla tüplü televizyon ve/veya tüplü bilgisayar ekranı kullananlarda, kullanmayanlara göre kanser olaylarının çok daha sık görüldüğünü belirtmek isterim. Mutlaka kanser veya benzeri hastalığa yakalanılacağını iddia etmiyorum, riskin yüksek olduğunu vurguluyorum.