9743,77%0,03
36,53% 0,28
38,02% 0,05
3358,24% -0,23
5468,87% 0,00
Kanser vakaları, Türkiye'de günden güne artarken, hastalık genç yaşlara kadar düştü. Öyle ki, yılda 240 bin kişiye kanser tanısı konulurken, 75 yaşına dek yaşayan her 5 kişiden biri kanser ile karşılaşıyor.
Türkiye'nin en önemli sağlık sorunlarından biri olarak kabul edilen kanser hastalığı birçok kişinin yaşamını adeta tepetaklak ediyor. Kalp hastalıklarından sonra ikinci ölüm nedeni olan kanser artık 40'lı yaşlardaki genç insanları da hasta ederken, yaşanan büyük halk sağlığı sorununu Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Yeşim Eralp ile konuştuk. Kanser sıklığının 10 yıl içinde iki kat arttığına dikkat çeken Prof. Dr. Eralp; 'Günümüzde her 5 kişiden biri yaşamı boyunca kanser tanısı alırken; 6 kişiden biri de kanser nedeniyle yaşamını yitiriyor. 2040'da bu sayıların yüzde 50 artacağı öngörülüyor' dedi.
SİGARA EŞİTTİR KANSER
Kanser vakaları niçin bu kadar arttı?
'Kanserde genetik etkilerin yanı sıra kişinin günlük yaşantısındaki bazı hatalı alışkanlıkları da etkili oluyor. Örneğin; tütün kullanımı akciğer kanserinin yüzde 87'sinden sorumlu olurken, baş, boyun, pankreas ve mesane kanseri gibi birçok kansere de yol açabiliyor.'
Peki yanlış beslenmenin etkisi?
'Günümüzde pek çok kişinin artık evde tencere yemeği pişirmek yerine, ulaşımı kolay ve pratik fast-food yiyeceklere yöneliyor. Konserve, paketlenmiş etli ürünler gibi gıdalar kanser riskini artırıyor. ‘Batı tarzı beslenme' olarak nitelendirilen doymuş yağ asidi ve kırmızı etin yoğun tüketilmesiyle hareketsiz yaşam tarzına sahip bir kişinin kolon kanseri riski yüzde 45 oranında artıyor.'
Hocam, çevresel etkiler hastalığı nasıl tetikliyor?
'Güneşin zararlı ultraviyole ışınları nedeniyle, uzun süre güneşte kalmak melanom ve diğer cilt kanserlerinin riskini artırıyor. Örneğin; 25 yaşından önce altı ve daha üzeri sayıda ciddi güneş yanığıyla karşılaşmak melanom riskini 2.7 kat, diğer cilt kanserlerini de 2 kat arttırıyor. Kanser gelişimini önlemek için; güneşin zararlı ışınlarının yoğun olduğu 10:00-16:00 saatleri arasında dışarı çıkmamak, güneşten korunmak için SPF 30 ve üzeri koruyucu kullanmak gerekiyor.'
ERKEN TANI KURTARICI
Ailesinde kanser olan kişiler genetik test yaptırmalı mı? Ne zaman yaptırmalı?
'Genetik testlerin yapılması için özel bir zamanlama yok. Bu tür testlerin varsa önce kanserli aile bireyinde yapılması, buradan çıkacak sonuca göre ailedeki sağlıklı bireylerin de tarama yaptırmalarını öneriyoruz. Öte yandan kilo kaybı, iyileşmeyen yaralar, kitleler, kronik yorgunluk gibi belirtiler ciddiye alınmalı. Meme kanserinin yüzde 60'ı taramalar sayesinde erken evrede saptanırken, doğru tedaviyle yüzde 90 iyileşme sağlanıyor. Benzer durum akciğer kanseri için de geçerli. Düşük doz tomografiler ile ölüm oranları yüzde 20 azaltıyor. Bu nedenle meme kanserine karşı 40 yaş üstü kadınlar mamografi çektirmeli; rahim ağzı kanserine yönelik de mutlaka Smear ve HPV testleri düzenli yaptırılmalı. Bağırsak kanseri için 50 yaş üstü kişiler r kolonoskopi, prostat kanserinden korunmak için de 50 yaşından itibaren PSA testi yapılmalı.'
Kanserden kaçış var mı? 2040 için korkutan uyarı
Prof. Dr. Prof. Dr. Eralp: 'Aşılar ve tarama programları kanser yükünün global olarak azaltılmasını sağlayabilir. Bunların yanı sıra HPV, hepatit B, C, ve Helicobakter pylori enfeksiyon ile ilişkili bazı kanserleri farkındalık, eğitim, enfeksiyon tedavisi ve belirli aşılar ile engellemek mümkün.'
BİTKİLERE DİKKAT!
Kemoterapi olan bireylerin kulaktan dolma bilgilerle bitkileri kullanması ne kadar doğru. Bilinçsiz kullanılan bitkiler ilaçlarla etkileşime girer mi?
'Çok masum görünse de tıpkı bazı yiyecekler gibi bitkilerin de birçok ilaçla etkileşime girebiliyor. Örneğin, hafıza destekleyici olarak bilinen ginseng, kızıl yonca ve ginkgo biloba gibi bitkiler, östrojenik etkileri nedeniyle tamoksifen isimli meme kanseri ilacının etkisini azaltıyor. Sarımsak fazla alındığında kan sulandırıcıların etkisini arttırıp kanama riskini arttırıyor. Aralarında 'astragalus'un bulunduğu bazı bitkiler ilaç metabolizmasını değiştirerek bazı ilaçların kan düzeylerini arttırarak yan etkilerin artmasına neden olabilir. Hastalarımızın bitkisel içerik barındıran bir ürün almadan önce mutlaka hekimlerine danışmaları gerekir.'
Son dönemlerde aralıklı oruç diyeti çok popüler. Bu diyetin birçok kanser türünü engelleyeceği söyleniyor. Sizce doğru mu?
'Yapılan araştırmalar kısa süreli aralıklı oruç ile kanser ile ilişkili şeker, insülin, leptin ve adiponektin gibi birkaç metabolik parametrenin düzeldiğine işaret ediyor. Aralıklı oruç, insülin direncinin azaltılabilmesi ve oksidatif stres gibi kansere yol açan metabolik olayların düzenlenmesinde koruyucu olabiliyor. Ancak, elimizde bununla ilgili kesin kanıtlar bulunmamaktadır.'