Abdulkadir KAÇAR

Tarih: 04.03.2026 08:42

Kıskanç arkadaşınız; Sizi yaşarken öldürür!

Facebook Twitter Linked-in

DOSTUNUZUN DÜŞMAN OLMASINI İSTİYORSANIZ ONU GEÇİN; DÜŞMANINIZIN DOST OLMASI İÇİN SİZİ GEÇMESİNE İZİN VERİN 

Dostunuzu birkaç adım geçtiyseniz: aklınızdan o dost sizin düşmanınız olmuştur, 

İlişki kurduğunuz ilk yılları düşünün, samimiyetinizi arttırmak için, en içten, sinsice davranmış, canı gönülden en sıcak şekilde yaklaşmıştı,

Öyle ki anneniz, babanız, ağabey, ablalarınız, hısım ve akrabalarınızdan size daha da çok yakın olduğunu hissettirmişti,

Hayatınızın her anında hatta ölünceye kadar onlardan daha büyük fedakâr arkadaş, can dost olacağına inandırmıştı,

Ölünceye kadar maddi ve manevi olarak her zaman yanınızda olacağı izlenimi verir inandırmıştı,

İlişkiler birkaç yıl devam edip bazı alanlarda onun,

Bildiğinin ötesindeki başarılarınıza yenilerini eklediğinizde,

Bu kez durup her şeyi kontrol eder, ilişkileri gözden geçirir,

Sizden birkaç adım geride durmaya özen gösterir,

Aranız hissettirmeyecek şekilde biraz açılır, ama o bunu sinsice ve ustaca gizler, 

Bir süre sonra ortaya koyduğunuz başarılarınızın sayısı,

Arttıkça aranızdaki iletişim makası daralır,

İler ki günlerde başarılarınız daha da çok arttıkça,

Sizden bir kaç adım geride kalmayı kabul edemez, 

Size karşı artık kıskançlıkları artar, hatta bir süre sonra amansız can düşmanı olur,

En ufak tartışmalarda kıskançlığından gözlerini belertir,

Bazı durumlarda sizi yok sayar, başarılarınıza karşı dişlerini sıktıkça sıkar, iletişim makası iyice daralır, 

Bu onda artık kıskançlık dozajını daha da çok arttırır,

Her adımınıza başarınızı dişlerini sıkarak kıskanarak takip eder,

Artık sizi engellemek için ayağınızı altına sabun kalıpları koymaya başlar, 

Bununla da yetinmez imha edici mayınlar koyup yok etmeye planlar,

Artık gizliden gizliye can düşmanınız görümü net olarak kazanır ama o bunu ustaca gizlemeyi başarır,

Başka cepheden saldırılara girişir sizi değersizleştirmeye, önemsizleştirme,

Aşamasına geçer,her durumda tüm hayatınızı sürekli eleştirmeye başlar başar,

“GÖZÜNDE OK OLSA ATIP VURUR” diye bir özdeyişte olduğu gibi, 

Hem de en yakınınızda bulunmaya özen gösterir, böylece en iyi insan, iyi dost görüntüsü vermeye özen gösterir,

Hem de kalan ömrünün tamamında beşikten mezara kadar neyiniz var, neyiniz yoksa ölümüne, 

Ama içi içini yiyerek belli etmemek üzere kıskanır,

Bu eleştirilerle çevrenizdeki insanlara sizin olmadığınız zamanlarda hakkınızda olumsuz değerlendirmelerde bulunur, 

O kişilerin gözünde sizi değersizleştirmeye başlar, 

Yaptığınız en önemli ve en büyük işleri küçümseyerek aşağılama süreçlerine girişir, 

Öyle ki büyük kıskançlıkları çaktırmadan sizin olmadığınız yerlerde sürdürür ki asıl hedefinde sizi mutlaka yok etmeyi planlar,

Bunun için hayatının kalan her anında içinden varlığınızın her aşamasında sizi yok edilmesi gereken baş düşman kişi olarak görür; 

Her bulunduğunuz ortamda size karşı kalbi ayrı, sözleri ayrı birbirini tutmaz,

Ama çaktırmadan iletişimini de daha samimi görüntüsü vererek yapay şekilde sürdürmeye devam eder,

Ufak tefek ikramlarda bulunur, çeşitli yerlere birlikte gitmeyi önerir, 

Ama içinde sizi yok etme hedefi, değersizleştirip önemsizleştirme çalışmalarına ara vermez, 

Her an farklı cephe ve başka açıdan açık ve gizli saldırılarına yenilerini ekler,

40-50 yıllık dostlarınızla sinsice aranızı bozmaya kalkışır, 

İnanılmaz şekilde haince ve sinsice bozmayı başarır, bundan büyük onur duyar,  

Eski arkadaşlarını kendi safına çekip size saldırmaya hazır kuvvet kötü düşman haline getirir, 

Bu aşamada da yine sizden asla uzaklaşmaz, hatta daha çok görüşür, ikramlarda bulunur, 

Bu kez taktik değiştirir üstünüzdeki kılık kıyafetiniz her türlü varlığınızı aşağılamayı gözüne kestirir,

Her fırsatta her şeyinizi ölümüne inceler, nerede sudan bir bahane bulup, 

Oradan saldırmaya başlar, güya bunu iyi niyetle yaptığı izlenimini verse de, 

Bu kıskançlık hastalığın dozajı gittikçe artar ve yoğunlaşarak mezara kadar size saldırıları kesintisiz olarak devam edecektir, 

Her fırsatta güya iyi ve başarılı olmanızı hedeflediğini söyleyerek;

Kariyerli bazı kişilerle tanıştırmayı istese de kıskançlık hastalığı yüzünden sürekli erteler,

Sürekli oyalayarak hiçbir zaman ve asla gerçekleştirmez,

Akla fikre gelmedik bahanelerle eleştirmek amacıyla sizi yıpratacak, 

İçinizi karartıp sıkıntı yaratacak şeyleri olumsuz düşünceleri 

Bilinçli şekilde haince kullanarak her defasında diğer cepheden saldırıya geçer, 

Asla akla fikre gelmedik, ruhunuzun en ince yerlerinde depremler yaratacak ifadelerle saldırıp yaralar ve de aşağılar,

İyilik yaptığı izlenimini vererek, bu davranışından dolayı sizden teşekkür bile beklediği gülünç zamanları olur,  

Her defasında farklı cepheden saldırılarına ve kıskançlıklarına aralıksız devam eder, bazı zamanlarda.

Basit bir bakışınız, yürüyüşünüz, duruşunuz, oturuşunuz,

Kalkışınız, el ve kol hareketleriniz, yaptığınız güzel erdemli ve bilgece konuşmanızdan ölümüne kıskançlık nedenleri bulup çıkartıp aşağılayarak saldırır, 

Saldırı boyutlarıyla en incitecek şekilde fark ettirmeden aşağılar ve değersizleştirici dozlarını arttırarak eleştirilerini ustaca ve çok ince şekilde sürdürür,

Farkına varırsınız ki, sizden yaş olarak oldukça ileride olmasına karşın,

Sanki tüm ömrünü bu türlü hain politikalar çevirip, başarılı insanları ayak oyunlarıyla,

Değersizleştirip kendini mutlu etmek için harcamış ve dünyanın en usta bir entrikacısı olmuştur,  

Bu kez saldırı boyutlarını farklı yönden ele alır,

Evimizi, eşyalarınızı küçümser, burun kıvırır, varlığınızı yok sayar, 

Yaptığınız yemekleri, işlerinizi, ortaya koymaya çalıştığınız mesleğinizi küçümser, 

Sizi her fırsatta, her koşulda kıskanarak eleştirmek için akla fikre gelmeyecek sudan bahaneler bulur;

Çay içerken çıkarttığınız sesi, ya da bardağa şeker atışınız, tabağı tutuşunuzdan,

Kahve fincanını ağzınıza götürüşünüzden, fal kapatmanızı,  

Boş bardakları-fincanları yıkarken, her türlü farklı boyutlardan yıkıcı eleştirilere ve ince şekilde eleştirilerle kıskançlığını açığa vurur,

Herhangi bir meyveyi soyarken bıçağı tutuşunuzu,

Yemek kaşığı ağzınıza götürürken tutuşunuz,

Hatta lokmanızı yutuşunuzdan kıskançlık belirtileri bulup,

Kasıtlı olarak çıkartıp onu hastalık haline getirir,

Kendince iyiliğiniz olacak şekildeki sinsi ifadelerle kıskançlıklarını sıralar,  

Sokakta yan yana yürüyüşünüzdeki beden dilinizi,

İnsanlarla olan ayaküstü sohbetlerinizdeki düşüncelerinizi değersizleştiren ifadelerle saldırır, 

Okuduğunuz gazete, kitap, yazdığınız yazıları kıskandığı için değersiz ve aşağılar şekilde ifadeler kullanır,

Normal olan uyku sürenizi, yürüyüşünüzü, yaptığınız küçük sporu,

Derin nefes alıp vermenizi, spor kıyafetlerinizdeki uyumu

Ya da kendisine göre uyumsuzluğu ölümüne kıskanarak eleştirmek için inanılmaz akıl dışı bahaneler bulup saldırır, 

Gittiğiniz çarşıyı, pazardan yaptığınız her türlü alış verişleri

Aldığınız yaş sebze meyve vs ürünlerin kalitesini,

Beslenirken yediğiniz gıdaların fiyatlarını,

Aldığınız ürünlerin kalitesini bahane ederek 

Öldüresiye eleştirecek sahte nedenler bulup sinsice kıskançlığını gösterir

Gözü ve dikkati cebinizdeki paranızda, sürekli gelirinizi giderinizdedir,

Sizin yapmadığınız, aklınızın ucundan geçirmediğiniz bütçenizin maliyet hesabını sürekli kendisi yapar;

Ortaya koyduğu sonuçla da çok başarısız bir para yönetimini gerçekleştirdiğinizi söyleyip sizi aşağılar, 

Harcamalarınızı küçümser, hatta sözleriyle kıskanarak öldüresiye eleştirerek, 

Sanki kıskanmıyormuş numarasına yatar ama aslında

İçinde fırtınalar kopartan bahanelerle yararınızaymış gibi sinsice gibi sözlerle anlatır, 

Çevrenizdeki bilge ve kaliteli dostlarınızın sayısını onlarla kurduğunuz,

En yararlı ve en erdemli hatta en doğru bulduğunuz sürdürdüğünüz her iletişimi ölümüne kıskanır, 

Onları sizden uzaklaştırmak için elli türlü senaryo yazar, kıskançlıkla sahneler, 

Dostlarınız gibi düşmanlarınızla olan olumlu ve normal barış bağlantılarınızı

Bahane ederek kıskançlık hissini gizleyerek ölürcesine yıkıcı şekilde kıskanıp eleştirir, yok etmeye çalışır, 

...

Konuşurken ya da birlikte yürürken, seçtiğiniz bazı sözcükleri, Hatta nefes alışınız verişiniz kabul edemez, onları da imha edercesine gaddarca eleştirir, 

Öksürüşünüz, derin nefes alışınız, çekişiniz,  hapşırmanızı, konuşurken dudağınızın aldığı şeklini,

Burun deliklerinizin konumunu kaşlarınızın şeklini, 

Alnınızın kırışıklıklarını, gözlerinizi kırpmanızı,

Kirpiklerinizi oynatmanızı ölümüne kıskanır, 

Bu konuları bahane ederek imha edici eleştirilerde bulunur, 

Gözleri sürekli giysilerinizdedir, iletişim kurduğunuz ilk günlerden başlayarak.

Hangi renk pantolon, gömlek yani neyi giyip, neyi çıkarttığınızı takip eder;

En son hangi giysiyi neyi kaç liraya aldığınızı, giydiğiniz giysinizi kaç yıldır eskitemediğinizi,

Kaç liraya nereden aldığınızı, taksitle mi, peşin ödemeyle mi, başkalarına mı aldırdığınızı, 

Hangi firmadan ve hangi mağazadan aldığınızı,

İndirimden mi yoksa normal zamandan mı aldığınızı sorar,

Israrla öğrenir kendisine uygun olsa da olmasa da ölümüne kıskanır; 

Ama sanki yararınıza olacakmış izlenimi vererek hiç ummadığınız şekilde eleştirir…

Öyle dikkatlidir ki, giysilerinizin üstündeki kumaşların desenlerini rengini,

Boyunu, kollarınızdaki kıvrımını, kalçanızın üstüne duruşunu, size yakışıp yakışmadığını, 

Dikiş şekillerini, diğer giysilerinizle uyumunu, ne kadar zaman giyeceğinizi,

Ne kadar süre sonunda yenileyeceğinizi sorar, 

Yürürken beden hareketinizin oluşturduğu olumlu

Karizmayı, ölümüne kıskanır, çeşitli bahanelerle imha edici,

Şekilde ölümüne kıskanır, sizi değersizleştirip, kendi gözünüzde bile

Yok, edici şekilde eleştiriler yöneltir aşağılar, 

Uzaktan gelirken ve giderken yürüyüşünüzü dikkatle gözlemler,

Bedeninizi baştan aşağıya doğru süzer, ayakkabılarınızın rengini, 

Çoraplarınızla onların uyumunu, ayakkabılarınız bağlarını bağlanış biçimini,

Onların diğer kıyafetlerinizle olan uyumunu, fiyatlarını, kalitelerini, sürekli kontrol eder,

Yürürken ayakta duruşunu, yani kendisine uygun olsa da olmasa da ölümüne kıskanır, 

Sonuç olarak;

Sözde seviyor sayıyormuş gibi yapar aslında sizden nefret eder, 

Kıskanmıyormuş gibi yapar ama ölümüne kıskanır,

Yanındayım der ama kesin ölümüne aleyhinizde ve de sonuna kadar karşınızdadır, 

Bu nitelikte kıskanç arkadaşınız varsa yaşarken sizi öldürür;

Yaptığı olumlu olumsuz her türlü eleştirilerle sizi değersizleştirmeye çalışır, bunu yapınca da cinsel boşalmanın verdiği doyum gibi mutluluğa ulaşır,

Sizi seven ve sevilenlerle aranızı açıp hayatınızı çekilmez yapmak onun bu hayat serüveninde kendini yetiştirdiği en uzman olduğu işidir, 

Yaptığı kıskanç, hain gözlemlerle ve yıkıcı eleştirileriyle enerjini çalar, 

Beşikten mezara kadar sizin hayatınız da olan ya da olmayan,

Olacak olan ya da hayatını terk edecek her konuda kendine göre,

Bir eleştiri penceresi açıp, sizin moralinizi bozup, sizi değersizleştirip canınızı sıkar, 

Yani kısacası hayatınızı eleştirileriyle yaşanmaz hale getirecektir,

Çünkü kendisi dünyanın en mutsuz insanıdır, en bozguncusu, en dayanılmaz, en kıskancıdır, 

Kimsenin bir küçük başarıya imza atmasını kabul etmez edemez,

Kimsenin en küçük mutluluk yaşamasına tahammülü yoktur, olmaz, olamaz olmayacaktır, 

Böyle gelmiş, böyle gidecektir, arkasından olumsuz düşünenler bırakarak yok olacaktır, 

Bütün bu saldırılar sizin kendinizden emin olmadığınız zamanlarda ruhunuzda olumsuz yaralar açabilir, moral bozar, yanlış yapmanıza neden olabilir; ama kendinizden emin olduktan sonra onun yaptığı her türlü politika, entrika, ayak oyunları, sahtekârlıklar vız gelip tırs gider;

Bazen bazı insanlarla neredeyse bir ömür boyu sürdürdüğüm ilişkilerimde, sırf o kişinin labirentlerini tanımak, onun ruhsal durumundaki geçmişten getirdiği travmalarının etkisini nirvanasını gözlemek, yani bir insanı tanımak için yaptım,

Her türlü eleştiri, kıskançlık, bazen aşağılamaları, ayak oyunlarının arka planını bilerek, içimden de daima gülümseyerek tavır ve davranışlarının gideceği son noktasına kadar izlemeyi başardım, yoksa bu türlü insanı nasıl tanır, nasıl inceliklerini ve ayak oyunlarıyla entrikalarını yazabilirdim ki?

ALLAH BU TÜRLÜ KISKANÇ İNSANLARDAN KORUSUN,

ALLAH BU TÜRLÜ SÖZDE DOST ÖZÜNDE DÜŞMAN BAKIŞLARDAN SİZİ BİZİ HEPİMİZİ KORUSUN,

Bir özdeyiş der ki; DOSTLARINIZIN DÜŞMANINIZIN OLMASINI İSTERSENİZ ONLARI GEÇİN; DÜŞMANLARINIZIN DOST OLMASINI İSTERSENİZ ONLARIN SİZİ GEÇMESİNE İZİN VERİN,

 

 

 

 

 


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —