Ama insan yaş aldıkça insanın her konuda olduğu gibi;
Bayram anlayışı, bakışı aldığı zevki değişir…
5-10’ yaşındaki insan için bayram süper heyecandır;
Bu kişi 15-20 yaşındakine karşı cinsle tanışma fırsatıdır...
…
Aynı kişi 20-30 ya da 40-50 ya da 60-70 yaşına gelince her şeye farklı bakar…
Çünkü olgunlaşır, hayatın tüm engelleriyle savaştığı için,
Bayram zevkleri değişir, dönüşür, farklılaşır…
...
Ancak 10-15 yaşında yaşadığı bayram sevincini,
70-80 inde de yaşayan, çocuksu duygularını kaybetmemesi çok önemlidir… Bunu yaş alan ama yaşlanmayan insanlar başarır…
...
Sözlükler Bayramı şöyle açıklıyor;
Ulusça kutlanan önemli günlerdir...
Ne mutlu ki bize; ulusça bir bayramı daha kutlama ve yaşama sevincine ulaştık...
...
Bayramlar;
Sevinçtir, coşkudur, mutluluktur, kıvançtır...
Kucaklaşma, sarılma- öpmedir,
Büyükleri ve hastaları ziyaret;
Küçükleri sevindirme günüdür...
Duyguların sevgi, hoşgörüyle yıkanması, arındırılma anlamındadır…
Hayatın gizemini çözen akıllı insanlar için
Her bayram aslında yeniden doğuştur;
Hayata yeni başlangıçtır,
Her şeye farklı gözle bakmayı başarmaktır...
...
Bayram sevinci en güzel hediye verilen bir çocuğun yüzünde görülebilir...
Ya da bir çiçeğin açmasında,
Yeni bir canlının doğmasında, dünyaya gelmesinde,
Ya da ulaşılması olanaksız bir başarıya ulaşanların yüzündeki sevinçtir bayramın somut görüntüsü...
...
Sevdiklerimiz yanımızdaysa,
Sağlıklıysak, huzurluysak,
Gönül zenginliğine de sahipsek,
Yarınlardan beklentilerimiz varsa,
Umutlarımızı yitirmemişsek canlı tutuyorsak,
Bayram sevincini yaşayabiliriz...
…
Ya da,
Hangi makamda olursak olalım,
Yetkimizi halktan ve haktan yana kullanmışsak
Ölçüde-tartı da hile yapmamışsak,
Hangi meslekte olursa olsun işimizi bir gün öncesine göre daha güzel yapmışsak bayram sevinci yaşayabiliriz…
…
Ya da herhangi bir suç işlemediysek,
Sahtekârlık, hilekârlık,
Üçkâğıtçılık yapmadıysak,
Yetim hakkını yemediysek,
Devletimize ihanet etmediysek,
Bayram sevincini dolu dolu yaşayabiliriz...
…
Ya da, yalan söylemediysek,
Dedikodu yapmadıysak,
Kimsenin aşına ve işine engel olmadıysak,
Kimsenin ayağını kaydırmadıysak,
Aşına, işine, eşine, mutluluğuna engel olmadıysak,
Bayram sevinci yaşayabiliriz...
...
Hele de dinin emirlerini tam olarak yerine getirebildiysek,
O zaman bu bayram daha bir anlamlı-önemli-değerli dir...
Bayram sevincini hak ettik demektir...
Bayram sevincini coşkulu ve doya doya yaşayabiliriz...
...
Bir güzel şarkı sözü şöyle der;
-Nasıl olsa her şeyin/ zamanla sonu yok mu?
Ömür denilen şey/ küsecek kadar çok mu?
İnanın bana ;
Mutlu olmasını bilenler, mutluluğun sırrına erebilenler için Ömür çok kısa;
En uzun ömürlü insan istisnalar dışında 70 yıl kadar yaşıyor...
...
Eğer küs, kırgın- dargın olduğunuz insanlar varsa lütfen bu bayramı da bahane ederek barışın, barışmanın yollarını arayın...
Küs olduğunuz kişinin evine ayağına kadar siz gidin,
Küs olduğunuz kişiden gerekirse ilk özür dileyen taraf siz olun,
Küs olduğunuz kişiye elinizi ilk siz uzatın...
-Seninle barışmak istiyorum...
Özür dilerim, ben yanlış anladım...
Ben yanlış yaptım deyip
Boynuna sarılın;
İnanın bana o da size gösterdiğiniz sevginin ve ilginin karşılığın aynısını, hatta fazlasını gösterecektir...
...
Şunun şurasında hepimiz insanız;
Bu gün bayramı kutlayan nesil 50-100 yıl bu sahnede olmayacak…
Yerlerini yeni kuşaklara bırakacak…
Birbirimizi kırmaya, birbirimizi incitmeye ne gerek var ki?
Düşünün, geçen bayram aramızda olan, ama şimdi olmayan kaç kişi yaşama veda etti...
...
Geçen bayram aramızda olup;
Bu bayram yaşamayan insanlara göre ne kadar şanslı olduğunuzu düşünün...
Belki de gelecek bayramda bizler ölmüş, gitmiş olacağız...
Küs ve kırgın olduğunuz kişiyle barışmayı düşünürken; bunları lütfen göz önüne alın...
...
Bir filozof;
-Gördüğüm her insanı sanki son kez görüyormuşçasına sevgiyle, ilgiyle, özlemle bakıyorum;
-Yediğim yemeği, sanki son kez yiyormuşçasına iştahla yiyorum, der…
…
Bütün bunlar şu demektir;
Yaşam doğumdan ölüme kadar inanılmaz sürprizlerle doludur...
Aldığımız nefesi bir daha geri veremeyebiliriz-verdiğimiz nefesimizi de geri almayabiliriz, bu konuda kimsenin hiç bir garantisi yok...
Ya da bir trafik canavarı yaşamımıza son verebilir...
Her an yaşamdan kopabiliriz...
Her an bir yakınımız olan en sevdiğimizi yitirebiliriz...
...
Bu kadar pamuk ipliğine bağlı bir yaşamda;
Toplum olarak sevineceğimiz bir gün olan bayramda sevinelim, coşalım, kırgınsak barışalım, küssek barışalım...
Küskünleri ve kırgınları barıştırmanın en güzel erdem olduğunu unutmayalım...
…
Diğer bayramlarda olduğu gibi bu bayramda da;
Yaşlıları, hastaları ziyaret edelim,
Olanaklarınız ölçüsünde çocukları sevindirelim,
Düşküne, yoksula, yolda kalmışa el uzatalım;
Olanaklarınız ölçüsünde muhtaçlara onlara katkıda bulunalım...
Aynı durumlara düştüğünüzde; bize de uzatılacak ellerin oluşmasını sağlayın...
...
Bunlardan da önemlisi; tüm varlığımızı, yaşamımızı borçlu olduğumuz;
Devletimizi, Cumhuriyetimizi sevelim,
Atatürk’ ümüzü sevelim,
Demokrasimizi sevelim,
Devletimizi yönetenlere oy vermemiş olsanız da sevelim,
Adana’yı sevelim; Türkiye’yi sevelim; 8 milyarlık insanlık ailesini sevelim...
Bunların da ötesinde; kendimizi sevelim, kendimizle barış içinde olalım...
...
Büyük Türk Milletine, Adriyatik ten Çin Seddine kadar olan 500 milyonluk Türk dünyasına,
Tüm İslam âlemine, bu güzel bayram kutlu olsun...
...
Ayrıca; bu bayramın; tüm dünya insanlık ailesine huzur, barış, dostluk kardeşlik getirmesini diliyorum...
Bayramınız kutlu olsun...


