Dünya Gazetesi’nden Yener Karadeniz’in haberine göre, birçok sektörde olduğu gibi hazır giyim sektöründe de son aylarda hammadde fiyatları yüzde 50’yi aşan oranlarda arttı. Söz konusu artışa yüzde 22’yi bulan işçilik maliyetlerinin de eklenmesiyle, ihracatçının maliyetleri katlandı. İç piyasada beklenen hareketliliğin yaşanmaması sonrası yönünü sınır ötesine çeviren sanayici, burada ise “paranız devalüe oldu, fiyat artıramazsınız” baskısı ile karşılaştı.

“RAKİP PAZARLARDA HAMMADDE FİYATLARINDAKİ ARTIŞ BİZE GÖRE DAHA DÜŞÜK”

Sektör temsilcileri, olması ürün fiyatlarına maliyet artışlarının yarısını dahi yansıtamadıklarını kaydetti. İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği (İHKİB) Başkanı Mustafa Gültepe, “Türkiye tedarik zincirinde öne çıktı, alımlar buraya kaydı ve bu elimizi güçlendirdi ancak artan maliyetleri son ürün fiyatına yansıtma konusunda sıkıntı yaşayacağız. Rakip pazarlarda hammadde fiyatlarındaki artış bize göre daha düşük. Onlar daha uzun süre bunu sineye çekebilir ama bizim öyle bir şansımız yok. Maliyet artışını ürünlere 3-4 ay sonra, yeni sezonda ancak yansıtabiliriz” ifadeleri kullandı.

YABANCININ ARGÜMANI TL’DEKİ DEĞER KAYBI

Yabancı alıcıların bu noktada en büyük argümanı ise TL’deki hızlı değer kaybı. Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Sektör Meclisi Başkanı Şeref Fayat, TL’deki hızlı değer kaybı nedeniyle fiyat artırmanın çok kolay olmadığını söyledi. Tüm ülkelerdeki tedarikçilerin hammadde fiyatlarındaki artıştan haberdar olduğunu ancak salgını bahane ederek bunu ödememekte direndiğini kaydeden Fayat, alıcıların, “İşler çok iyi değil, kapanmalar var, bize bunu yansıtmayın” diye çok ciddi baskı yaptığını aktardı.

“RAKİP PAZARLARDA HAMMADDE FİYATLARINDAKİ ARTIŞ BİZE GÖRE DAHA DÜŞÜK”

Geride bıraktığımız yıl 17 milyar doları aşkın ihracat yapan sektörün iç pazar büyüklüğü 60 milyar dolar civarında. Ancak buradaki düşüş yüzde 40’ı aşmış durumda. Bu nedenle ihracatın her zamankinden daha önemli hale geldiğini anlatan Fayat, “TL için ‘devalüe oldu’ deyip fiyat artışını kabul etmek istemeyen alıcı grubu ile mücadele eden bir hazır giyim sektörü var. İplikten yola çıktığınızda hammadde fiyatları döviz bazında ortalama yüzde 40 arttı. Ama bunu mamule indirgediğinizde bu oran yüzde 20 civarında kaldı. Biz bunun yüzde 5’ini yansıtmaya çalışıyoruz” dedi. Fiyat artışı ile birlikte sektörde ihracat birim değerinin artacağını dile getiren Fayat, yıl sonunda yüzde 10-15 artış ile 18,5-19 milyar dolar civarında ihracat geliri beklediklerini de söyledi.

“TÜRKİYE AVANTAJINI İYİ KULLANACAK”

Avrupa’nın Uzakdoğu’dan tedariki henüz çok rahatlamadığı için Türkiye’nin avantajlı hale geldiğini dile getiren Yağmur Tekstil Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Kaya ise ihracatçının bu avantajı çok iyi kullanabileceğini vurguladı. Kaya, “İçeride yüzde 30’a yakın bir giyim enflasyonu söz konusu. Dışarıda da benzer bir artış olacak. ABD Merkez Bankası FED de önümüzdeki dönemde enflasyon artışı olacağını açıkladı. Hammaddedeki yükseliş ABD ve Avrupa’da enflasyona yol açacak. İhracat ürünlerimizde fiyat artışı hammadde fiyatı kaynaklı olarak yükselecek. Siparişlerin çok fazla olduğu bir dönemde bunu kabul ettirmek birkaç ayınızı alırdı. Şimdi bu artışı kabul ettirmek çok daha kısa sürecek” diye konuştu.

“ÜRÜN FİYATINI EN AZ YÜZDE 15 ARTIRMALIYIZ"

Ege Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği Başkanı Recep Burak Sertbaş ise, hammadde fiyatlarında global artış yaşandığını ve alıcıların da bunun farkında olduğunu belirtti. Alıcıların fiyat artışını minimumda tutmak adına kendilerini zorladığını söyleyen Sertbaş, “Her zaman yaşadığımız bir ikilem bu. Müşteri bunu sonuna kadar diretecek, biz de dayanabildiğimiz noktaya kadar dayanacağız. Ama onlar da bir yere kadar direnecekler. Fiyatlarımızı yüzde 10-15 civarında artırmamız lazım. Şu an Avrupa’nın salgından kafasını çıkarmasını bekliyoruz. Hazirandan sonra artışlar yakalayacağız. Buna hammaddeden dolayı fiyat artışı da eklenince ihracatta güzel rakamları buluruz” diye konuştu.