BARO BAŞKANI AV. VELİ KÜÇÜK, HUKUK SOHBETLERİ PROGRAMINDA “YASAKLARIN KARŞISINDA BAROLARIN HUKUK MÜCADELESİ” HAKKINDA DEĞERLENDİRMELERDE BULUNDU.

Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Av. Onur Tatar’ın moderatörlüğündeki Hukuk Sohbetleri adlı online programında “Yasakların Karşısında Baroların Hukuk Mücadelesi” hakkında görüş, düşünce ve değerlendirmelerde bulundu.

“YAŞAM TARZINA MÜDAHALE EDİLDİ”

Av. Veli Küçük, "tam kapanma" kararının alınmasının ardından 17 Mayıs'a kadar içki satışının yasaklanmasını eleştirdi.
“Barolar her zaman hukuksuzluğun karşısında yer almıştır. Bu yasak temel hak ve hürriyetlere, yaşam tarzına yönelik hukuka aykırı bir uygulamadır. Kim içki kullanır, kim kullanmaz, bu kişinin kendi tercihidir. Buna saygı duyulmalıdır. Anayasamıza göre böylesi bir kısıtlama ve engelleme yapılacaksa ancak yasal düzenlemelerle, dayanakları ve gerekçeleri ortaya konularak yapılmalıdır.
Hele hele yazılı olmayan ve siyasi iktidarın devlet kurumlarına tepeden inme sirayet edecek korku ve baskı bakış açısıyla yaşama geçmesi söz konusu olamaz.
Bu süreçler yurttaş nezdinde haklı olarak gizli bir ajandanın, gerilerden gelen karanlık kodların içerisinde yer aldığı, yavaş yavaş gündeme geldiği ve fiili uygulamalarla yaşama geçirilmeye çalışıldığı endişesi ve algısı taşımaktadır. Böyle bir uygulama kabul edilemez. Hak ve özgürlükler bakımından da mümkün değildir. Maalesef ülkemizde anayasa, demokrasi, hak ve özgürlükler askıya alınmıştır. “
Emniyet Genel Müdürlüğünün yayımladığı kamusal alanda görev yaparlarken kolluk kuvvetlerinden üçüncü kişilerin ses ve görüntü kaydı alınmasını engellemesini öngören genelge hakkındaki bir soruya da Av. Veli Küçük, “Baromuz bu konuda harekete geçerek yürütmenin durdurulması ve iptali istemiyle Danıştay’a dava açtı.
Genelge basın özgürlüğüne müdahale olduğu gibi, yurttaşın kendisine karşı işlenen suçları "delillendirme hakkı"nı engellenmesi anlamına geldiği aşikardır.
Emniyet Genel Müdürlüğünün, kamusal alanda ses ve görüntü yasağını "özel hayatın gizliliği ihlali" gerekçesine dayandırması da kabul edilemez. Polisin görev yaptığı yerin onun özel hayatıyla alakası yoktur.” dedi.

“MUTSUZ VE İŞSİZ ÜNİVERSİTE MEZUNLARI YETİŞTİRİYORUZ”

Yeni kurulan 2 fakülte ile birlikte Hukuk fakültesi sayısının yükselmesi hakkında da değerlendirmelerde bulundu.
“Türkiye’nin yeni hukuk fakültelerine değil, gerçek hukukçulara ihtiyacı olduğunu” belirterek, yeni fakülte açmak yerine mevcut hukuk fakültelerinin ve eğitimin niteliğini artırmak gerektiğini ifade etti.
Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük;
“Türkiye’de hukuk fakültelerinin çokluğu her yıl binlerce mezun vermesine neden olurken, işsiz avukat sayısının ise artmasına neden oluyor. Talepler üzerine İnsan Hakları Eylem Planı’na iki yıl içinde hukuk fakültelerinin öğrenim süresini 5 yıla çıkarma faaliyeti de eklenmişti. Ayrıca hukuk mezunları, artık avukatlık için ve hukuk alanındaki diğer görevler için sınava girmek zorunda olacak. YÖK Genel Kurulu, 11 Şubat 2021 tarihli kararıyla hukuk fakültelerine giriş başarısını 125 binden 100 bine yükseltmişti. Hukuk fakültesine üst düzey başarılı öğrenci alınması çabası var. Ancak maliyet istemeyen “Ben yaptım, oldu, hadi açalım.” denilerek açılan fakültelerin nitelikli hukukçu yetirmesi imkansız. Popülist politikalardan vazgeçilmelidir. Her İl’e birden fazla hukuk fakültesi açılmamalıdır.
Çözüm şöyle ; Avrupa ve çağdaş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde hukuk sigortası yaşama geçirilmelidir. Bunun dışiında önemli davalarda avukatla temsil zorunluluğu olmalıdır. Hukuki yardım sistemine dair düzenlememiz yok. Çok kısıtlı ölçüde mevcut olanların da alanı genişletilmelidir. Aile hukuku, kişisel haklara dair, belli ve miktarı yüksek alacak davaları vs. gibi alanlarda avukat zorunluluğu olmalıdır.
Şirketlerin sözleşmeli Avukat Bulundurma Zorunluğu da adaletli işlemiyor. Sadece anonim şirketlerde değil, tüm sermaye şirketleri ve ticari oluşumlarda, sermaye, ciro, kar, çalışan sayısı gibi unsurlar değerlendirilerek avukat zorunluluğu getirilmeli, ücretlendirme de kademeli bedeller belirlenerek, şirketlerin altından kalkabileceği miktarlarda oluşturulmalıdır.”

BARO SEÇİMLERİ “YILAN HİKAYESİ”NE DÖNDÜ

17 Mayıs’ta tam kapanmanın bitmesinin ardından yapılması ‘yılan hikayesine’ dönen Baro genel kurulları ve seçimlerinin tarihinin yeniden belirlemek için gündeme alacaklarını da söyledi. Burada demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına aykırı bir durumla karşı karşıya kaldıklarını belirtti.
Çoklu/Paralel Barolara meslektaşlarının nasıl cevaz vermediyse, burada da, şartları zorlayacaklarını ve demokrasiye sahip çıkacaklarına olan inancını anlattı.

“GAZETECİLERE YÖNELİK SALDIRILAR KABUL EDİLEMEZ”

Gazetecilere yönelik adrese teslim, hedef gösterilerek yapılan saldırılar hakkında ise farklılıklara ve muhalif düşüncede olanlara tahammülsüzlüğün, hoşgörüsüzlüğün en büyük örneği olduğunu belirten Başkanı Av. Veli Küçük, “ Yaşam hakkının dahi çok görüldüğü medya düzeninden bahsediyoruz. Yapılanlar demokrasi, hak ve özgürlüklerin ihlalidir. Eğer gazeteciler saldırılara maruz kalırsa bu ülkemiz demokrasisi için utanç verici bir durumdur. Sosyal medyada gestapo mantığıyla Cumhurbaşkanı hakkında insanlarımızın hakaret içermeyen söylemlerine dahi soruşturmalara maruz kaldığı böylesi sorunlu bir dönem tarihimizde olmamıştır. Ancak ülkemizin aydınlık, güneşli günlere olan inancımızı taşıyoruz.” 40 yaş ve üstü aşı önceliği kararını da değerlendirerek, 40 yaş altı meslektaşları ile stajyer avukat meslektaşlarının da ivedilikle aşı programına alınması gerektiğini belirtti.