Abdulkadir KAÇAR


İnsan Dünya Gibidir Sürekli Değişir…


Akıllı bir insanın ifadesine göre;

Dünya evrenin;

İnsan da dünyanın özetidir…

Eğer dünyayı evrenin;

İnsanın da dünyanın özeti olarak kabul edersek;

O zaman insan da;

Tıpkı evren ve dünya gibi sürekli;

Değişim, dönüşüm ve çelişkilerle doludur diyebiliriz…

Örneğin yalnız yaşayan insanlar;

Tıpkı dünya ve evrende olduğu gibi;

Bazen kendi sesini duymaz, duyamaz;

Yalnızca kendi içine seslenir;

Dünyanın güneş çevresinde olduğu gibi; söyledikleri kendi düşünce evreninde dönmeyi sürdürür…

İnsanın söylediklerini birini duyması;

Ya da düşüncelerini anlatabilmesi için Birbirlerine daha da çok yaklaşmaları gerekir…

-NASILSIN?

Sözünü çok az insan, çok az insana samimi şekilde sorar…

Diğeri ister istemez, kerhen;

-İYİYİM der sadece…

Ama o kişi gerçekten iyi midir?

Ya da insan bu serüvende ömrü boyunca hep iyi olabilir mi, iyi kalabilir mi?

Yanıtı daima hayırdır;

Bazen iyi, bazen de kötü olabilir…

Başka bir boyuttan bakınca;

Asabi ve kendiyle kavgalı olan;

Bazı kişiler ise 60-70-80 yıllık ömrü boyunca kendine;

-NASILSIN? Diyebileceği bir insanı çevresinde arar ama bulamaz…

Bu soruya hasret şekilde çelikten daha sert kabuğunun içinde;

Mutsuz, sinirli ve yalnız yaşar;

Sonunda da dünya isimli tiyatro;

Sahnesinden inip yok olup gider…

Çünkü sevdiklerini kırmış, incitmiş ve kendinden uzaklaştırmıştır…

Başka bir gurup insan bu türlü sorulara;

Hiçbir zaman gereksinim duymaz;

Daima pozitif düşünüp, aynı şekilde yaşamayı başardığı için;

Hem kendi kendine; hem de diğer insanlara;

-İyiyim, gerçekten çok iyiyim;

Her günüm düğün bayram der…

Bu ifadesiyle biraz da kendini kandırıp;

Hayat isimli macerasına devam eder…

Yani yüzde yüz teslim olacağı ölümünü,

Üzüntü içinde beklemek yerine;

Dikkatini başka şeylere yönlendirir;

Bu sözlerle bitecek hayatındaki oyalanmayı sürdürür…

Bazı insanlar ise karşısındaki kişi tarafından;

İtilip-kakılıp ret edilmekten;

Yok, sayılıp değersizleştirilmekten;

Dedikodu silahıyla yaralanmaktan;

Ömrü boyunca çok korkar;

Bu duruma asla tahammül edemez…

Bazı insanlar ise paranoyaktır;

Yani çevresindeki her şey ve herkesten daima şüphelenir…

Dünyadaki tüm gizli haber alma örgütlerinin:

Kendini aralıksız olarak izlediğine inanır…

Böyle bir ruha sahip olan insan;

Ömrü boyunca;

Hep korkarak, gizlenerek, sinerek;

Hayatını istem dışında;

Zorunlu şekilde mutsuz olarak sürdürür;

Bir an önce ölme isteğiyle;

Acılar içinde yaşar;

Onun için hiçbir yer, ülke, devlet;

Asla güvenli değildir;

Olmaz olamaz olmayacaktır…

BU TİPLER;

Çarşıda, pazarda, sokakta, dolmuşta, otobüste, evinin bahçesinde, gazetelerde;

Gördüğü işaretlerden ve kişilerden;

Kendine göre tehdit anlamları çıkartır…

Örneğin trafik sembolleri, sokak lambası, insanların yüz şekilleri bile onu daima korkutur, rahatsız eder…

BU TİPLER;

Odasında bile rahat değildir;

Onun için bu evren ve gezegenin;

Her yeri canına kastedecek azılı düşmanlarla doludur…

Tüm insanlar bu kişiyi;

Yok, etmek için aralarında birleşmiştir…

Bazen sokaktaki kalabalıklara;

Karışmak ister;

Kent merkezindeki;

Koca meydan indiğinde;

On binlerce kişi;
Birden çevresinden çekilir;

Ortada kendini yalnız bıraktıklarına;

Meydanda varlığını hedef haline getirdiklerine inanır…

Bir ara tüm ruh hali ve düşünceleri değişir;

Kimsenin kendini görmediği ve asla göremeyeceğine inanır;

Ama kendi her an herkesi;

Her yerde ve her koşulda;

En ince detayına kadar görebilir…

BAŞKA BİR İNSAN;

Başka bir gün ve aniden;

İçindeki evreni, dünyayı, hayatın

Mucize güzelliklerini görüp keşfetmeye başlar…

Kendine göre dünyanın en iyi insanı;

Herkesin sevgilisi, dostu olduğunu;

Tüm gücüyle evrene var gücüyle haykırır…

Bu ruh halini yaşayan insan;

Dünya insanlık ailesinin her bireyi;

Ve kendiyle sonsuza kadar barışır gibi düşünür;

Güzel hayallerine ulaşmak için;

Kendiyle bir tür yarışa girer…

Işık hızında mutluluklara koşar…

Bu iyi ruh halindeki insan için;

Müzik bazen onun en büyük sığınağıdır…

Güzel bir tabloda kendini bulur;

Güzel bir insan yüzüne;

Aşkla, sevdayla saatlerce bakabilir…

BAŞKA TİP İNSAN İSE;

Kendinin bu dünyadaki en büyük sevgiye layık;

Sevilmeye değer eşsiz insan olduğuna inanır;

Çevresindeki kimseye herhangi bir;

Kötülüğünün dokunmayacağı;

Garantisini verir…

En sağlıklı, her zaman en başarılı;

Tek insan olduğuna inanır…

Hayatının tüm insanlarınkinden;

Daha değerli olduğunu düşünür;

Dünyadaki tüm insanların kendini örnek almasını ister ve bekler…

Kendinin her zaman en büyük iyiliklere layık olduğunu söyler;

Yapılan herhangi bir iyilik karşısında nadiren şaşırır…

Ama ne olursa olsun;

Kendine sunulan her iyiliğin önünde;

Sevgi, saygı ve hürmetle eğilir…

Farklı bir ruh halinde ise;

Kalem, kâğıt, bilgisayar,

Kaldırım taşları,

Bir ağaç,

Bir çocuk,

Bir kedi,

Bazen de bir köpekle konuşur;

Çünkü bu kişi inanılmaz şekilde çok yalnızdır;

Çevresindeki insanların kendiyle konuşmaya vaktinin olmadığından yakınır…

Böylece sözlerinin dinlenmemesine;

Çok fazla da şaşırmaz…

…   

FARKLI BİR İNSAN TİPİ İSE;

Evrenin her insan, her canlı için döndüğünü;

Ama dünyanın her zaman sadece kendi için farklı döndüğüne inanır…

Güneş sadece özünü aydınlatmak için doğar;

Tüm yağmurlar sadece kendi için yağar,

Tüm şarkılar yalnız kendine seslenir;

Şarkıları o nedenle sadece kendi duyar…

Bazı gerçekleri sadece kendi bilir…

HER BİRİ EVREN OLAN İNSAN İÇİN;

Peki, gerçek ve doğru olan nedir?

O da şudur;

Evrendeki herhangi bir galaksi,

Herhangi bir güneş sistemi,

Birbirine benzer mi?

Bu asla mümkün değildir;

Buradan bakınca dünya isimli gezegendeki;

Hiçbir insan da diğerine benzemez;

Biri diğeriyle asla eşit olmaz, olamaz…

Örneğin güzel bir tabloyu izleyen;

Ya da duygusal bir türküyü dinleyen;

İki insan aynı anda, aynı şeyleri;

Aynı yoğunlukta hissedebilir mi?

Böyle bir ölçü var mı?

Yanıtı elbette ki hayırdır…

Şunu çok rahatlıkla söyleyebilirim ki;

Bu gün dünya gezegenindeki;

İnsan sayısı kadar;

Hayata bakma algılama;

Yorumlama, değerlendirme;

Mutlu yaşama şekli ve türü vardır…

Yani hiç bir insan;

Diğeriyle tıpatıp eşit ve aynı olamaz, olamaz olmayacaktır…

Her insan bir gün kesin olarak gidecektir;

Çünkü herkes gitmek için dünyaya gelir;

Sonuç olarak;

Evren, galaksi, dünya, hayat ve insanın;

Her anı gizem, çelişki, devinim, dönüşüm ve değişimlerle doludur…

Bir saniye önceki ruh haliyle;

Bir saniye sonraki asla aynı olamaz…

Akıllı insanlar ne demek istediğimi somut biçimde anlar…

Esra Erol'un kardeşi Eda Erol pilot sevgilisiyle evlendi!

Orhan Kemal Emek Ödülleri belli oldu...

Mehmet Ali Erbil ile Gülseren Ceylan evlendi!

Melek Mosso’dan taciz itirafı: “Çocukluğumdan beri üç kere yaşadım”

Komedyen Emre Mutlu 133 kilo verdi! Son halini paylaşınca gündem oldu

Şarkıcı Nadide Sultan lüks villasıyla havasını attı...

Murat Yıldırım hakkında olay iddia: "Oyuncuları işten çıkardı"

Adana Altın Koza'da Jüri Başkanı Ümit Ünal

Kilo yüzünden depresyona girdi! Onur Büyüktopçu 8 ayda 28 kilo verdi

Hasan Can Kaya, Konuşanlar programı için son kararını verdi...