Ciltler dolusu kelimelerle anlatılabilecek sadece akıllı insanların ders alabileceği ölümsüz muhteşem ata öğüdü hiçbir zaman unutmadım, daima aklımda tuttum…
Çünkü bu söze aykırı davranan, yasa dışına çıkan, vur kaç yapmaya çalışarak kısa yoldan para elde etmek isteyip cezaevi, karakollarla tanışan, yani yanlış yapanları gördüğümde de bu sözün ölçü olarak ne kadar doğru söylediğini anladım, örnek olarak kullandım…
Bu atasözüm bir saniye bile beni yanıltmadığını defalarca gördüm…
…
Bu özdeyişi şu insanların hatırlatması için yazdım;
Kentimizin herhangi bir yerinde, cadde, sokak, bulvarlar, hatta AVM lerin bazı bölümünde yiyecek içecek satan işyerlerinin önünden son günlerde geçerken
Fiyatlara şöyle göz ucuyla bakıyorum; sattıkları ürün fiyatlarını,
Bir ay, on gün önceki fiyatları ikiye, üçe katlayanları görüyorum; yapmayın arkadaşlar, alemi aptal kendini kurnaz mı sanıyorsun? Cahilliğin sonu yıkımdır, yok oluştur,
-Sen uluslar arası marka değilsin,
-Amerika’dan gelen devasa firmayla aynı, hatta daha da yüksek fiyatı nasıl yazarsın?
-Sen ulusal bir marka da değilsin,
Marka olarak tanınan bilinen yiyecek içecek firmasının fiyatlarıyla niye yarış edersin? Yarış edersen bitersin,
-Sen neden onların fiyatlarıyla aynı fiyatta vatandaşa nasıl ürün satmaya çalışıyorsun satıyorsun? Bu gücü nereden alıyorsun?
Belli ki bu davranışın arkasında bir ya bilinçsiz cahil bir düşünce var;
Ya da ne kadar kısa zamanda ne kadar çok şey kazanmak istiyorsan o zaman, VUR-KAÇ yapacaksın…
…
Basit dürüm sokakta 80, 100, 150 lira,
Sen yazmışsın 350 lira,
Yanında başka yiyeceklerle dürüm çıkıyor 550 lira,
Çay bilmem şu kadar,
Ayran şu kadar,
Cola şu kadar,
…
Elbette serbest piyasa ekonomisi var ama?
Halka bu fiyattan satış yaparken vicdanını nereye koyuyorsun?
Üzüntü verici olan ne şikâyet eden var? Ne de denetim?
Ayıp, yazık günah, halka karşı bu vicdansızlık,
Baba parası harcayan zengin çocukları gelip o hileli ağa bir kez düşüyorlar,
Sonra birkaç işyerindeki fiyatlarla kıyasladıklarında kazıklandıklarını kısa zamanda anlıyor, o işyerinden uzak duruyorlar,
Bu hileli fiyatla halkı kazıklayan işyeri sahibi de sinek avlamaya başlıyor,
Ama bir hafta, bir ay, ya da bir yıl sonra ne oluyor?
Kepenkler kapatılıyor…
…
Ey işyeri sahibi;
-VUR-KAÇ yapmak istedin, fiyatları olağanüstü arttırdın, birkaç gün, ay, belki halkı kandıramadın,
Ama sen hiçbir zaman dürüst değildin,
Sen hiç vicdanlı değildin,
Sana para kazandıracak olan halk şöyle dedi;
-İndir kepenklerini piyasadan çekil git toz ol, insanları kandırmanın sınırını aştın,
-Vur kaç yaptın, kendine yaptın,
-Vur kaç yaptın vatandaşı bir süre kazıkladın hepsi o,
Neşet Ertaş’ın türküsünde olduğu gibi;
-KENDİN ETTİN KENDİN BULDUN…
…
-VUR-KAÇ işyerleri hem mahallelerde hem de AVM lerin kenarında köşesinde bolca bulunuyor,
DÜRÜSTLÜK EN BÜYÜK SERVETTİR sözünü bu vur kaç yapanlar bilmiyor,
Kapanan kepenklere inanın ben çok üzülüyorum,
İçim parçalanıyor, içim kan ağlıyor,
Çünkü bu türlü işletmelerde çalışan insanlar ev geçindiriyor,
Orada çalışanlar çocuk okutuyor,
Çocuk büyütüyor, kira ödüyor falan,
Ama işyeri sahipleri, plansız programsız fırsatçı iş yapıyorlar,
Âlemi aptal kendisini kurnaz zannedenler kısa zamanda avuçlarını yalıyorlar,
Oysa kapitalizmin evrense kuralları vardır; ona uymayan bu türlü gözü açıkları affetmiyor, gözlerinin yaşına bakmıyor,
Ama kısa zamanda zengin olmalıyım diye,
VUR-KAÇ yaparken kendi kendine zarar veriyor…
Bu türlü düşünen işyeri sahipleri,
Yukarıdaki özdeyişi ya duymamış olmalı, ya da bilinçli şekilde yok saydılar dedirtiyor
…
Arkadaş senin etin ne budun ne?
Uluslar arası, ya da ulusal firmaların fiyatlarla aynı ücreti hatta daha da yükseğini alarak neden insanları kazıklıyorsun?
Biraz vicdan, biraz insafın olsa o kazdığın tuzağa düşmezsin,
Sürümden kazanıp, fiyatları onlarınkinin yarısı kadar tutmayı başardığında, vicdanlı olduğunda birkaç yılda inanılmaz büyürsün,
…
Bunların da ötesinde tüketici artık bilinçli,
Cebinde parası olmadığı için değil,
VUR-KAÇ yapmak isteyen firmaların fiyat yarışını biliyor, onların yüzünü maskesiz olarak görüp,
Bıyık altından gülümseyerek gülüp geçiyor,
Bu türlü davranan işyerlerinin kısa ömürlü olduğuna defalarca tanık olduğunu hatırlıyor,
İşyerlerinden alış verip yapmadan dönüp geçip gidiyor,
Bu vur kaç yapmak isteyenlere birkaç kez şans verse de birden fiyatların uçtuğunu görünce bir daha yakınına yaklaşmıyor,
O işyerinin önünden değil, uzağından geçerken bir gün kepenklerin indiğini görünce de, kendini kazıkladığı aklına gelince de içinden “OH” çekerek geçip gülümseyerek gidiyor,
Kendini akıllı, âlemi aptal zanneden VUR-KAÇ yapmak isteyen sayısız işletmeciler de dün olduğu gibi bu günde avuncu yalıyor, sokaklarda kaldırım mühendisliği yapıyor, yarın da hayal kırıklıklarıyla kepenklerini kapatmaya devam edeceklerdir,
VUR-KAÇ yapmak isteyenler de bir varmış, bir yokmuş olup tarihin ve zamanın tozlu raflarındaki yerini alıyor,
Makalemin başlığını tekrar edilmesinde inanılmaz yara var;
“İKİ YILDA ZENGİN OLMAK İSTEYENİ ASARLAR…”
…
Güzel ülkemde piyasalardaki alış verişlerde esnafların büyük bölümü VUR-KAÇ sistemi uyguluyorlar…
Beşikten mezara kadar ne satıyorsa, hangi ürünü vatandaşa sunuyorlarsa, zincir marketlerden en küçük esnafa kadar hepsi istisnasız hepsi VUR-KAÇ yöntemiyle satış yapıyorlar… Öyle ki ürünlerinin fiyatlarını anlık olarak tıpkı ALTIN, YA DA DOLAR FİYATI GİBİ SANİYELİK OLARAK YÜKSELTİYORLAR…
Yaşamlarını devam ettirmek zorunda olan insanlar ne kadar bilinçli tüketici olurlarsa olsunlar satın almak, az almak zorunda kalıyorlar…
Çinlilerin ilginç bir bedduası şöyledir;”İLGİNÇ ZAMANLARDA YAŞAYASIN” bundan daha ilginç zaman düşünemiyorum…
Çözüm devletimizin bu konuya müdahale etmesidir… Gerekli denetim ve cezalar maalesef VUR-KAÇ yapan fırsatçıları engellemeye yetmiyor… Ya da bana öyle geliyor…
