ADANA BAROSU ENGELLİ HAKLARI KOMİSYONU ENFLASYONU “ENGELLİLERE” BENZETEN BEYKENT ÜNİVERSİTESİ REKTÖRÜ PROF.DR.MURAT FERMAN’A TEPKİ 

Adana Barosu Engelli Hakları Komisyonu, katıldığı bir televizyon canlı yayın programında enflasyonu engelli çocuklara benzeterek "Herkesin ortak bir anlayışla bildiği ve idare ettiği özürlü çocuk gibi enflasyon. Ondan şikayet ediyoruz, ancak onun sayesinde ayrıcalıklarımız var" şeklinde ayrımcı ve ölçüsüz sözler sarf edebilme cüreti gösteren Beykent Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Murat Ferman'ın görevinden derhal istifa etmesini istedi.

Açıklamada; “Engelli bireylere yönelik bu ayrımcı zihniyet karşısında, bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, engelli bireyler insan çeşitliliğinin doğal bir parçasıdır ve engelli bireylerin temel insan haklarından yararlanabilmeleri için eşitliksizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik her türlü uygulama "lütuf" değil zorunluluktur.” denildi.

BASINA VE KAMUOYUNA

Merkez Bankası'nın enflasyon kararıyla ilgili değerlendirmelerde bulunmak üzere EkoTürk TV canlı yayınına bağlanan Beykent Üniversitesi Rektörü Ali Murat Ferman ;"Herkesin ortak bir anlayış beraberliğiyle, herkesin bildiği ama ifade etmediği ailenin özürlü çocuğu gibi idare ediyoruz, çünkü ondan çocuk parası geliyor, herkes bir şekilde yararlanıyor ondan, çok şikayet ediyoruz, yahu geceleri bağırıyor çağırıyor, huzur bırakmadı, komşularla aramız bozuluyor diyoruz; ama, aslında çocukcağız da hayatımızın bir parçası... Onun sayesinde özellikli yerlere girebiliyoruz, indirimli kart alıyoruz, çocuk parası alıyoruz, hak etmediğimiz şeylere ulaşıyoruz. Enflasyon böyle bir şey, enflasyonun biz suç ortağıyız." İfadelerinden dolayı kınıyoruz. Bu ifadeler asla kabul edilemez.
Enflasyonu “ Sayın Rektör tarafından, engelli bireyleri , etiketleyici ve aşağılayan , bütünüyle ayrımcı bir yaklaşımla, paylaştığı düşüncesinden, Engelli bireylerin insan haklarından ve bu haklardan yararlanmanın, engeli olmayan her birey için vazgeçilmez olduğu kadar, engelli bireyler için de vazgeçilmez olduğundan bir haber olduğu anlaşılıyor.
Engelli bireylere yönelik bu ayrımcı zihniyet karşısında, bir kez daha hatırlatmak isteriz ki, engelli bireyler insan çeşitliliğinin doğal bir parçasıdır ve engelli bireylerin temel insan haklarından yararlanabilmeleri için eşitliksizlikleri ortadan kaldırmaya yönelik her türlü uygulama "lütuf" değil zorunluluktur.
Engelli bireyler, "yardım ya da bakıma muhtaç" bireyler değil, hakları, bireysel özerklikleri, seçimleri ve onurlarına saygı gösterilmesi gereken eşit yurttaşlardır.
Bu nedenle, gerek mevcut yasal düzenlemeler ve gerekse de ülkemizin tarafı olduğu uluslararası belgelerde engelli bireylere yönelik ayrımcılık açıkça yasaklanmışken, profesör unvanına sahip bir rektör tarafından, engelli bireylere yönelik bu ayrımcı ve onur kırıcı paylaşımın kabul etmediğimizi ifade ediyoruz.
Engelli bireylerin toplum yaşamına bütünüyle eşit yurttaşlar olarak katılabilmeleri amacıyla, başta engelli bireylere yönelik önyargılı ve ayrımcı tutum ve davranışlarla mücadele etmeyi insan onur ve saygınlığının korunması için vazgeçilmez kabul ediyoruz.