Abdulkadir KAÇAR


Sıkıntılı “Kırık” İnsan...

Bu türlü akraba ve arkadaşlarınız var mı? Eğer varsa hayatınızı olumsuz etkiler, Sıkıntılı insan canınızı sıkar, Sıkıntılı insan ömür boyu üzer, Sıkıntılı insan acı verir,


Sıkıntılı insan her an zarar verir,

Sıkıntılı insan en sağlıklı insanı bile kolayca hasta eder,

Sıkıntılı insan kişiyi anasından doğduğuna pişman eder,

Sıkıntılı insan inanılmaz ama cinayet bile işletir, 

Sıkıntılı insanın ömrü cezaevinde biter tükenir, 

Ama işin garibi sıkıntılı insan kendinde ki bu acıklı ve ölümcül özelliklerinin olduğunu fark etmez, ettirilmeye çalışılsa da asla kabul etmez, 

Çünkü bunu anlayacak akıla maalesef sahip değildir, 

Bu özelliklerinin bilincinde olsa zaten böyle davranmaz,

Başta kendisi olmak üzere hayatı çevresindekilere zehir etmez,

İnsanların çoğunun suç işlemesine cezaevine düşmesine neden olmaz, 

SIKINTILI İNSAN bu acıklı ve kahredici özelliklerinin farkına varıp kendini düzeltme ve iyileştirme gibi bilgisi, bilinci, ince düşüncesi, bunları muhakeme yeteneği sıfırın altındadır, o nedenle aslında acınacak haldeki tek kişidir,

“SIKINTI” durumu bazı insanda geçmez ve ömür boyu bakidir; isterse sıfır noktasında da 75 yaşında da mutlaka ortaya çıkar;

İyilikle, hoş sohbetle, muhabbetle ortadan kaldıramazsın, 

İçindeki “SIKINTI” gün gelir tüm çıplaklığıyla ortaya çıkıverir,

Bilerek ya da bilmeyerek akla fikre gelmeyecek şekilde hem kendine, hem çevresine, hem de diğerlerine sınırsızca zararlar verir,

SIKINTILI İNSANA Adana kültüründe ona;

“KIRIK” insan denir… Akıldan “KIRIK”,

Zekâsından “KIRIK”  Düşünceden “KIRIK”

Bilinçaltı ve bilinç üstünden de KIRIK”,  sözü,

Bu yarı özürlü denilebilecek kişi,

Kendinin bu özelliklerinin farkına varmayacak şekilde, bilgiden ömür boyu kırıktır,

Kendini tanımaktan yoksun olduğu için bu yönden de kırıktır,

İnsanlarla beşikten mezara kadar olan her türlü ilişkilerinde kırık,

Yani kafadan kırık, kafadan kontak anlamındadır,

Çevrenizde böyle sıkıntılı insan var mı? Eğer yoksa çok şanlı sayılırsınız,

Aslında SIKINTILI İNSANDAN, yani yukarıda özellikleri sayılı olanlardan bazı toplumlarda en fazla bir,

Bazen de sürpriz olacak şekilde bazen bir buçuk kişi vardır…

İki tane olsa zaten o aileyi, o ortamı, o mahalleyi, o köyü yaşanmaz ölüm çukuru haline getirirdi,

Kovboy filmlerindeki gibi herkes birbirini öldürmeye kalkardı, 

İnsanlar diğerinin mutluluklarını kıskanıp birbirlerini gırtlarlar, öldürür yok ederlerdi,

SIKINTIL İNSAN bu dünya tarihi boyunca, her zaman

Sahip olduğu olumsuz düşüncesi ve kötü yorumlarıyla en güzel, en sevinçli anlarında insanları analarından doğduğuna pişman ettirirdi,

Çok uzağa gitmeye gerek bile yok, günümüzde bazı toplumlarda, bazı ortamlarda bu rollerini başarıyla oynamaya devam ediyorlar, 

SIKINTILI İNSAN hala herkesi birbirine düşman ve kavga ettirmeyi sürdürüyorlar, 

Hatta bir adım daha da ilerisi belki de cinayet bile işletiyorlar, 

Hele çevrenizde, ya da mahallenizde, üç tane, dört tane SIKINTILI İNSAN varsa yandınız demektir,

Bu sıkıntılı insanlar inanılmaz kıskanç, yıkıcı imha edici özelliklere sahip olduğu için,

Mutlu, sevgiyle yaşayan, pozitif düşünenleri kıskandıkları için onlara dünyayı dar etmeye o ülkeyi yaşanmaz hale getirmeye çalışıyorlar,

İyi ki bu ülkedeki analarımızın binde belki de on binde biri

Bu türlü nadir özürlü ve çekilmez özellikleri olan bu türlü SIKINTILI İNSAN doğurmuştur, bundan sonra da kural aynen devam edecektir, 

Ya analarımız yanılıp şaşıp sıkıntılı insanlardan daha fazla doğursaydı?

O zaman kişi olarak, ülke ve millet olarak ne yapardık?

Aile, toplum, mahalle, kent, ülke olarak hayatımızı nasıl sürdürürdük?

Bu sıkıntılı insanlar fiziki ve psikolojik olarak iki guruptan oluşur,

Psikolojisi bozuk olan sıkıntılı insan doğuştan ruhuyla bedeniyle ebediyen küstür,

İçinde doğduğu milleti, kültürü, aileyi, yüzyılı, ruhunu, bedenini, cinsiyetini doğuştan itibaren ret etmiştir, bu davranışını mezarına kadar sürdürür, 

Yapısı ve dünyaya bakışı gereği kin ve nefret içinde elinde olmadan yaşamak zorunda olan insan, 

Kendinden nefret ederek epeyce de yaşlanır,

Ama yukarıda sayılan hayata bakışını oluşturan her türlü olumsuzluklarının bir tekinin bile farkında değildir, 

Gördüğü canlı cansız, hareket eden ve etmeyen her şeyden ölümüne nefret eder gıcık alır,

Tüm insanları “B..K MAKİNESİ” diye aşağılar, 

Gördüğü her güzel şeyi ölümüne kıskanır,

Gördüğü başarılı, mutlu, yüreği sevgiyle dolu, kimseyle sorunu olmayan insanlara asla tahammül edemez,

Dünyayla ve kendiyle barışık olan bu bilge kişileri bir kaşık suda boğup öldürmek ister,

Dünyadaki her şeyin en güzeline kendisinin sahip olmasını ister, bunun için ölümüne savaşır, 

Gördüğü her güzel ve başarılı insanı sürekli aşağılar, karalar, 

Gördüğü kendinden daha varlıklı olana nefret ve kin yağdırarak elli türlü kulp takar,

Gördüğü en yakışıklı kişiyi hakaretler küfürler ederek sindirir, onun üstünde bir yerlere çıkmaya çalışır ama bir türlü başaramaz,

Yaşamı, elde ettiği başarılarını, ortaya koyduğu eserlerini kıskanır,  

Hayatla, bedeni ve ruhuyla daima küs yaşamıştır,

Hayattan ve onun getirdiği ve götürdüğü her şeyinden nefret etmiştir, bu düşüncesi mezarına kadar değişmeyecektir, 

Dünya sahnesi ona dardır, ölüm çok arzu eder, bir an önce kavuşmak istediği, her an çağırmasına rağmen bir türlü onu elde edemez, acılar içinde varlığını zorunlu şekilde sürdürmeye devam eder, 

Etrafında sevmeyenleri gittikçe çoğalır, kimse onunla dost olmak, aynı ortamda bulunmaz istemez, gördükleri yerde ondan uzaklaşırlar, 

Ölüm bile bu SIKINTILI İNSANIN yakınına yaklaşmaz,

Ölüm ona şöyle der;”SEN HER ZAMAN KENDİNDEN NEFRET EDEN KÖTÜ İNSAN OLARAK YAŞAYARAK DÜNYA İNSANLIK AİLESİNE OLUMSUZLUKLARINLA KÖTÜ ÖRNEK OLMAYA DEVAM ET…  

SENİN SIKINTINI VE OLUMSUZ YAKLAŞIMINI İYİ İNSANLAR ÖRNEK ALSINLAR; ONLAR İYİ İNSAN VE GÜZEL İNSAN ÖRNEĞİ OLSUNLAR…  

SENİN GİBİ OLMASINLAR DİYE BU SENİSAHNEDEN İNDİRMİYORUM; MUTSUZLUK VE İNTİHAR DUYGU VE DÜŞÜNCELERİNLE ACILAR İÇİNDE, KISKANÇLIKLARLA DOLU ŞEKİLDE YAŞAMAYA DEVAM ETMENİ İSTİYORUM,

OLABİLDİĞİNCE UZUN YAŞAMAN İÇİN SANA SINIRSIZ ZAMAN TANIYORUM” 

… 

Doğuştan SIKINTILI İNSAN binlerce yıldan beri içinde yaşadığı toplumca oluşturulan tüm kutsallara, kurallara karşıdır, her şeye küfürle yaklaşır, çevresine bir tür olumsuzluk ve nefret zehri saçmayı sürdürür, 

Çünkü doğduğu andan itibaren kendine karşı olduğu için bu sahnedeki her varlığa hakaret eder yok sayarak acılar içinde varlığını sürdürmekten başka çare bulamaz, ama ölemez de, 

Fiziki olarak SIKINTILI İNSANLARDA psikolojik SIKINTILI İNSANLARDAN da üç aşağı beş yukarı hemen aynı tavır ve kötü davranışları vardır,

Ama onlar genellikle kendilerine, içinde bulundukları sorunları aşmayı başaramayacakları ve özlerine acıdıkları için de çevresindekilere fazla ses çıkartmazlar, 

Kutsallara ve güzelliklere küfür etmezler, 

Kıskançlık duyguları hemen hiç yoktur, 

Onlar kendi saf dünyalarında yaşar giderler, 

Psikolojisi KIRIK İNSANLARA göre fiziki yetersiz olan SIKINTILI İNSAN, kendi olanaklarıyla yetinir,

Kimsenin malını, mülkünü, güzelliğini, başarısını, sahip olduğu özelliklerini kıskanmaz, 

SONUÇ OLARAK;

Sıkıntılı insanlardan herhangi biriyle bu güne kadar hiç tanışmamışsanız inanın bana çok şanslısınız,

Sıkıntılı insanlar çevrenizde hatta ailenizde yoksa yine şanslısınız,

Sıkıntılı insanlar dilerim hayatınızda hiç olmaz,

Size yaşadığınız hayatınızı zehir etmeye kalkmazlar,

Allah daima iyilerle ve daha da önemlisi SIKINTISIZ İNSANLARLA KARŞILAŞTIRSIN…

 

 

 

 

 

 

Melis İşiten'in 'flört' açıklaması konuşuldu! Eleştiri yağdı

Didem Ceran, “Yüz naklimin 16. günü” diyerek son halini paylaştı

Fatih Ürek yıllar önce mezarlık almış! Kardeşleri isyan etti: Bizi rahat bırakın

Petek Dinçöz kırmızı dantel elbisesiyle sosyal medyayı salladı

Hülya Avşar'ın başörtüsü yorumu sosyal medyayı ikiye böldü

Şeyma Subaşı en sevdiği peygamberi açıkladı

Esra Erol Cemile'yi görenler şaştı kaldı! Başörtüsünü çıkarıp imaj değiştirdi

Oyuncu Nevin Efe hayatını kaybetti...

Çıkarıldığı mahkemece tutuklandı...

Boşanıyorlar!