Tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, cezaevinde kaybolan bir duruşma defteri üzerinden hukuk, adalet ve birlikte yaşama kültürüne dair değerlendirmelerini kaleme aldı. Tekin, "Dinlemeden hüküm olmaz" diyerek yargı sürecine olan inancını yineledi.
Sabah sayımından kısa süre önce, koğuşta çaydanlığın kaynadığı ve gün ışığının pencere demirlerinden süzüldüğü sırada koğuş arkadaşlarından Betül, ranzasından doğrularak "Defterim yok" dedi. Söz konusu defterin duruşma notlarını içerdiği, haftalardır kenarlarına eklemeler yapıldığı ve yatağın başucunda tutulduğu belirtildi.
Defterin bulunamaması üzerine koğuşta kısa süreli bir sessizlik yaşandı. Açık bir suçlama yöneltilmedi ancak ihtimalin yarattığı gerilimin hissedildiği aktarıldı. Oya Tekin, "Küçük yerde kaybolan bir eşya, sadece eşya değildir. Güveni de yerinden oynatır" ifadelerini kullandı.
Koğuştakiler gardiyan çağırmadan, ses yükseltmeden durumu kendi aralarında çözme yoluna gitti. Hatice'nin "Önce bakalım" sözleriyle ranzalar ve eşyalar tek tek kontrol edildi. Elif'in poşetini ilk boşaltan kişi olduğu, içinden yarım kalmış mektup, sabun ve iki mandalina çıktığı aktarıldı. Yaklaşık bir saat süren aramanın ardından defterin, gece havalandırma sırasında pencere altındaki radyatör boşluğuna düştüğü anlaşıldı.

"Burada yargısız infaz yok"
Tekin, bu süreci "Ama o bir saat şunu hatırlattı: Burada yargısız infaz yok" sözleriyle değerlendirdi.
Koğuş ortamında alan daraldıkça kurallara daha fazla ihtiyaç duyulduğunu belirten Tekin, bir kelime ya da aceleyle verilen bir hükmün birlikte yaşamı zorlaştırabileceğini ifade etti. Kuralların korkudan değil, zorunluluktan doğduğunu kaydetti.
Otuz beş yıllık avukat olduğunu hatırlatan Tekin, meslek hayatı boyunca "Dinlemeden hüküm olmaz. Dosya kapanmadan kanaat tamamlanmaz. İddia kadar savunma da esastır" anlayışıyla hareket ettiğini belirtti. Ev içinde yaşanan tartışmalarda dahi önce tarafların dinlendiğini, "Kim haklı?" sorusundan önce "Ne oldu?" sorusunun sorulduğunu aktardı. "Adalet, yüksek bir kavramdan önce küçük bir alışkanlıktır" dedi.
Eşinin de aynı dosya kapsamında tutuklu bulunduğunu belirten Tekin, erkekler koğuşunda kararların daha hızlı alındığını ve zaman zaman seslerin daha çabuk yükseldiğini eşinin aktardığını ifade etti. Eşinin "Bizde savcı yok, hakim tek" sözlerine karşılık kendisinin "Bizde savcı heyeti var" yanıtını verdiğini söyledi.
"Devletin itibarına ve yargının hakkaniyetine güveniyorum"
Tekin, devlet kavramına ilişkin değerlendirmesinde ise "Devlet yücedir; çünkü düzeni temsil eder. Devlet uludur; çünkü kişilerin üstünde ilkeyi koyar" ifadelerini kullandı. Devletin yüceliğinin adaletle anlam kazandığını belirterek, "Adalet, devleti güçsüzleştiren değil; tam tersine onu ayakta tutan temeldir" dedi.
Hayatı boyunca mahkeme salonlarında adaletin tesis edilmesi için çalıştığını vurgulayan Tekin, kuralın kişiye göre değil herkese göre işlemesi gerektiğini savunduğunu kaydetti. "İnsan yargılanabilir. Yanlış anlaşılabilir. Hakkında dosya açılabilir. Bunların hepsi konuşulur, incelenir, karara bağlanır. Ama hüküm verilmeden hayatın daralması ağırdır" ifadelerini kullandı.
Tekin, açıklamasının sonunda "Devletin itibarına ve yargının hakkaniyetine güveniyorum" diyerek hukuk sistemine olan inancını dile getirdi.